S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, İzmir’in Gaziemir ilçesindeki Aktepe-Emrez kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yaşanan sürece ilişkin Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektup yayımladı.

Alpyavuz, açıklamasında 25 Eylül 2022 tarihinde düzenlenen temel atma töreninde Kılıçdaroğlu’nun yaptığı konuşmayı hatırlattı. Törende dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP Parti Meclisi üyesi Rıfat Nalbantoğlu ve dönemin CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in de bulunduğunu belirten Alpyavuz, Kılıçdaroğlu’nun o gün kooperatif üyelerine belediyenin güvencesine ilişkin verdiği mesajlara dikkat çekti.

“Garantörü belediye olacak” sözünü hatırlattı

Alpyavuz, Kılıçdaroğlu’nun temel atma törenindeki şu sözlerine açıklamasında yer verdi:

“Sizin muhatabınız doğrudan belediye, müteahhit ile muhatap olmayacaksınız. Belediye yapacak, garantörü belediye olacak. Güven bu işin temel noktalarından biridir. Güven içerisinde evleriniz zamanında başlayacak, bitecek.”

Kılıçdaroğlu’nun aynı törende, “İzmir milletvekili olduğum için gurur duyuyorum” dediğini de aktaran Alpyavuz, aradan geçen dört yılın ardından üyelerin evlerine kavuşamadığını belirtti.

Kooperatif üyelerinin konut bedellerinin tamamını ödediğini ifade eden Alpyavuz, inşaat seviyesine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Aradan dört yıl geçti. Biz üyeler evimizin bedelinin tamamını, kuruşu kuruşuna ödedik. İnşaat ise mahkemenin atadığı bağımsız bilirkişi heyetinin resmî tespitiyle hâlâ yüzde 9,77'de duruyor.”

Alpyavuz’dan ikinci ödeme tepkisi

Alpyavuz, üyelerden projenin tamamlanabilmesi için yeniden ödeme talep edildiğini öne sürdü. Açıklamasında belediyenin tutumunu eleştiren Alpyavuz, “Sizin kürsüden ‘garantörüdür’ dediğiniz belediye, bugün bize dönüp ‘İnşaatı ben bitiririm, kalan parayı yine siz ödeyeceksiniz’ diyor. Sizin ve partili arkadaşlarınızın sözünüze güvenerek bir kez ödediğimiz evin parasını, şimdi ikinci kez ödemeye zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Alpyavuz ayrıca temel atma töreninde 151 milyon lira olarak telaffuz edildiğini belirttiği bedelin, yaklaşık iki ay içerisinde 329 milyon liraya çıktığını savundu.

Alpyavuz açıklamasında, “O gün temel atma töreninde bile telaffuz edilen 151 milyon liralık bedel, iki ay bile dolmadan, 329 milyon liraya ihale ediliyor, yüzde 117'nin üzerinde bir artış, şimdi eskalasyon denerek savunulmaya çalışılıyor; bunu biz üyeler, yıllar sonra öğreniyoruz” dedi.

Devam eden yargı süreçlerine dikkat çekti

Kooperatifin eski yöneticileri ile yüklenici hakkındaki yargı süreçlerine de değinen Alpyavuz, taraf veya şikâyetçi oldukları dosyalardaki suçlamalar arasında zimmet, ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık bulunduğunu, tutuklu sanıkların olduğunu ifade etti.

Yargılamaların devam ettiğinin altını çizen Alpyavuz, “Yargılamalar devam ediyor; biz hiç kimse hakkında hüküm kurmuyoruz” ifadelerini kullandı.

Alpyavuz, süreç boyunca CHP'li yetkililerden ve İzmir milletvekillerinden yeterli destek göremediklerini de savundu. Açıklamada, “O gün kürsüde poz veren herkes, biz mağdur olunca aynı hızla sahneden indi; çaldığımız kapılar yüzümüze art arda kapandı” denildi.

Kayseri örneği üzerinden CHP’ye seslendi

Açık mektubunda 2021 yılında Kayseri’de yaşanan kooperatif sorunlarını da gündeme getiren Alpyavuz, CHP'nin o dönemde kooperatif mağdurları için heyet oluşturduğunu, milletvekillerinin bölgeye gönderildiğini ve mağdurların TBMM’de ağırlandığını hatırlattı.

Alpyavuz, dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç’un 20 Aralık 2021’de Kayseri İl Başkanlığı’nda yaptığı açıklamayı da değiştirmeden aktardı:

“Yurttaş artık büyük bir ekonomik krizle mücadele ediyor, evine ekmek götürmekte sıkıntı yaşıyor, ama tüm bunları yaşarken de bir yandan evinde huzurla yaşamak istiyor (...) Kredi çekip borçlanıyorsunuz ve kooperatife üye oluyorsunuz. Sonra asgari ücretlisiniz ve her ay ekmeğinizden ve her şeyden kısıyor kooperatife para yatırıyorsunuz. (…) Şu oldu, bu oldu, hukukta şöyle bir açık var, şuna imza attınız, maliyet yükseldi dolayısıyla bu evi size bu fiyata veremeyeceğiz, bir takım alingilli işler, ali cengiz oyunlarıyla diyorlar ki evden çık. Yav arkadaş vicdan, merhamet (…) Bu kooperatifin temeli atılırken, Memduh Büyükkılıç orada. O zaman ilçe belediye başkanıydı. Buradan kendisine soruyorum: bu kooperatifin temeli atılırken oradaydın, şimdi niye yoksun? Senin yurttaşların mağdur. Sana oy veren insanlar mağdur. Hemşerilerin mağdur. Ey AK Partililer neredesiniz? Ey AK Parti milletvekilleri, ey Mehmet Özhaseki neredesiniz? Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak genel başkanımızın talimatı doğrultusunda bu yurttaşlarımızın sorunları için gerekeni yapacağız(...) Kayseri kooperatif mağdurlarının başkenti haline getirilmiş. Kayseri'de insanlar kooperatif mağdurları olmuş.”

Alpyavuz, dönemin CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık’ın TBMM kürsüsündeki, “İktidar partisi buranın temeli atılırken kurdele kestiler. Şimdi demiyorlar ki ‘biz kefil olduk, bize güvendi.’ Niye bu insanları mağdur ediyorsunuz diye bir insan sormuyor” sözlerini de hatırlattı.

“Bu kooperatifin temeli atılırken sizler de oradaydınız”

Kayseri’deki süreçte CHP’nin gösterdiği tutum ile İzmir’de yaşananları karşılaştıran Alpyavuz, Kılıçdaroğlu’na şu soruları yöneltti:

“Bu kooperatifin temeli atılırken sizler de oradaydınız; Şimdi niye yoksunuz? Bizim yurttaşlarımız da mağdur, size güvenen, size oy veren hemşerileriniz de mağdur. Kayseri'de sekiz kooperatifte aynı sorunu görüp seferber olan bir parti, Kendi belediyesinin arsasında, Kendi genel başkanının, Kendi belediye başkanın, Kendi il başkan(lar)ının verdiği sözlerle kurulan, yönetilen İzmir'deki bu kooperatifte neden aynı seferberliği göstermedi?”

Alpyavuz, açıklamasında İzmir için “Artık kooperatif mağdurlarının yeni başkenti” ifadesini kullandı.

“Tek muhatabımız o gün kürsüde verilen sözdür”

CHP içerisinde gündeme gelen “arınma” ve “temizlenme” tartışmalarına da değinen Alpyavuz, yaşanan süreçte kooperatif üyelerinin ödediği paraların akıbetinin araştırılması gerektiğini savundu.

Açıklamasının sonunda mektubun CHP içerisindeki herhangi bir tartışmanın tarafı olmadığını vurgulayan Alpyavuz, taleplerinin verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu belirterek şu çağrıyı yaptı:

“Bu mektup, partiniz içindeki hiçbir tartışmanın tarafı değildir. Bizim tek muhatabımız, o gün kürsüde verilen sözdür. Sizden bir ayrıcalık istemiyoruz; yalnızca verilen sözün gereğinin yerine getirilmesi ve bu konuda ilkeli bir tutum gösterilmesi için çağrıda bulunuyoruz. O gün kürsüde bize verdiğiniz sözü, kelimesi kelimesine hâlâ hatırlıyoruz. Dört yıldır, ev sahibi olamamanın ve ikinci kez borçlu bırakılmış olmanın kırgınlığıyla, sizin ağzınızdan çıkan ‘güven’ kelimesinin bizim için artık ne anlama geldiğini soruyoruz.”

Kaynak: Bülten