Uluslararası kruvaziyer gemilerinde bar personeli olarak çalışan 30 yaşındaki Endonezyalı Muhammad Arifandrita, yaklaşık iki aydır devam eden sırt ve bacak ağrıları nedeniyle Medicana International İzmir Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Yapılan tetkiklerde hastaya, omurga tüberkülozu olarak bilinen ve nadir görülen Pott Apsesi tanısı konuldu. Beyin ve Sinir Cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen iki aşamalı cerrahi tedavinin ardından hastanın klinik durumunda belirgin iyileşme sağlandığı bildirildi.
"Ağrılar nedeniyle oturarak uyuyordum"
Yaşadığı süreci anlatan Muhammad Arifandrita, kruvaziyer gemisinde çalışırken ağrılarının giderek arttığını ve günlük yaşamını ciddi şekilde etkilediğini belirtti. Sırtında başlayan ağrının kısa sürede bacaklarına kadar yayıldığını ifade ederek, geceleri yatamadığını ve ağrılar nedeniyle oturarak uyumak zorunda kaldığını aktardı. Çalışırken taşıdığı tepsilerin bile ağır gelmeye başladığını belirten Arifandrita, şikayetlerinin dayanılmaz hale gelmesi üzerine İzmir'deki hastaneye başvurduğunu söyledi. Ameliyat sonrasında ağrılarının büyük ölçüde azaldığını da sözlerine ekledi.
Omuriliğe baskı yapan enfeksiyon tespit edildi
Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Seyhan Orak, yapılan muayene ve görüntüleme tetkiklerinde hastanın sırt bölgesindeki 11 ve 12'nci omurlarında enfeksiyona bağlı patolojik çökme tespit edildiğini açıkladı. Omuriliğe ileri derecede baskı yapan bu tablonun ardından hastanın Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümüne yönlendirildiğini belirten Op. Dr. Orak, ileri incelemeler sonucunda omurga tüberkülozuna bağlı gelişen Pott Apsesi tanısının konulduğunu ifade etti. Enfeksiyonun omurgada T7 seviyesine kadar ilerlediğini ve göğüs boşluğundan omurgaya uzanan apsenin de omurilik üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
İki aşamalı ameliyat gerçekleştirildi
Op. Dr. Seyhan Orak, acil cerrahi müdahale kararı alınmasının ardından Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özgür Samancılar ile birlikte multidisipliner bir tedavi planı uygulandığını belirtti. İlk aşamada göğüs boşluğundaki enfeksiyonun temizlenerek apsenin boşaltıldığını aktararak, ikinci aşamada enfeksiyon nedeniyle hasar gören omurların çıkarıldığını ve omurganın yük taşıma fonksiyonunu desteklemek amacıyla özel kafes implantlar yerleştirildiğini ifade etti. Aynı seansta omurganın stabilitesini sağlamak amacıyla enstrümantasyon sistemi de uygulandı. Prof. Dr. Özgür Samancılar ise bu tür operasyonların farklı branşların birlikte çalışmasını gerektiren kompleks cerrahi girişimler olduğunu belirterek, göğüs bölgesinin cerrahi olarak açılması sayesinde omurgaya güvenli şekilde ulaşıldığını ve tedavinin planlandığı şekilde gerçekleştirildiğini kaydetti.
Uzmanlardan erken tanı uyarısı
Ameliyat sonrası hastanın nörolojik durumunun stabil olduğunu belirten Op. Dr. Orak, yoğun bakım sürecinin ardından herhangi bir nörolojik kayıp ya da komplikasyon gelişmediğini söyledi. Omurga tüberkülozunun sık görülen bir hastalık olmadığını ifade ederek, bağışıklık sisteminin zayıflaması, yoğun çalışma temposu ve beslenme bozukluklarının hastalığın gelişiminde etkili olabileceğini belirtti. Omurilik basısı ve kalıcı nörolojik hasar riski nedeniyle erken tanı ve zamanında müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Op. Dr. Orak, hastanın enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından uygulanan tüberküloz tedavisi ile fizik tedavi programının sürdüğünü, tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından ülkesine dönmesinin planlandığını ifade etti.





