Ege Üniversitesi’nde yürütülen disiplinlerarası çalışmalar sonucunda geliştirilen yeni bir tıbbi teknoloji, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model olarak tescillendi. Rinoplasti ve fasiyal plastik cerrahi uygulamalarında operasyon öncesi ve sonrası yüz analizlerinin daha hassas yapılmasını sağlayan görüntüleme mekanizmasının, yakın gelecekte yerli ve milli bir tıbbi cihaz olarak sağlık sektöründe kullanılması planlanıyor. Araştırmacılar tarafından geliştirilen sistem, özellikle estetik ve rekonstrüktif cerrahi süreçlerinde görüntüleme standartlarını yükseltmeyi ve cerrahi sonuçların daha objektif değerlendirilmesini amaçlıyor.
Cerrahi süreçlerde yeni bir standart hedefi
Projeye ilişkin bilgi veren Ege Üniversitesi Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık, geliştirilen mekanizmanın cerrahi operasyonlar öncesinde ve sonrasında gerçekleştirilen görsel dokümantasyon süreçlerine uluslararası standart kazandırmayı hedeflediğini belirtti. Sistemin özellikle plastik cerrahi alanında kullanılan mevcut yöntemlere alternatif oluşturduğunu ifade eden Açık, operasyon planlamasının geliştirilmesine ve sonuçların daha sağlıklı analiz edilmesine katkı sunacağını paylaştı.
Yüz analizinde maksimum hassasiyet ve standardizasyon
Çalışmanın araştırmacılarından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Erhan Parıltay ise geliştirilen mekanizmanın hastanın baş bölgesini sabitleyen özel bir platform ve 180 derece hareket kabiliyetine sahip görüntüleme sistemiyle öne çıktığını belirtti. Düşük sürtünmeli hareket sistemi ve hassas yükseklik ayarları sayesinde kameranın hasta etrafında standart açılarla hareket edebildiğini kaydeden Parıltay, bu sayede operasyon öncesi ve sonrası çekilen görüntüler arasındaki açı farklılıklarının ortadan kaldırıldığını ve cerrahi başarının daha doğru ölçülebildiğini ifade etti.
Hataları minimize eden yenilikçi tasarım
Projede yer alan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Apaydın, sistemin masa veya benzeri yüzeylere kolayca sabitlenebilen yapısıyla farklı ortamlarda kullanılabildiğini belirtti. Özel kamera sabitleme mekanizması ve ayarlanabilir kollar sayesinde her hasta için standart çekim koşulları oluşturulduğunu aktaran Apaydın, sistemin kullanıcı kaynaklı hata payını önemli ölçüde azalttığını ve klinik uygulamalarda pratik kullanım avantajı sağladığını söyledi.




