Gökbey adlı gemi ile ilgili tartışmalar, Ocak 2026’da başladı. Gökbey adlı gemi, Urla’nın cennet koylarından birinci derecede doğal ve arkeolojik sit kararı bulunan Demircili’ye getirilerek kaçak olarak söküm yapılmak istendi. Akdeniz Deniz Taşımacılık Şirketi’ne ait olan 1952 yapımı geminin, resmi söküm bölgesi olan Aliağa yerine Urla’ya getirilmesi, bölge halkının ve çevrecilerin büyük tepkisine neden oldu. Geminin asbest, ağır metal, petrol türevleri (hidrokarbon) ve sintine suyu gibi hem deniz ekosistemine hem de insan sağlığına ciddi zararlar verebilecek toksik maddeler barındırması, bölgede büyük bir çevre direnişine yol açtı. Gemi, çevreci eylemlerin yanı sıra siyasetin de gündemine girdi. TBMM’de soru önergeleri de verildi.

MAHKEMEYİ GEMİNİN SAHİBİ KAZANDI

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, gemiye el koyarak gemi sahibinden insan kaçakçılığı yaptığı iddiaları üzerine davacı oldu. Mahkemelerin sonunda gemi sahibinin insan kaçakçılığı yapmadığı kararı verildi. Davayı kazanan gemi sahibi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gemiyi geri almak için müracaat etti. Geminin iadesine karar verildi. Ancak gemi sahibi Gemi Mühendisleri Odası’ndan “yüzdülerek götürülemez, yerinde parçalanarak götürülebilir” raporu aldı. Bu raporu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne sunan gemi sahibi, gemiyi yerinde parçalayarak götürmeyi teklif etti. Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sordu. Şimdi gözler bakanlığa çevrildi. Bakanlık, yerinde sökümüne uygunluk verirse hurda gemi sökülerek götürülecek.

MERCAN: SUÇ DUYURUSUNDA BULUNURUZ

Urla Belediyesi, bölge sakinleri ve çevreciler, geminin götürülmemesine tepki gösterirken konunun başında beri takipçisi olan Çevreci Avukat Şehracat Mercan, Demircili Koyu’nun birinci derece arkeolojik ve doğal sit özelliği bulunduğunu hatırlatarak, yerinde söküm kararı verilmesinin çevre cinayeti olacağını söyledi. Mercan yerinde parçalanma kararı üzerine suç duyurusunda bulanacaklarını belirterek şunları söyledi: “Bu gemiyi bizce maliyeti yüksek çıktığı için götürmüyorlar ve yerinde sökmek istiyorlar. Ama biz buna karşıyız. Eğer böyle bir karar verilirse 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları’nı Koruma Kanunu’na göre suç oluşur. Söküm yapılırsa suç duyurusunda bulunuruz.”

Muhabir: İlker Çoban