Süper Lig'in köklü kulüplerinden Göztepe ile Galatasaray, 53 yıl önce oynanan özel bir maçın ardından ortaya çıkan sıra dışı kupa hikayesiyle yeniden gündeme geldi. Reşat Selamioğlu adına 1973 yılında İzmir Atatürk Stadı'nda düzenlenen dörtlü futbol turnuvasının finalinde iki ekip 23 Ağustos'ta karşı karşıya geldi. Karşılaşmada Galatasaray'ın İngiliz teknik direktörü Brian Birch cezası nedeniyle mücadeleyi tribünden takip etti. Göztepe'nin teknik sorumluluğunu ise Türk futbolunun önemli isimlerinden, 2018 yılında hayatını kaybeden Necdet Niş üstlendi.
Final maçında tartışmalı penaltı kararı çıktı
Mücadelenin 85'inci dakikasına 2-2 eşitlikle girildi. Bu bölümde Göztepeli Ulvi'nin topa elle müdahale ettiği gerekçesiyle hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltıdan yararlanan Galatasaray, karşılaşmayı 3-2 kazanarak turnuvayı galibiyetle tamamladı. Ancak maçın ardından yaşananlar, karşılaşmanın sonucundan daha uzun yıllar konuşulacak bir hikayeye dönüştü.
İki kulüp de kupayı kabul etmedi
İddiaya göre son üç sezonun şampiyonu olan Galatasaray'ın yöneticileri, takımlarının ortaya koyduğu futbolu yeterli bulmadı. Yönetim ayrıca maçın son dakikalarında verilen penaltının doğru bir karar olmadığını savunarak, kazanılan kupayı hak etmediklerini belirtti ve kupanın Göztepe'ye verilmesini istedi. Bu jest karşısında Göztepe yönetimi de kupayı kabul etmedi. Her iki kulübün de kupayı almak istememesi üzerine, kupa İzmir'in tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda ortadan ikiye bölündü. Böylece kupanın bir yarısı Göztepe'ye, diğer yarısı ise Galatasaray'a verildi. Bugün tarihi kupanın Göztepe'ye ait bölümü Gürsel Aksel Stadı'nda bulunan Göztepe Müzesi'nde sergileniyor.
Adil Artuner: Çok anlamlı bir kupa
O dönem Göztepe'nin kalesini koruyan ve A Milli Takım'ın eski kalecilerinden Ali Artuner'in kardeşi olan Göztepe Müze Müdürü Adil Artuner, karşılaşmanın hikayesini anlattı. Artuner, Reşat Selamioğlu adına 23 Ağustos 1973'te oynanan özel maçta karşılaşma 2-2 devam ederken son dakikalarda verilen penaltının hem futbolcular hem de yöneticiler tarafından haksız bulunduğunu belirtti. Bu nedenle Galatasaray'ın kupayı almak istemediğini ifade eden Artuner, daha sonra kupanın Kuyumcular Çarşısı'na götürülerek ikiye kesildiğini söyledi.
Kupanın iki parçası iki kulüpte bulunuyor
Kupanın bir yarısının Göztepe'de, diğer yarısının ise Galatasaray Spor Kulübü'nde kaldığını belirten Artuner, uzun yıllar Galatasaray'daki parçanın nerede olduğunun bilinmediğini, daha sonra İstanbul Beyoğlu'nda ortaya çıktığını aktardı.
Reşat Selamioğlu'nun uzun yıllar Göztepe'de divan başkanlığı yaptığını ve kulübe önemli katkılar sunduğunu dile getiren Artuner, bu nedenle yarım kupanın kendileri için büyük manevi değer taşıdığını belirterek, anıyı yaşatmak amacıyla kupanın kendi paylarına düşen bölümünü Göztepe Müzesi'nde muhafaza ettiklerini ifade etti.







