Hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ’ın savcılık ifadesi sona erdi. Yetkili merciler tarafından yapılan işlemlerin ardından Uludağ, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Soruşturma dosyasında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “devletin kurumlarını aşağılama” suçlamalarının yer aldığı bildirildi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Uludağ’ın sosyal medya platformu X üzerindeki paylaşımları hakkında re’sen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, şüphelinin Ankara’da yakalanarak gözaltına alındığı ve 20 Şubat 2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazır edilmesi yönünde talimat verildiği ifade edildi. Soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
Gözaltına Gerekçe Gösterilen Haber
Uludağ’ın gözaltına alınmasına gerekçe olarak, 18 Aralık 2024 tarihinde NOW TV’de yayımlanan bir haber gösterildi. DW Türkçe’nin aktardığına göre söz konusu haberde, Atatürk Havalimanı’nda 45 kişinin hayatını kaybettiği IŞİD saldırısına ilişkin yargı sürecine dair gelişmeler kamuoyuyla paylaşılmıştı.
Haberde, Yargıtay’ın, yerel mahkeme tarafından 46’şar kez ağırlaştırılmış müebbet ve toplamda 2604 yıl hapis cezasına çarptırılan altı sanık hakkında verdiği bozma kararına yer verildiği belirtildi. Bu kapsamda bazı sanıklar yönünden tahliye kararı verildiği kamuoyuna duyurulmuştu.
Yargıtay’ın Bozma Kararı ve Tahliyeler
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin fazla ceza tayin ettiği değerlendirmesinde bulunarak hükmü bozdu. Daire, altı sanık hakkında verilen 46’şar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile bir sanığa verilen 12 yıl hapis cezasını yeniden değerlendirdi.
Bozma kararında, sanıklardan üçünün örgüt üyeliği, birinin terör örgütüne finans sağlama, birinin ise saldırıya yardım suçundan cezalandırılması gerektiği ifade edildi. Karar sonrası yedi sanıktan altısı 12 Aralık 2024 tarihinde tahliye edildi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2018 yılında saldırıyı planladıkları iddiasıyla altı sanığı “anayasal düzeni ihlal” ve “tasarlayarak öldürme” suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırmış, bir sanığa ise “örgüt üyeliği” suçundan 12 yıl hapis cezası vermişti.





