Ege Üniversitesi, Yeşilay Haftası kapsamında madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü ile Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü (BATI) iş birliğiyle düzenlenen “Bilim Kafe” etkinliğinde bağımlılıkla mücadele konusu bilimsel yönleriyle ele alındı. Akademisyenler, uzmanlar ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği programda madde kullanımına ilişkin güncel veriler, denetimli serbestlik uygulamaları, laboratuvar analiz teknikleri ve bağımlılıkla mücadelede bilimsel yöntemler tartışıldı. Etkinlik, katılımcıların sorularıyla interaktif bir şekilde gerçekleştirildi.
Madde kullanımı tarihin en yüksek seviyesinde
Programın açılışında konuşan Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Serap Annette Akgür, günümüzde madde kullanım oranlarının tarihin en yüksek seviyelerine ulaştığına dikkat çekti. Bu durumun hem halk sağlığı hem de toplum güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek, madde kullanımını önlemede test uygulamalarının önemli bir rol oynadığını ifade etti. İşyerleri ve denetimli serbestlik süreçlerinde uygulanan madde testlerinin caydırıcı ve önleyici etkisi bulunduğunu kaydeden Akgür, bu analizlerin mevzuat ve bilimsel standartlara uygun şekilde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Metil alkolün etkilerine karşı erken müdahale vurgusu
Etkinlikte söz alan Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kurtulmuş ise metil alkolün insan vücudu üzerindeki toksik etkileri hakkında bilgi verdi. Metil alkol zehirlenmelerinde ilk 24 saatin hayati önem taşıdığını belirten Kurtulmuş, toksinin özellikle gözlerde hızlı etki gösterdiğini ve hayatta kalan vakalarda kalıcı körlük riskinin yüksek olduğunu ifade etti. Erken müdahalenin kalıcı hasarların önlenmesinde kritik rol oynadığı vurgulandı.
Denetimli serbestlik ve rehabilitasyon süreçleri anlatıldı
Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Rukiye Aslan, denetimli serbestlik uygulamalarının işleyişi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Madde kullanan kişilerin denetimli serbestlik birimleri aracılığıyla sağlık kurumlarına yönlendirildiğini belirten Aslan, izleme sürecinde belirli aralıklarla alınan biyolojik örneklerde madde testlerinin yapıldığını aktardı. Test sonuçlarının pozitif çıkması halinde kişilerin kapsamlı bir bağımlılık programına dâhil edildiği, bu süreçte psikolojik destek ve meslek edindirme çalışmalarının da yürütüldüğü ifade edildi.
Laboratuvar süreçlerinde yüksek güvenilirlik
Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Melike Aydoğdu ise laboratuvar analizlerinin teknik süreçlerini anlattı. Testlerin güvenilirliğinin özel gözetim prosedürleri ve gelişmiş doğrulama yöntemleriyle sağlandığını belirterek, analiz süreçlerinin her aşamasının kayıt altına alındığını ve sonuçların bilimsel kesinlik taşıdığını kaydetti.
Yanlış inanışlar bilimsel verilerle uyumlu değil
Etkinliğin son konuşmacısı Bağımlılık Toksikolojisi Anabilim Dalı Öğr. Gör. Dr. Duygu Yeşim Ovat, psikoaktif maddeler hakkında toplumda yaygın olan yanlış inanışlara değindi. Bir kez madde denemenin zararsız olduğu, tıbbi kullanım amacı bulunan maddelerin bağımlılık yapmayacağı ya da biyolojik örneklerden her bilginin kesin olarak elde edilebileceği yönündeki yaygın düşüncelerin bilimsel verilerle örtüşmediğini belirten Ovat, bu tür yanlış bilgilerin bağımlılıkla mücadeleyi zorlaştırdığını aktardı.




