İzmir’de eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP eski İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve bazı bürokratların tutuklandığı kooperatif davası kapsamında, mağdur olduklarını belirten 134 aile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e açık mektup gönderdi.

S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz tarafından kaleme alınan mektupta, ailelerin yıllardır bekledikleri evlerine kavuşamadıkları belirtilerek soruşturma ve yargılama süreçlerinin adil, eksiksiz ve makul sürede sonuçlandırılması talep edildi.

İnşaat yüzde 9,77’de kaldı

Alpyavuz, kooperatifin İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. ile 25 Şubat 2022 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını belirtti. Kooperatif üyelerinin kendilerine düşen ödeme yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini aktaran Alpyavuz, buna rağmen inşaatın yalnızca yüzde 9,77 seviyesinde kaldığını ifade etti.

Şantiyenin Temmuz 2024’te durdurulduğunu ve aradan geçen iki yılı aşkın sürede inşaat alanında tek bir kepçenin dahi çalışmadığını belirten Alpyavuz, üyelerin ödedikleri paraların ortada tamamlanmış bir ev olmadan tükendiğini savundu.

Yeni ihale ve ek ödeme endişesi

Gelinen noktada inşaatın belediye tarafından açılacak yeni bir ihaleyle tamamlanacağının, ancak kalan inşaat bedelinin yeniden kooperatif üyelerinden tahsil edilmesi gerektiğinin ifade edildiğini aktaran Alpyavuz, bunun mağdur aileler açısından yeni ve ağır bir yük oluşturacağını söyledi.

Alpyavuz, üyelerin ikinci kez ev satın almak istemediğini, yıllardır ödemesini yaptıkları evlerine kavuşmayı beklediklerini belirterek bundan sonraki süreçte kooperatif üyelerinin bir kez daha mağdur edilmemesi için gerekli idari ve hukuki çerçevenin oluşturulmasını istedi.

Soruşturma dosyasında bilirkişi ve MASAK raporları bulunuyor

Kooperatifin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile bazı yüklenici firmalar hakkında usulsüz ödeme, ihaleye fesat karıştırma ve zimmet iddiaları kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2025/103792 sayılı soruşturmanın yürütüldüğü belirtildi.

Alpyavuz, dosyada bilirkişi kurulu raporu ile MASAK raporlarının bulunduğunu, kooperatifin soruşturma sürecinde hem şikayetçi hem de doğrudan mağdur sıfatıyla yer aldığını ifade etti.

Hiç kimse hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmadan suçluluk hükmü kurmak istemediklerini vurgulayan Alpyavuz, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına saygı duyduklarını belirtti. Alpyavuz, Adalet Bakanı Gürlek’ten yargı makamlarının vereceği kararlara müdahale etmesini değil, mevcut deliller, bilirkişi raporları ve MASAK raporları dikkate alınarak süreçlerin gereksiz şekilde uzamaması için gerekli kurumsal kaynak ve önceliğin sağlanmasına destek olmasını istedi.

Üç kooperatif üyesi evlerine kavuşamadan hayatını kaybetti

Açık mektupta, kooperatif üyelerinin yaşadığı mağduriyetin yalnızca yarım kalan bir inşaat meselesi olmadığı, 134 ailenin birikimini, zamanını ve geleceğini etkileyen ağır bir sorun haline geldiği belirtildi.

Üç kooperatif üyesinin hayatları boyunca biriktirdikleri parayla satın almak istedikleri evlerine kavuşamadan yaşamını yitirdiği ifade edildi. Bazı üyelerin sürecin yarattığı ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği, belirsizlik nedeniyle ailelerin dağıldığı ve evlenip yuva kurma hayaliyle kooperatife katılan bazı kişilerin çocukları dünyaya gelmesine rağmen halen kirada yaşamak zorunda kaldığı aktarıldı.

Mektupta, inşaatın yüzde 9,77 seviyesinde kalmasının 134 ailenin hayatlarının yıllardır bekleyen noktaya gelmesini ifade ettiği vurgulandı.

Siyasi görüş ayrımı yapılmaması çağrısı

Alpyavuz, yaşanan mağduriyetin siyasi bir tarafı olmadığını belirterek, ev sahibi olmak amacıyla ödenen paranın siyasi görüşünün bulunmadığını ifade etti.

Devletin vatandaşının hakkını koruması ve bu hakkın teslimini geciktirmemesi gerektiğini belirten Alpyavuz, suçluluğu yargı kararıyla kesinleşen kişiler hakkında hukukun gereğinin yapılmasını, sorumluluğu bulunmayan kişilerin ise haksız yere bir gün dahi mağdur edilmemesini istedi.

Mektubun sonunda Alpyavuz, Adalet Bakanı Gürlek’ten yeni bir söz değil, hukuk devletinin kendi mekanizmaları içinde ve makul sürede adaletin gerçekleşmesini talep ettiklerini belirtti. Alpyavuz, 134 ailenin evlerini, umutlarını ve hukuka olan inançlarını kaybetmeden adaletin yerini bulmasını beklediğini ifade etti.

Kaynak: Bülten