ABD’de kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’a ilişkin soruşturmada yayımlanan yeni belgeler, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan milyonlarca sayfalık yeni dosyada, Narendra Modi’nin isminin de yer alması dikkat çekti.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Epstein dosyasına ilişkin 3 milyondan fazla ek belgenin erişime açıldığını duyurdu. Söz konusu belgeler arasında yer alan ve 9 Temmuz 2017 tarihini taşıyan bir kayıtta, Modi’nin ismine atıf yapılan ifadeler bulunduğu görüldü. Belgede yer alan iddiaların bağlamına ilişkin resmi bir doğrulama yapılmazken, içeriğin Epstein’a ait notlar ve üçüncü taraf değerlendirmeleri kapsamında yer aldığı belirtildi.

Hindistan’dan sert tepki

Hindistan basınına yansıyan bilgilere göre, Hindistan Hükümeti, belgelerde geçen ifadeleri kesin bir dille reddetti. NDTV televizyonuna konuşan yetkililer, söz konusu iddiaların “hüküm giymiş bir suçlunun temelsiz ve değersiz düşüncelerinden ibaret” olduğunu savunarak, bu tür kayıtların resmi belge ya da kanıt niteliği taşımadığını vurguladı.

Yetkililer ayrıca, Modi’nin Temmuz 2017’de İsrail’e gerçekleştirdiği ziyaretin tamamen diplomatik bir çerçevede yapıldığını ve iki ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını hatırlattı. Bu ziyaret, Hindistan ile İsrail arasında 1992’de başlayan diplomatik ilişkilerden sonra bir Hindistan başbakanının İsrail’e yaptığı ilk resmi ziyaret olarak kayıtlara geçmişti.

Epstein dosyaları yeniden gündemde

Yeni belgelerin yayımlanmasıyla birlikte Epstein dosyası bir kez daha küresel gündemin üst sıralarına taşındı. Daha önce açıklanan dava dosyalarında, aralarında eski ABD başkanları, siyasetçiler, iş insanları ve sanat dünyasından ünlü isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişinin adı geçmişti. Ancak Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve ABD Adalet Bakanlığı, yürütülen incelemeler sonucunda “müşteri listesi” olarak adlandırılan somut bir kayıt bulunduğuna dair kanıt elde edilemediğini açıklamıştı. Yetkililer, Epstein’ın ölümüyle ilgili olarak da resmî soruşturmanın intihar sonucuna ulaştığını, olayın örtbas ya da üçüncü kişilerce organize edildiğine dair iddiaların desteklenmediğini bildirmişti. Yayımlanan son belgeler, hukuki açıdan yeni bir suç isnadı anlamına gelmezken, Epstein dosyasının uluslararası ilişkiler ve siyaset üzerindeki tartışmalı etkisini yeniden gözler önüne serdi.

Kaynak: AA