Siyasi kulislerde zaman zaman gündeme gelen erken seçim tartışmaları, ekonomiye olası etkileri açısından da yakından takip ediliyor. Erken seçim ihtimalinin piyasalardan enflasyona, yatırımcı davranışlarından vatandaşın alım gücüne kadar birçok alanda nasıl sonuçlar doğurabileceğini Ekonomist Ayhan Bülent Toptaş değerlendirdi.

Toptaş, seçim dönemlerinin ekonomi politikalarında önemli değişimlere yol açabildiğini belirterek, iktidarların bu süreçte seçmenin ekonomik algısını dikkate alan uygulamalara yöneldiğini söyledi.

Seçimlerin ekonomi yönetimlerinin bakış açısını değiştirebildiğine dikkat çeken Toptaş, "Seçimler genellikle iktidar partilerinin ekonomi yönetimine bakış şeklini değiştirir. Seçim günü itibariyle ekonomik görünüm ve de özellikle seçmenlerin o gün kendilerini ekonomik olarak nasıl hissettikleri ve ekonomik geleceklerini nasıl gördükleri çok önemlidir. İktidarlar seçim konjonktüründe ellerindeki ekonomi politikası araçlarını seçmenlerin kendilerini en iyi hissedebilecekleri şekilde kullanmaya çalışırlar. Ekonomide bir genişleme ve harcama dönemi başlar. Faizler düşme eğilimine girer, krediler bollaşır, para arzı daha hızlı büyür, ekonomik büyüme hızlanır, enflasyon yükselir, işsizlik azalır, ücretler ve maaşlar daha hızlı yükselir" dedi.

Erken Secim Ekonomiyi Canlandirir Ama Faturasi Agir Olur (1)

Piyasalarda hareketlilik yaşanabilir

Erken seçim beklentisinin piyasalarda da çeşitli etkiler oluşturabileceğini belirten Toptaş, ekonomik aktörlerin seçim süreçlerine ilişkin beklentilerini önceden fiyatladığını ifade etti.

Toptaş, "Piyasalar seçimlerin yukarıda belirtilen etkileri konusunda ön bilgiye sahip oldukları için pozisyonlarını buna göre oluştururlar. Genişlemeci ekonomik politikalar piyasaları canlandırır, alışverişe borsaya teveccüh artar, kredi talepleri yoğunlaşır, konut ve taşıt satışları hızlanır" diye konuştu.

Faiz, kur ve enflasyon dengesi

Erken seçim beklentisinin temel ekonomik göstergeler üzerindeki olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Toptaş, faizlerde düşüş yönlü, döviz kuru ve enflasyonda ise yükseliş yönlü baskı oluşabileceğini söyledi.

Toptaş, "Erken seçim beklentisi faizler üzerinde aşağıya doğru ve aksine, döviz kuru ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturur" ifadelerini kullandı.

Yatırımcılar öngörülebilirlik arıyor

Siyasi belirsizliğin yatırım kararlarında önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Toptaş, özellikle yabancı yatırımcıların bu tür süreçlere daha hassas yaklaştığını belirtti.

Toptaş, "Yatırımcıların en önemsediği konulardan birisi siyasi belirsizlik. Çünkü yatırımcılar hem yatırım hem de yaptıkları yatırımların nemalarını elde etme süreçlerinin öngörülebilir ortamda gerçekleşmesini isterler. Bu nedenle iktidar değişikliklerine, rejim değişikliklerine, sert siyasi mücadelelere karşı hassastırlar. Bu süreçlerdeki olumsuzluklar yatırımcıların ortamı riskli görerek yatırım yapmaktan vazgeçirebilir. Yabancılar siyasi risklere karşı yerli yatırımcılara göre çok daha ürkektir" dedi.

"Enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratır"

Seçim dönemlerinde kamu harcamalarının arttığını ve ekonomide genişlemeci politikaların öne çıktığını belirten Toptaş, bunun enflasyonla mücadele açısından risk oluşturduğunu söyledi.

Toptaş, "Seçim süreçleri doğal olarak demokrasinin en cömert dönemlerini oluşturmaktadır. Bu süreçte kamu harcamaları artar, faizler düşer, parasal genişleme hızlanır. Seçim dönemleri enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratır" dedi.

Erken Secim Ekonomiyi Canlandirir Ama Faturasi Agir Olur (2)

Kredi notu ve CDS

Erken seçim kararının uluslararası finans çevrelerinde de yakından izleneceğini ifade eden Toptaş, böyle bir senaryonun Türkiye'nin risk primi (CDS) üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti.

Toptaş, "Mevcut koşullarda bir erken seçim Türkiye'nin CDS'lerini yukarı yönde yani olumsuz etkileyecektir. Çünkü bir erken seçim kararı ile ekonomi yönetiminin ekonomik konulara bakışının teknik taraftan politik tarafa kayacağı ve oy maksimizasyonunu önemseyeceği çok iyi bilinen durum. Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşları için böyle bir durumda Türkiye'nin kredi notunu yükseltmek zorlaşacaktır" diye konuştu.

Vatandaşın alım gücü artabilir

Seçim süreçlerinde vatandaşın ekonomik olarak daha rahat hissetmesini sağlayacak uygulamaların öne çıkabildiğini belirten Toptaş, bunun tüketim eğilimlerini de artırabileceğini söyledi.

Toptaş, "Seçim sürecinde ekonomi yönetimi vatandaşın kendisini iyi hissetmesi için elinden geleni yapacaktır. Dolayısıyla hemen her seçimde olduğu gibi vatandaşın alım gücü artacak ve daha fazla tüketebilme fırsatlarını değerlendirecektir" ifadelerini kullandı.

Muhabir: DİLEK ÇAKIR DURAK