CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Kooperatif Davası kapasamında tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol hakkında açıklamalarda bulundu. Güç, yaşananları iktidarın bir baskı politikası olarak değerlendirdi.
HEPİMİZ ENŞELENİYORUZ
Güç, “Bu yaşananları süreci bir baskı unsuru haline getirilen bir sistem olarak görüyoruz. Adalet sisteminin bu şekilde baskı altında kullanılması, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere, siyasetçilere yapılan bu baskı toplumu aslında daha mutlu etmiyor, daha da mutsuzlaştırıyor. İnsanların adalete olan, insanların devlete olan güveni inanılmaz derecede sarsılıyor. Bugün gelinen nokta bizleri, Cumhuriyet Halk Partili bireyleri endişelendirmiyor, Türkiye'deki her kesimi endişelendiren bir sürece ilerliyoruz. Az önce de başka bir haberci arkadaşa ifade ettim, bu durum AKP'yi daha iyi konuma getirmiyor. Aslında AKP daha da kötüleşeceği, toplum tarafından daha da uzaklaştırılacağı, onların daha da mutsuz, toplumu mutsuz ederek oy kaybına neden olacağı sürece doğru gidiliyor. Bu süreç onları daha iyi konuma getirmeyecek ama Cumhuriyet Halk Partili siyasetçiler olarak bizler mücadelemize, devam edeceğiz. Ankara İl Başkanımız Ümit Erol’u herkes tanır, çok kıymetli birisidir. Dolayısıyla bu konularda kendisiyle ben dün bir görüşme fırsatı buldum. İnanın kendisi inanılmaz derecede durumdan rahatsız çünkü somut olarak yaşanan herhangi bir şey yokken kendisinin bir anda tutuklu yargılanması herkesi endişelendiriyor. Bu sadece Ankara İl Başkanı olarak Ümit Erkol’u endişelendirmiyor, toplumdaki tüm kesimleri endişelendiriyor. Bizler bu endişeyi yaşıyoruz, bizler bu endişenin yaşanmamasını istiyoruz çünkü toplumun derdi şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan problemler değil, toplumun derdi ekonomi, toplumun derdi işte madde bağımlılığı, gençlerin işsizlik kaygısı, iş kaygısı, gelecek kaygısı ve barınma sorunu. Biz aslında odaklanmamız gereken konular bunlarken şu anda gelinen noktada bu toplumun kötüleşen, ekonomisi kötüleşen insanlarımıza, kesimimize dokunan belediyeleri bir şekilde baskı altına alarak, bürokrasiyi baskı altına alarak, oradaki siyaseti baskı altına alarak o hizmeti azaltarak siyasi çıkar elde edilmeye çalışılıyor. Biz de bunun doğru olmadığını, bu insanlarımızın, toplumun bu insanlarının buna ihtiyacı olduğuna inanıyoruz ve bunun için mücadelemize devam ediyoruz” dedi.




