2025’in, dünya genelinde Trump’ın ikinci başkanlık döneminin etkisiyle belirsizliklerin derinleştiği bir yıl olduğunu ifade eden EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, küresel ölçekte yapay zeka, dijital dönüşüm, korumacılık ve yeşil mutabakat gibi stratejik başlıklar öne çıkarken, Türkiye’nin enflasyon-faiz-kur sarmalına sıkıştığını dile getirdi. Yorgancılar, içeride bu dar gündemin dışına çıkılarak üretim temelli bir yol haritasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Dünyada yeni bir düzen kurulmaya çalışılıyor

Dünya genelinde jeopolitik dengelerin yeniden şekillendiğini belirten Yorgancılar, Türkiye’nin Çin’den sonra Avrupa’ya en fazla çeşit ürünü rekabetçi biçimde ihraç eden ülke konumunda olduğunu hatırlattı. Bu tablo karşısında pasif kalmanın mümkün olmadığını söyleyerek, 2026’nın Cumhurbaşkanı tarafından Reform Yılı ilan edilmesini sanayi camiası adına son derece kıymetli bulduklarını belirtti.

Çin'e sattığımızın 13 katı ithalat yapıyoruz

Yüksek enflasyon ve faiz oranlarının, sanayiciler üzerinde ağır bir maliyet yükü oluşturduğunu belirten Yorgancılar, bu durumun verimlilik kaybına ve yatırım planlarının ötelenmesine neden olduğunu dile getirdi. Çin’in artan pazar payına da dikkat çeken Yorgancılar, Türkiye’nin Çin’e karşı ihracat dengesizliğini 2026’da mutlaka çözmesi gereken bir başlık olarak tanımladı. “Çin’e sattığımızın 13 katı ürün ithal ediyoruz” diyerek tehdidin büyüklüğüne dikkat çekti.

Umudu artırmaya gayret ediyoruz

Bütün bu zorluklara rağmen İzmir’de tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinin altyapı çalışmalarını hızlandırdıklarını belirten Yorgancılar, üretime ve istihdama katkı sağlayacak bu projelerle hem kente hem ülkeye değer katmaya devam edeceklerini aktardı. 2026’da bu yatırımların artarak süreceğini ifade etti.

Bu yıl da temkinli iyimserliğimizi koruyoruz

2026’nın hem iç hem dış gelişmelerle şekillenecek çetin bir yıl olacağını vurgulayan Yorgancılar, buna rağmen temkinli iyimserliklerini koruduklarını ifade etti. Enflasyonun düşüşe geçmesiyle birlikte hayata geçirilecek desteklerin ve üretim dostu politikaların reel sektöre olumlu yansımasını beklediklerini söyledi. Yeni yıldan beklentilerini de paylaşarak, 2026’nın; sanayi ve ihracatla büyüyen, yapısal dönüşüm adımlarının atıldığı, gençlerin iş bulabildiği, denetim mekanizmalarının etkin çalıştığı, öngörülebilir ve rekabetçi bir Türkiye’nin yılı olmasını temenni etti.

Kaynak: Bülten