Ankara’nın Keçiören ilçesinde çiğ köfte dükkanı işleten 23 yaşındaki Hakan Çakır, 10 Ağustos’ta ailesiyle birlikte evine dönerken yaşanan tartışmanın ardından çıkan kavgada hayatını kaybetti. Annesi Sevender Özkan Çakır ve kız kardeşi Melisa Nur Çakır’ın, sokakta karşılaştıkları kişilerle yaşadığı yol verme tartışması kısa sürede büyüdü. Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen Hakan Çakır ile Ahmet Emir Zeynal ve Umut Kılınç arasında başlayan kavga, iki tarafın yakınlarının da dahil olmasıyla şiddetlendi.
Olayın ardından açılan dava, Ankara 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 8 Nisan’daki duruşmada mahkeme heyeti, sanıklar hakkında çeşitli hapis cezalarına hükmetti. Sanık Cemal Zeynal ile Ahmet Emir Zeynal’a müebbet hapis cezası verilirken, diğer sanıklar hakkında da farklı sürelerde hapis cezaları kararlaştırıldı. Bazı sanıklar hakkında ise beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verildi.
Gerekçeli kararda yer alan tespitler
Mahkemenin açıkladığı gerekçeli kararda, sanıkların olayın ikinci aşamasında birlikte hareket ettikleri ve saldırıyı organize şekilde gerçekleştirdikleri ifade edildi. Ahmet Emir Zeynal’ın olay yerinden ayrıldıktan sonra diğer sanıkları çağırdığı, bu kişilerin pala, bıçak ve çivili sopa gibi aletlerle geri gelerek saldırıyı sürdürdüğü belirtildi.
Kararda, sanıkların eylem üzerinde ortak hakimiyet kurduğu ve müşterek fail olarak hareket ettiği değerlendirmesi yapıldı. Hakan Çakır’ın vücudunda bulunan kesici ve delici alet yaralarının her birinin tek başına öldürücü nitelik taşıdığı, ölümün büyük damar yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu gerçekleştiği kaydedildi. Kullanılan aletler, darbe sayısı ve hedef alınan bölgeler birlikte değerlendirildiğinde sanıkların öldürme kastıyla hareket ettiği sonucuna varıldığı ifade edildi.
Diğer mağdurlara yönelik eylemler
Gerekçeli kararda, Hakkı Can Çakır ve Şahin Çakır’a yönelik saldırılarda da kesici ve delici aletlerle hayati tehlike oluşturabilecek yaralanmalar meydana geldiği belirtildi. Ancak çevrede bulunan kişilerin tepkileri üzerine sanıkların olay yerinden uzaklaştığı ve eylemlerine devam edemediği ifade edildi. Bu durumun, saldırının tamamlanmasını engellediği değerlendirmesi yapıldı.
Eyyüp Demir ve Sevender Özkan’a yönelik eylemlerde ise yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, ancak kullanılan aletlerin niteliği nedeniyle kasten yaralama suçunun oluştuğu belirtildi. Ayrıca Ahmet Emir Zeynal’ın tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediği, ancak ardından gerçekleşen saldırılar nedeniyle bu suçlardan ayrı hüküm kurulmasına gerek görülmediği kaydedildi.
Delil durumu ve savunma değerlendirmesi
Mahkeme, tutuksuz sanık Umut Kılınç’ın öldürme ve ağır yaralama eylemlerine katıldığına dair yeterli ve kesin delil bulunamadığını belirtti. Kılınç’ın yalnızca olayın ilk aşamasındaki darp eylemine iştirak ettiğinin sabit olduğu, ancak öldürücü saldırı sürecinde ortak hakimiyet kurduğunun ispatlanamadığı ifade edildi.
Öte yandan, Hakkı Can Çakır, Şahin Çakır ve Eyyüp Demir’in eylemlerinin, kendilerine ve yakınlarına yönelik saldırıyı engellemeye yönelik olduğu değerlendirildi. Mahkeme, bu eylemlerin olayın koşulları çerçevesinde meşru savunma kapsamında kaldığı sonucuna ulaştı.





