Dik dur demek neden işe yaramıyor?

Abone Ol

Gün içinde kaç kez kendinize “dik dur” dediğinizi hiç düşündünüz mü? Bilgisayar başında, telefona bakarken ya da ayakta beklerken… Omuzlar geriye, sırt dik, baş yukarı. Birkaç dakika sonra fark etmeden yine eski hâlimize dönüyoruz.

Aslında burada şaşıracak bir şey yok.

Çünkü çoğumuz duruşu, bulmamız gereken tek bir doğru pozisyon gibi düşünüyoruz. O pozisyonu yakalarsak her şey düzelecek sanıyoruz. Oysa beden böyle çalışmıyor. İnsan vücudu, uzun süre aynı yerde kalmak için değil; hareket etmek, yer değiştirmek ve ayarlama yapmak için var.

Fizyoterapist olarak şunu çok net söyleyebilirim: Duruş, sabit bir fotoğraf değil. Gün içinde sürekli değişiyor. Otururken başka, ayakta dururken başka, yürürken bambaşka. Sorun bu değişim değil; bu değişimi fark etmeden, saatlerce aynı hâlde kalmak.

Bir de şu var: Dik durmakla kasılarak durmak sık sık karıştırılıyor. Omuzları bilinçli olarak geride tutmak, karnı sıkmak ya da başı yukarıda sabitlemek kısa süreli bir “düzgünlük” hissi verebilir. Ama bunu uzun süre devam ettirmek çoğu zaman yorgunluk, sertlik ve “neden olduğunu anlamadığım bir rahatsızlık” olarak geri dönüyor.

Sağlıklı duruş dediğimiz şey kusursuz görünmekle ilgili değil. Daha çok sürdürülebilir olmakla ilgili. Gün içinde vücudun küçük ayarlamalar yapabilmesi, ağırlığını bir taraftan diğerine aktarabilmesi, gerektiğinde hareket edebilmesi duruşu gerçekten destekleyen şeyler.

Peki ne yapabiliriz derseniz, işe duruşu düzeltmeye çalışarak değil, duruşu fark etmeye çalışarak başlamak daha anlamlı.

•Gün içinde arada bir durup ağırlığınızın nereye bindiğine bakın. Tek tarafa mı yükleniyorsunuz, yoksa daha dengeli mi duruyorsunuz?

•Uzun süre oturduğunuzda ya da ayakta kaldığınızda gelen huzursuzluk hissini “yanlış duruyorum” diye değil, “hareket etmem gerekiyor” diye okuyun.

•Dik durmaya çalışırken nefesinizin rahat olup olmadığına dikkat edin. Nefes zorlanıyorsa, o duruş büyük ihtimalle sürdürülebilir değildir.

•Omuzları sürekli geride tutmak yerine, kolların kendiliğinden sarkabildiği, boynun kasılmadığı bir duruşu hedefleyin.

•Mükemmel pozisyonu bulmaya çalışmak yerine, yaklaşık 30-40 dakikada bir pozisyon değiştirmenin kendisini alışkanlık hâline getirin.

Çünkü postür farkındalığı, duruşu düzeltmekten çok, duruşu fark edebilmektir.

{ "vars": { "gtag_id": "AW-16801464760", "config": { "AW-16801464760": { "groups": "default" } } }, "triggers": { } }