Bursa’da bir eğlence merkezinde hesap nedeniyle çıkan tartışmayla başlayan ve silahlı çatışmaya dönüşen olayda 35 yaşındaki Berk Keleş hayatını kaybetti. Bir işyeri çalışanını tabancayla bacağından yaraladıktan sonra taksiye binen Keleş’in, kendisini durdurmak isteyen izinli polis memuru M.S.’ye ateş ettiği, polis memurunun da silahla karşılık verdiği belirtildi. Güvenlik kameralarına yansıyan olayla ilgili yaklaşık 6 ay süren soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede, polis memurunun eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığı görüşüne yer verildi.
Olay, Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi İstanbul Caddesi’nde bulunan bir eğlence merkezinin önünde meydana geldi. İddiaya göre arkadaşlarıyla birlikte eğlence merkezine gelen Berk Keleş, yemek yiyip alkol aldıktan sonra hesabı fazla bulması üzerine işyeri çalışanlarıyla tartışmaya başladı.
Tartışmanın ardından evine gönderilmek istendi
Tartışmanın büyümesi üzerine işyeri müdürü tarafından Keleş’in evine gönderilmesi amacıyla ticari taksi çağrıldı. Ancak iddiaya göre Keleş, eğlence merkezinin önünde bağırmayı ve hakaret etmeyi sürdürdü.
Bu sırada kendisine müdahale eden işyeri çalışanı Önder Y.’ye tabancayla ateş eden Keleş, çalışanı bacağından yaraladı. Keleş, silahlı saldırının ardından kendisi için çağrılan ticari taksiye bindi.
Yaşananları gören ve olay sırasında izinli olduğu öğrenilen polis memuru M.S. de işyerinden dışarı çıktı. Sivil kıyafetli olan M.S., Keleş’e polis olduğunu belirterek teslim olması yönünde ihtarlarda bulundu.
“Dur polis, silahını bırak, teslim ol” diye ihtarda bulundu
Olayın ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde polis memuru M.S.’nin Keleş’e art arda “Dur polis” şeklinde seslendiği görüldü. M.S.’nin ayrıca Keleş’ten silahını bırakmasını ve teslim olmasını istediği belirtildi.
Görüntülere göre Keleş, yapılan ihtarlara rağmen taksinin içerisinden tabancasını çıkararak polis memuruna doğrulttu ve ateş açtı. Bunun üzerine polis memuru M.S. de silahını çekerek karşılık verdi.
Tarafların peş peşe silah kullandığı çatışma anları çevredeki güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Çatışma sırasında başından vurulan Berk Keleş ağır yaralandı. Olayın bildirilmesi üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan 35 yaşındaki Keleş, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Otopside 2,79 promil alkol tespit edildi
Keleş’in ölümünün ardından yapılan otopside 2,79 promil alkollü olduğu belirlendi.
Olayın ilk bölümünde Keleş tarafından tabancayla bacağından vurulan işyeri çalışanı Önder Y. de hastanede tedavi altına alındı. Önder Y., tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi.
Savcılık soruşturması yaklaşık 6 ay sürdü
Olayla ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma yaklaşık 6 ay sürdü. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından olay sırasında silahını kullanarak Berk Keleş’i vuran polis memuru M.S. hakkında iddianame hazırlandı.
İddianamede olayın başlangıcından silahlı çatışmaya kadar yaşananlara ayrıntılı şekilde yer verildi. Keleş’in ilk olarak işyeri çalışanı Önder Y.’yi silahla yaraladığı, ardından eğlence merkezinin önündeki kalabalığa silah doğrulttuğu belirtildi.
İddianamede Keleş’in bu sırada, “Yakarım lan burayı, vuracağım hepinizi” şeklinde tehditlerde bulunduğu, daha sonra kendisini polis olarak tanıtarak teslim olması yönünde ihtarda bulunan M.S.’ye ateş ettiği kaydedildi.
Savcılık eylemi meşru müdafaa kapsamında değerlendirdi
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, polis memuru M.S.’nin olay sırasındaki davranışlarını da değerlendirdi. İddianamede M.S.’nin hem silahla yaralanan Önder Y.’ye yönelik saldırı, hem işyeri önünde bulunan kalabalığın güvenliği hem de doğrudan kendi hayatına yönelen silahlı saldırı karşısında görevinin gereklerine uygun hareket ettiği görüşüne yer verildi.
Savcılık, polis memuru M.S.’nin eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümleri kapsamında kaldığını değerlendirdi.
Avukatı güvenlik kamerası görüntülerine dikkat çekti
Polis memuru M.S.’nin avukatı Sedat Gülen de olayla ilgili yaptığı açıklamada, müvekkilinin olay tarihinde izinli olmasının polislik görevi açısından müdahalede bulunmasına engel olmadığını belirtti.
Gülen, polislerin ilgili mevzuat gereğince görev dışında bulundukları sırada karşılaştıkları olaylara da müdahale edebildiklerini ifade etti.
Müvekkilinin olay sırasında sivil kıyafetli olduğunu belirten Gülen, bu nedenle Keleş’e müdahale etmeden önce polis olduğunu açıkça söylediğini kaydetti. Gülen, güvenlik kamerası kayıtlarında da M.S.’nin art arda “Dur polis” ve “Silahını bırak, teslim ol” şeklinde ihtarlarda bulunduğunun görüldüğünü ifade etti.
“Amacı öldürmek olsaydı ateş etmeye devam ederdi”
Avukat Sedat Gülen, güvenlik kamerası görüntülerinin müvekkilinin amacının Keleş’i öldürmek değil, devam eden saldırıyı sona erdirerek şahsı etkisiz hale getirmek olduğunu ortaya koyduğunu savundu.
Gülen, “Müvekkilimin silahında ateşe hazır mermiler bulunmasına rağmen şahıs etkisiz hale geldikten sonra ateş etmeyi sürdürmemesi de bu durumu göstermektedir” dedi.
Polis memurunun müdahalesinin yalnızca kendi hayatına yönelik saldırı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gülen, olayda başka kişilerin de silahlı tehditle karşı karşıya kaldığını ifade ederek eylemin üçüncü kişi lehine meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
İddianame kabul edildi
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan polis memuru M.S., işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İddianamenin kabul edilmesinin ardından M.S.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.





