Dünya Çevre Günü dolayısıyla İzmir’de düzenlenen Ekolojik Mücadele ve Direniş Yürüyüşü, çevre örgütleri, meslek odaları, kent konseyleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Yürüyüşe, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu da destek verdi. Konak Kent Konseyi, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, EGEÇEP, İzmir Yaşam Alanları, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu ve Ege Kent Konseyleri Birliği temsilcilerinin katıldığı etkinlik, İzmir Mimarlık Merkezi önünden başlayarak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde sona erdi. Program kapsamında İzmir Müzisyenler Derneği tarafından müzik dinletisi sunulurken, kurumlar adına hazırlanan ortak basın açıklaması Ege Kent Konseyleri Birliği Başkanı ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu tarafından okundu. Etkinlikte ayrıca Gezi Parkı protestoları sırasında yaşamını yitirenler ile halen cezaevinde bulunan isimler de anıldı. Katılımcılar, isimlerin tek tek okunmasının ardından hep birlikte “Burada” diyerek dayanışma mesajı verdi.

Başkan Mutlu: Mücadelemizi sürdüreceğiz

Yürüyüşte konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, çevre sorunlarının yalnızca belirli bölgeleri değil tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir mesele olduğunu belirtti. Dünya Çevre Günü’nün her yıl insanlığa doğanın sınırsız olmadığını hatırlattığını ifade eden Mutlu, doğal kaynakların bilinçsiz tüketiminin bugün iklim krizleri ve çevresel felaketler olarak geri döndüğünü söyledi. Çevreyi korumanın artık gönüllülük temelinde yürütülen bir faaliyet olmaktan çıktığını ve yaşamın sürdürülebilmesi açısından zorunluluk haline geldiğini dile getirerek, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için sorumluluk almaya devam edeceklerini vurguladı. Doğanın korunması mücadelesinin dayanışma içinde sürdürüleceğini belirten Mutlu, çevre hareketinin büyüyerek devam etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Mumcu: Doğa bir sermaye değil

Ege Kent Konseyleri Birliği Başkanı ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu ise yaptığı açıklamada iklim krizinin yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik boyutları bulunan küresel bir sorun olduğunu ifade etti. İklim değişikliğinin kentleşmeden sanayiye, halk sağlığından gıda güvenliğine kadar yaşamın birçok alanını etkilediğini belirten Mumcu, bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadele politikalarının artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. Ekolojik yıkımın önüne geçebilmek için doğayı metalaştıran anlayışların terk edilmesi gerektiğini savunarak, ekolojik sınırları gözeten, toplumsal adaleti ve kamu yararını önceleyen politikaların hayata geçirilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.

Muhabir: Nazlı Şentürk