Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'ne katıldı. Törende konuşan Erdoğan, Darphane-i Amire Külliyesi'nde yürütülen restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi vererek tarihi yapıların müze olarak yeniden düzenlendiğini açıkladı.

Restorasyon kapsamında 17 bin metrekarelik alanda bulunan 7 yapı ve 46 salonun 5 ayrı müzeye dönüştürüldüğünü belirten Erdoğan, Topkapı Sarayı envanterindeki 10 bin 500 eserin ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan müzelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

Yedi yıl süren bu kapsamlı projede görev alan tüm kardeşlerime; projeye destek veren, katkı veren herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum. İstanbul'daki vatandaşlarımız başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından herkesi bu eşsiz atmosferi solumaya, ecdat yadigârı bu eserleri yerinde görmeye özellikle davet ediyorum.

Kıymetli misafirler, Türk milleti olarak tarihiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanat ve edebiyat derinliğiyle bizler dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahibiz. Şurası muhakkak ki bu miras öyle bir anda meydana gelmemiş, tesadüfen oluşmamıştır. Bu birikimin vücuda gelmesi, buradaki eserlerin adeta dile gelmesi hem asırlara hem de kıtalara kök salan ulvi bir mefkûrenin neticesidir. Hazinenin her bir parçası ayrı bir irfanın, yüksek bir sezginin, müstakil bir estetik anlayışının, ilimle irfanın iç içe geçtiği muhteşem bir kavrayışın yansımasıdır. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ifadesiyle onları bilmeden tamamiyetimizi kazanamayız. Bakınız, şu anda içinde bulunduğumuz Topkapı Sarayı bile her yönüyle ve başlı başına bir şaheserdir. Aynı şekilde adım adım inşa ve ihya ettiğimiz gönül coğrafyamızın dört bir yanı, deyim yerindeyse açık hava müzesidir.

Özellikle vurgulamak isterim; bu eserler elbette ki önemlidir, değerlidir, kültür mirasımızın hazineleridir. Ama asıl olan, sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, onu daha da zenginleştirebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir.

"YILDIZ SARAYI GAZİNO VE KUMARHANE OLARAK İŞLETİLDİ"

Kıymetli dostlar, bunları özellikle şunun için söylüyorum: Bakınız, en güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi. Aynı hürmetsizliklere ibadethanelerimizden tutun da farklı müesseselere kadar daha pek çok yerde şahit olduk. El yazması, nadide eserlerimiz hurda kâğıt niyetine yabancılara satıldı. Tarihî camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı, hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan Hocamızın "Batıllaşma İhaneti" dediği bir politikanın ürünü olarak Batıllaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkâr etmekte arayan, millî ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hâlâ eski günlerin özlemiyle hareket edenler, reddimiras yaparak milletin tarihî ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz.

Bugün açılışını yapacağımız yeni darphane müzelerimiz, işte ecdada ve tarihe karşı taşıdığımız mesuliyetin, bu rikkat ve hassasiyetin nişanesidir. Kıymetli konuklar, Darphane-i Âmire Külliyesi'nde gerçekleştirdiğimiz restorasyonla 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salonu 5 farklı müze olarak düzenledik. Bu müzelerde Topkapı Sarayı'nın envanterinde bulunan toplam 10.500 adet eser bugünden itibaren ziyaretçilerle buluşacak. Sarayın diğer bölümlerinde sergilenen 7.500 esere ilave olarak darphane müzelerinde gün ışığına çıkacak 10.500 eserle Topkapı Sarayı, dünya müzeleri içerisinde müstesna bir yer tutacak.

Harita Müzesi'nde Osmanlı coğrafyasının dört bir ucuna uzanan yaklaşık 200 harita yer alacak. Aynı binanın üst katında basılı kitap ve dergilerin bulunduğu kütüphanenin yanı sıra Yıldız albümleri başta olmak üzere 800 binden fazla yazılı ve görsel kaynağın dijital ortamda bir araya getirildiği Millî Saraylar Araştırma Merkezi, araştırmacı ve akademisyenlere hizmet verecek.

Hüsnühat Eserleri Müzesi'nde Ahmed Karahisarî, Şeyh Hamdullah, Hâfız Osman, Mustafa Râkım Efendi ve Sâmî Efendi gibi hat sanatımızın şahikalarından neşet eden muazzam bir koleksiyon bu müzenin nüvesini oluşturacak. Daha önce depoda muhafaza edilen 2.000'den fazla hüsnühat, 12 salonda ve ilk kez ziyaretçilerin istifadesine sunulacak.

Darphane ve Endüstri Araçları Müzesi'nde Darphane-i Âmirenin işlevini ve tarihî yapısını yansıtan üretim vasıtaları ile yaklaşık 500 parça endüstri aracı sergilenecek.

Darphanemizin iki binası ise Esliha-i Hümayun Müzesi olarak tefriş edildi. 7. asırdan başlayıp 20. yüzyıla kadar uzanan farklı devirlere ait ok, kılıç, mızrak, kalkan, zırh ve miğfer gibi yaklaşık 2.500'den fazla askerî teçhizat bu binalarda yer alacak. Fatih Sultan Mehmed'in kılıcı ve zırhlı gömleğinin yanı sıra diğer padişahlarımızın silahlarının da sergileneceği bu müzede askerî teknolojimizin gelişim ve dönüşümü de tebarüz edecek. Biliyorsunuz, Osmanlı'da kurulan ilk silah müzesi de bu avluda bulunuyor. Bu yapının hemen yanı başındaki Esliha-i Hümayun Müzesi ile silah teknolojileri alanındaki tarihî sürekliliğe de anlamlı bir atıf yapılmış olacak.

Saray Porselenleri Müzesi'nde ise Çin, Japonya, İran, İngiltere, Vietnam, Fransa ve Rusya'da imal edilen porselenlerle birlikte Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası'nda üretilen eserler yer alacak. Muhterem kardeşlerim, müzelere ek olarak Topkapı Sarayı Yazma Eserler Kütüphanesi de yine bu külliye içerisinde yer alacak. Hâlihazırda Enderun Avlusu'ndaki Ağalar Camii'nde muhafaza edilen Topkapı Sarayı yazma ve matbu eserler koleksiyonunu buradaki daha güvenli üç binaya nakledeceğiz. Yakın zamanda tamamlanması planlanan bu binalarda Fatih Sultan Mehmed'in şahsi kütüphanesi, Osmanlı kitap sanatının seçkin minyatürleri, Kur'an-ı Kerim koleksiyonu, el yazması ve matbu kitaplar bulunacak.

Darphane Külliyesi'ndeki iki binayı ise sanatçılarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza ayırdık. Darphane sanat galerileri olarak hizmet verecek bu iki binada geçici sergiler, konferanslar ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Böylelikle Topkapı Sarayı canlı, dinamik ve bereketli bir kültür sanat atmosferine kavuşmuş olacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum.

"İPE SAPA GELMEZ İFTİRALARLA BİZLERİ HEDEF ALDI"

Tabii burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum: Yedi yıl önce bu çalışmaları başlattığımızda malum zihniyetin aparatları yine her zaman olduğu gibi ipe sapa gelmez iftiralarla bizleri hedef aldı. Kendisine ofis yapıyor" dediler. "Burayı kendi sarayı olarak kullanacak" dediler. Peki, neticede ne oldu? Attıkları iftiraların altında bizzat kendileri kaldılar. İddia diye ortaya savurdukları her şey yalan çıktı, bühtan çıktı, asılsız çıktı. Darphane-i Âmire Külliyesi dünyaya örnek teşkil edecek müzeler bölgesi olarak şahane bir yapıya ve görünüme kavuştu. Bize hayâsızca saldıranlar, işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldular.

EDİRNE SARAYI'NI TEKRAR AYAĞA KALDIRIYORUZ

Değerli konuklar, sevgili kardeşlerim; eşsiz güzelliklerle dolu İstanbul'un kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Haydarpaşa ve Sirkeci garlarını; müzelerin, kütüphanelerin, tiyatro ve sergi salonlarının, açık ve kapalı etkinlik alanlarının bulunduğu nefes alan kültür ve sanat merkezlerine dönüştürüyoruz. İstanbul Arkeoloji Müzelerimizde Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk'ün yenileme çalışmalarını tamamladık ve ziyarete açtık.

Yine burada, Topkapı Sarayı'nda daha önce ziyarete kapalı olan pek çok eserin kapılarını vatandaşlarımıza açtık. Enderun Avlusu'nda bulunan Fatih Köşkü, Seferli Koğuşu, Mukaddes Emanetler Dairesi ve Hazine Koğuşu ile Topkapı Sarayı'nda inşa edilen son yapı olan Mecidiye Köşkü'nü 2023'te ziyaretçilerle buluşturduk. 2025 yılında Topkapı Sarayı Sanat ve Teçhizat Müzesi'ni, bu sene ise Kadınefendiler Taşlığı'nı ziyarete, Aşçılar Mescidi'ni ise ibadete açtık. Yine Dolmabahçe Sarayı'ndaki Resim Müzesi'ni, Beykoz'daki Cam ve Billur Müzesi'ni, Çamlıca Camii Külliyesi'ndeki İslam Medeniyetleri Müzesi'ni milletimizle buluşturduk.

Feth-i Mübîn'in sembolü olan Ayasofya'yı ise 86 yıllık hicranın ardından, Cenab-ı Allah'a sonsuz hamdüsenalar olsun ki 2020'de asli hüviyetine yeniden kavuşturduk, cemaatiyle yeniden kucaklaştırdık.

Şimdi çok önemli bir adım daha atıyoruz. Osmanlı Devleti'nin en büyük eserlerinden olan Edirne Sarayı'nın ihyasını gerçekleştiriyoruz. Fatih Sultan Mehmed'in inşa ettiği, içinde İstanbul'un fethini planladığı ve yaklaşık 300 yıl boyunca padişahların Topkapı Sarayı ile birlikte kullandığı bu muhteşem eseri, Edirne Sarayı'nı tekrar ayağa kaldırıyoruz. Gelecek yıl tamamlandığında Edirne Sarayı (Saray-ı Cedîd-i Âmire), Türkiye'nin en görkemli tarihî eserlerinden birisi olarak kültür mirasımıza kaydolacaktır.

Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle birazdan açılışını yapacağımız müzelerin bir kez daha İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçenleri tekrar tebrik ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.

Kaynak: Haber Merkezi