Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde, 19 yıl önce öldürülen Erhan Kurt’un ölümüne ilişkin soruşturmada babası A.K. tutuklandı. Yeniden değerlendirilen dosyada tanık ifadeleri, telefon kayıtları ve Adli Tıp Kurumu raporu incelendi.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından yeniden ele alınan dosyalar arasında, Erhan Kurt’un öldürülmesine ilişkin soruşturma da yer aldı. Kurt, 21 Eylül 2007’de Hevsel Bahçeleri’nde, Dicle Nehri ile Çiftehavuzlar Mezarlığı mevkisinde ölü bulunmuştu.
Otopsi ve telefon kayıtları yeniden incelendi
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yapılan ölü muayenesi ve otopside, Kurt’un ölümünün bağla boğmaya bağlı gerçekleştiği belirlendi.
Şüpheli ve tanık ifadeleri arasında saptanan çelişkiler üzerine, daha önce şüpheli sıfatıyla işlem yapılmayan O.K. ile Kurt’un annesi A.K. hakkında iletişimin tespitine ilişkin karar alındı. Karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesi kapsamında uygulandı. Ancak tedbir sürecinde olaya ilişkin bilgi veya delil elde edilemedi.
Dosyadaki şüpheliler ile Kurt’un adına kayıtlı GSM hatlarının HTS kayıtları temin edildi. Ayrıca bu hatların kullanıldığı cihazlara takıldığı belirlenen diğer GSM hatlarına ilişkin kayıtlar da analiz edildi.
Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, Kurt’un ölümünün, cansız bedeninin bulunduğu 07.30-08.00 saatlerinden 6 ila 12 saat önce gerçekleştiği yönünde kanaat bildirildi.
Komşunun ifadesine yeniden başvuruldu
Soruşturmada, Kurt’un komşusu olan tanık A.Ç. yeniden dinlendi. A.Ç’nin ifadesinde şu açıklamalar yer aldı:
“Olay tarihinde iftardan sonra baba A.K. ile maktul Erhan Kurt evden birlikte çıktı. Babasının elinde elektrik malzemesi bulunan poşetin olduğunu gördüm. Babası işe gideceğini söyledi. Yatsı namazını kılarken maktulün annesinin feryatlarını duydum. Kızım, maktulün annesinin 'Erhan Kurt'u öldürmüşler' şeklinde feryat ettiğini anlattı. Bunun üzerine evden çıkarak anne A.K'ye ne olduğunu sordum. 'Oğlum Erhan'ı öldürmüşler.' dedi. Bunun üzerine baba A.K'yi aradım. Bana, 'Çocuğu arıyoruz, hastanelere bakıyoruz.' dedi. Sabah namazına doğru tekrar feryatlar duydum. Kapıya çıktığımda Erhan'ın cesedinin bulunduğunu duydum ve koşarak cenazenin bulunduğu yere gittim. Cesedin başında O.K, ağabeyi S.K. ve baba A.K. ile yeğeni ve 2 kadın bulunuyordu.”
HTS kayıtlarında yapılan incelemede, tanık A.Ç’nin olay günü baba A.K. ile telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi.
Babanın beyanları ile baz kayıtları karşılaştırıldı
Baba A.K, ifadesinde oğluyla birlikte evden çıkarak kahvehaneye gittiğini, burada oturduktan sonra evine döndüğünü belirtti.
Soruşturma kapsamında, öldürme eyleminde kullanılan kablonun ölçüsünün, A.K’nin elektrik işlerinde kullandığı malzemeyle uyuştuğu belirlendi.
Telefon kayıtlarının incelenmesinde ise A.K’nin anlatımına göre Hasanpaşa Hanı ve Kurşunlu Camisi mevkisindeki baz istasyonlarından sinyal vermesi beklenen telefonunun, saat 20.36’da Kurt’un bulunduğu yere yakın Alipaşa baz istasyonundan sinyal verdiği saptandı.
A.K’nin oğlunu ararken Dicle Üniversitesi Hastanesine gittiğini söylemesine rağmen bu yönde baz kaydı bulunmadığı belirtildi. Kurt’un ağabeyi S.K’nin telefon hattında da aile üyelerinin Kurt’u aradıklarını söyledikleri zaman aralığında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı kaydedildi. Arama sırasında yakınlarla iletişim kurulmaması, soruşturma dosyasında hayatın olağan akışına aykırı olarak değerlendirildi.
Dosyada aile üyelerinin anlatımlarına dikkat çekildi
Soruşturma dosyasında, olayın ramazan ayında yaşandığına işaret edildi. Kurt’un 20 yaşında olduğu, eve geç gelmesinin ve buluştuğu ileri sürülen arkadaşlarıyla sahura kadar oturmasının mümkün olduğu belirtilerek, ailesinin saat 23.00 itibarıyla kaybolduğunu kabul edip aramaya başlamasının mantıklı bulunmadığı ifade edildi.
Tanıkların, annenin saat 23.30 civarında oğlunun öldürüldüğünü söyleyerek feryat ettiğine ilişkin anlatımları da değerlendirildi. Dosyada, kasten öldürme eyleminin nedeni tespit edilemeyen aile içi bir mesele nedeniyle şüpheliler tarafından gerçekleştirildiği yönünde değerlendirmeye yer verildi.
Altı şüpheli gözaltına alındı
Diyarbakır ve Batman’da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda, Kurt’un babası A.K, annesi A.K, ağabeyi S.K. ile yakınları O.K, Y.K. ve R.Ç. gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden baba A.K, nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Diğer beş şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.





