İzmir'de 2025 yılının son aylarında etkili olan kuraklık nedeniyle kritik seviyelere gerileyen barajlardaki su miktarı, 2026 yılının kış ve ilkbahar döneminde alınan yağışlarla birlikte yükseldi. Kentin başlıca içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı, yılın başındaki düşük doluluk oranının ardından yeni yağışlı döneme yüzde 40'ın üzerinde su seviyesiyle girdi.
Tahtalı Barajı'nda doluluk oranı yüzde 42,6 oldu
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğünün 18 Ekim 2026 tarihli verilerine göre Tahtalı Barajı'nın doluluk oranı yüzde 42,6 olarak kaydedildi. Barajda geçen yıl aynı tarihte ölçülen doluluk oranı ise yüzde 2,5 seviyesindeydi. Aralık 2025'te yüzde 0,13 doluluk oranıyla en düşük seviyelerinden birine gerileyen Tahtalı Barajı, 2026 yılına yüzde 0,14 dolulukla başlamıştı. Kış ve ilkbahar aylarında etkili olan yağışlar, barajdaki su miktarının yeniden yükselmesini sağladı.
İzmir'de yaz yağışları mevsim normallerinin altında kaldı
Ege Bölgesi'nde 2026 yılı yaz mevsiminde kaydedilen yağışlar, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 46 artış gösterdi. Ancak bölge genelindeki artışa rağmen İzmir çevresinde yaz yağışları mevsim normallerinin yüzde 80'den fazla altında gerçekleşti. Yaz aylarını düşük yağış miktarıyla geçiren İzmir'de sonbaharın başlamasıyla birlikte yağışlar yeniden etkisini göstermeye başladı. Kış ve ilkbahar dönemindeki yağışların ardından yükselen Tahtalı Barajı'nın doluluk oranı, ekim ayı itibarıyla yüzde 42,6'ya ulaştı.
Uzmanlardan İzmir için kuraklık uyarısı
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, AA muhabirine, Ege Bölgesi'nde yaz mevsiminde yağışlar geçen yıla oranla artış gösterse de kuraklık riskinin sürdüğünü söyledi. Sıcaklıkların arttığını ve yağış rejimi dengesinin bozulduğunu belirten Özkan, iklim salınımlarına bağlı olarak 4-5 yıllık periyotlarda kurak ve yağışlı dönemlerin birbirini izlediğini kaydetti. Özkan, yağışların baraj seviyelerine etkisine değinerek, "Yağışlarımız güzel geliyor ama bu yağışlar kısa süreli şiddetli geldiğinde, yağmur suyunu hasat edemediğimiz durumlarda maalesef barajlarımıza çok bir etkisi olmuyor, yüzeysel akışla denizlere kaybediyoruz" dedi.
2027 yılının ilk üç ayındaki yağışlar belirleyici olacak
Geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle kaybedilen su miktarının kısa sürede yeniden kazanılamayacağını belirten Özkan, özellikle kasım ayında başlayacak yağışların toprağın nemlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Özkan, kasım ayındaki yağışlarla nemlenen toprağın, ocak ve mart ayları arasında gerçekleşecek yağışların yer altı sularını ve barajları beslemesine katkı sağlaması gerektiğini ifade etti. İyimser senaryoya göre 2027 yılının ocak, şubat ve mart aylarında alınacak yağışların barajlardaki ana su seviyesini belirleyeceğini kaydeden Özkan, sıcaklık artışının su kaynakları üzerindeki etkisine de dikkat çekti.
Sıcaklık artışı barajlardaki buharlaşmayı artırabilir
Önümüzdeki dönemde ortalama sıcaklıkların mevsim normallerine göre 0,5 ila 2 derece arasında artmasının öngörüldüğünü belirten Özkan, bu durumun buharlaşma miktarını artırabileceğini söyledi. Yağışlarla gelen suyun toprağa ulaştırılması, su kaynaklarına aktarılması ve korunması gerektiğini vurgulayan Özkan, aksi durumda suyun buharlaşma yoluyla kaybedilebileceğini ifade etti. Özkan, barajlardaki su seviyelerinin korunabilmesi açısından yalnızca yağış miktarının değil, yağış suyunun depolanması ve değerlendirilmesinin de önem taşıdığını belirtti.
Şiddetli yağışlara karşı taşkın önlemleri alınmalı
Kısa süreli ve şiddetli yağışların özellikle Ege ve Marmara bölgeleri başta olmak üzere Türkiye genelinde risk oluşturduğunu belirten Özkan, taşkınlara karşı alınması gereken önlemlere de değindi. Dere yatakları ile altyapı kanallarının düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini ifade eden Özkan, yerel yönetimler ve kamu kurumlarının taşkın risklerine karşı koordinasyon içerisinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Özkan, taşkın risklerinin azaltılması amacıyla kurumlar arasında entegre sistemlerin kullanılması ve gerekli altyapı çalışmalarının koordineli şekilde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.






