Dünya sinemasının efsane isimlerinden, Fransız sinemasının simge figürü ve hayvan hakları savunucusu Brigitte Bardot, 91 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir sağlık sorunları yaşayan Bardot’nun, son aylarda tedavi gördüğü ve durumunun yakından takip edildiği biliniyordu.

Sinema tarihinin en ikonik yüzlerinden biri olarak kabul edilen Bardot, oyunculuğu bıraktıktan sonra yaşamını hayvan hakları mücadelesine adamış, kamuoyunda güçlü ve tartışmalı çıkışlarıyla da sık sık gündeme gelmişti.

Sinemayı değiştiren kadın

1934 yılında Paris’te doğan Brigitte Bardot, varlıklı bir Katolik ailede büyüdü. Bale eğitimi aldığı Paris Konservatuvarı’ndan sonra modelliğe adım atan Bardot, 15 yaşında Elle dergisine kapak oldu. Bu sayede sinema dünyasının dikkatini çekti ve 1950’li yılların başında kamera karşısına geçti.

Bardot’nun yaşamı ve kariyeri, Roger Vadim’in yazıp yönettiği And God Created Woman ile köklü biçimde değişti. Saint-Tropez’de geçen filmde canlandırdığı özgür, cinselliğini saklamayan ve toplumsal kurallara meydan okuyan genç kadın karakteri, Bardot’yu kısa sürede uluslararası bir yıldız haline getirdi. Bu rol, sinemada kadın temsiline dair kalıpları da önemli ölçüde sarstı.

Bir dönemin kültürel simgesi

Brigitte Bardot, yalnızca sinema seyircisinin değil, entelektüel çevrelerin de ilgi odağı oldu. Fransız düşünür Simone de Beauvoir, 1959 yılında kaleme aldığı ünlü yazısında Bardot’yu “Fransa’nın en özgür kadını” olarak tanımladı. 1969’da ise Fransa Cumhuriyeti’nin sembolü Marianne için canlı model olarak seçildi.

1960’lı yıllarda Jean-Luc Godard, Louis Malle ve Henri-Georges Clouzot gibi yönetmenlerle çalışan Bardot, Hollywood’da da önemli yapımlarda rol aldı. Viva Maria!’da Jeanne Moreau ile, Shalako’da ise Sean Connery ile kamera karşısına geçti.

Müzik ve sinemaya veda

Bardot, müzik alanında da iz bıraktı. Serge Gainsbourg’un yazdığı Je t’aime… moi non plus’nun ilk versiyonunu seslendirdi. Şarkı daha sonra Jane Birkin ile yeniden kaydedildi ve dünya çapında büyük başarı kazandı.

Şöhretin yarattığı baskıdan giderek rahatsız olan Bardot, 1973 yılında oyunculuğu bıraktı. Kariyerine 50’den fazla film sığdıran sanatçı, sinemadan kendi isteğiyle çekilen ender yıldızlardan biri oldu.

Hayvan hakları mücadelesi

Oyunculuğu bıraktıktan sonra hayatını hayvan hakları savunuculuğuna adayan Bardot, kendi adını taşıyan vakıf aracılığıyla onlarca yıl boyunca hayvan refahı için mücadele yürüttü. Kürk karşıtı kampanyalardan sokak hayvanlarına yönelik çağrılara kadar pek çok konuda sesini yükselten Bardot, bu yönüyle de kamuoyunda güçlü bir figür olarak öne çıktı.

Kaynak: Haber Merkezi