Efes Selçuk, bilim, felsefe ve sanat dünyasından akademisyenleri buluşturan XI. Ulusal Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. “ARÂF: Belirsiz Kesinlikler, Kesin Belirsizlikler Arasında İnsan ve Bilgi” temasıyla düzenlenen sempozyum, üç gün süren programın ardından tamamlandı.

İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi koordinatörlüğünde, Türk Matematik Derneği iş birliği ve Efes Selçuk Belediyesi ev sahipliğinde Selçuk Efes Kent Belleği’nde gerçekleştirilen sempozyumda mantık, matematik ve felsefe, farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alındı. Etkinliğin resmi programında da sempozyumun 1-3 Ekim 2026 tarihlerinde Selçuk’ta gerçekleştirildiği ve ana temasının “ÂRÂF: Belirsiz Kesinlikler, Kesin Belirsizlikler Arasında İnsan ve Bilgi” olduğu belirtildi.

Üç gün boyunca “kesinlik”, “belirsizlik”, “insan”, “bilgi” ve “gerçeklik” kavramları üzerine sunumlar yapılırken akademisyenler, kendi çalışma alanlarından hareketle günümüz dünyasında tartışılan temel soruları farklı yönleriyle değerlendirdi.

Son günde insan, bilgi ve teknoloji ele alındı

Sempozyumun son gününde gerçekleştirilen sunumlarda ağırlıklı olarak matematik, mantık, teknoloji ve insan arasındaki ilişki üzerinde duruldu.

İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Dr. Tuğba Sarıcaoğlu, “İnsan ve Bilgi Arasındaki Esnek Köprü: Bulanık Mantık Ekseninde Belirsiz Kesinlikler” başlıklı sunumunda bulanık mantığın, insanların günlük yaşamda kullandığı esnek ifadeler ile makinelerin sayısal çalışma biçimleri arasında nasıl bir bağlantı kurduğunu anlattı.

“Biraz sıcak” ve “orta hızlı” gibi kesin sınırlarla ifade edilmeyen kavramların bilgisayar sistemleri tarafından da işlenebildiğini aktaran Sarıcaoğlu, bulanık mantığın yapay zekâdan robotik sistemlere, otonom araçlardan tıbbi uygulamalara kadar farklı alanlarda kullanıldığını belirtti.

Sempozyum 3 Gun Genel 2 Yenibakishaber

Simülasyon ile gerçeklik arasındaki ilişki değerlendirildi

İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Görevlisi Oğuz Sönmezoğlu ise sunumunda simülasyon ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi ele aldı. Bir simülasyonun gerçeğe çok benzemesinin tek başına başarılı bir öğrenme süreci anlamına gelmediğine dikkat çeken Sönmezoğlu, edinilen bilginin gerçek yaşamda farklı koşullara nasıl aktarılabildiğinin önem taşıdığını ifade etti.

Teknoloji ve yapay zekânın eğitim alanında önemli imkânlar sunduğunu belirten Sönmezoğlu, asıl hedefin değişen koşullar karşısında doğru soruları sorabilen ve gerektiğinde aldığı kararları yeniden değerlendirebilen bireylerin yetiştirilmesi olduğunu kaydetti.

Belirsizlik ortamında karar ve sorumluluk konuşuldu

Selçuk Üniversitesi’nden Doç. Dr. Yurdagül Kılınç, “Epistemik Otorite ve Direniş Arasındaki Sorumlu Faillik” başlıklı sunumunda belirsizlik ortamlarında alınan kararlar ile bu kararların ortaya çıkardığı sorumluluk üzerinde durdu.

Siyasal kararların yalnızca ortaya çıkan sonuçlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kılınç, karar alma sürecinde farklı görüşlerin ve kanıtların nasıl ele alındığının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Kılınç, farklı bakış açılarına alan açılmasının önemine dikkat çekti.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Mehmet Onur Canpolat ise Wittgenstein ve Gödel’in kesinlik ve belirsizlik üzerine düşüncelerini değerlendirdi. Her şeyin kanıtlanabilir olmadığına dikkat çeken Canpolat, insan yaşamının da belirsizlikten bağımsız biçimde ele alınamayacağını belirtti. Sunumda söz konusu yaklaşımın yapay zekâ ile insan ve makine arasındaki farklara ilişkin güncel tartışmalar açısından da değerlendirilebileceği üzerinde duruldu.

Dijital dünyanın nesneleri tartışmaya açıldı

Fenerbahçe Üniversitesi’nden Halise Avşar, “Dijital Nesnelerin Ontolojik Statüsü: Soyutlama Seviyeleri ve Algoramatik Özdeşlik” başlıklı sunumunda dijital dünyadaki nesnelerin nasıl tanımlanabileceğini ve zaman içerisinde hangi koşullarda aynı nesne olarak kabul edilebileceğini ele aldı.

Avşar, dijital nesnelerin yalnızca fiziksel özellikler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek işlev, içerik ve sosyal kullanım alanlarının da dijital nesnelerin tanımlanmasında dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Üç günlük sempozyum değerlendirildi

Sunumların tamamlanmasının ardından sempozyumun üç gününü kapsayan genel bir değerlendirme yapıldı. Katılımcılar, Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu’nun uzun bir aranın ardından yeniden gerçekleştirilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Katılımcılar ayrıca organizasyona katkı sağlayan Efes Selçuk Belediyesi’ne, İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’ne, Türk Matematik Derneği’ne ve Selçuk Efes Kent Belleği çalışanlarına teşekkür etti. Sempozyum serisinin geçmişinin 2003 yılına uzandığı ve uzun bir aranın ardından yeniden düzenlendiği, İstanbul Kültür Üniversitesi’nin resmi sempozyum sayfasında da yer aldı.

Sempozyum 3 Gun Genel 3 Yenibakishaber

İoanna Kuçuradi sempozyumun sonunda anıldı

Sempozyumun sonunda hayatını kaybeden felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi de anıldı. Kuçuradi’nin 2 Ekim 2026’da hayatını kaybettiği bilgisi farklı kaynaklar tarafından da doğrulandı.

Selçuk Efes Kent Belleği Sorumlusu Tarihçi Tolga Mert, Kuçuradi’nin kaybından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “İoanna Hocamızı kaybettik. Işığı her zaman bizi aydınlatacak. Kendisinin adını verdiğimiz Herakleitos ve İoanna Kuçuradi Felsefe Günleri ile ne kadar doğru bir iş yaptığımızı her geçen gün daha iyi anlıyoruz” dedi.

Bilim, felsefe ve sanatın buluşmasına vurgu yapıldı

Efes Selçuk’un felsefe, bilim, matematik ve sanatın bir araya geldiği bir merkez olduğuna dikkat çeken Tolga Mert, “Burası bilginin, felsefenin doğduğu topraklar. Belediye Başkanımız Sayın Filiz Ceritoğlu Sengel’in sahip olduğu vizyon ile felsefeyi, matematiği, bilimi, sanatı bu topraklarda buluşturmak büyük bir mutluluk” ifadelerini kullandı.

Üç gün boyunca farklı disiplinlerden akademisyenleri Efes Selçuk’ta bir araya getiren XI. Ulusal Mantık, Matematik ve Felsefe Sempozyumu, bilimsel sunumların ve farklı düşünce alanlarına ilişkin tartışmaların ardından tamamlandı.

Kaynak: Bülten