İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü tarafından, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) öncülüğünde ‘İletişimin Yüzyılı Güçlü İletişim, Etkin Kamu’ temasıyla bölgesel eğitim ve iş birliği programı düzenlendi. Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Yardımcısı İlhami Giray Şahin, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın da öncülüğünü yaptığı, Türkiye'de Cumhuriyet tarihinde ilk defa gerçekleşen, bundan 23 sene önce 1. İletişim Şurası'nın içeriğine baktığımda, akademik dünyadan, sektörden, basın mensuplarından, katılımcıların her birinin ifade ettikleri hususlara baktığımda ve 2’ncisini gerçekleştirdiğimiz İletişim Şurası'ndaki çalışmalara bizzat öncülük etmiş bir başkanlığın, başkan yardımcısı olarak konular çok farklılaşmış, içerikler çok değişmiş. Dünyada iletişim çok farklı yerlere gelmiş. Bunlara adapte olacak, bu yeniliklere ayak uyduracak ve bunlarla birlikte yaşamayı öğrenecek bir düzen almamız gerektiği ortada. Cumhurbaşkanımızın inşa ettiği bir marka var. Hepinizin de kullandığı, toplumun tamamının bildiği bir marka. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi olarak geçen, ama kısaltması CİMER olan bir marka. Cumhurbaşkanımızın belediye başkanı olduğu dönemde Beyaz Masa hikayesiyle başlayan bir hikâye. Başbakan olduktan sonra Cumhurbaşkanımız Başbakanlık İletişim Merkezi olarak (BİMER) olarak faaliyetlerini sürdüren, sonrasında da dönüşen ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi ile beraber tüm bakanlıkların, tüm kamu kurumlarının içinde olduğu bir düzene evrilen bir iletişim sistemi var” sözlerine yer verdi.

Iletisim Baskanligindan Izmirde Cimer Egitimi (1)

‘Güvenilir bilgiye ulaşmak zorlaştı’

Kamu görevlilerinin nitelikli iş çıkarması, vatandaşa doğru cevabı doğru zamanda verebilmesinin çok önemli olduğunu aktaran Şahin, “Sokakta sıradan gördüğünüz bir insan, herhangi bir şekilde bir kamu yetkilisine ulaşma imkanı olmayan bir birey cep telefonundan veya herhangi bir bilgisayarın başına oturduğunda T.C. kimlik numarasını beyan ettiği takdirde istediği her konuda, istediği her görüşü, kimi zaman teşekkür, kimi zaman şikayet, kimi zaman bir talebini ulaştırabilmenin bir muhatabını bulur. Çok güçlü bir iletişim bu. Yaş, sınıf, şehir, ilçe farkı gözetmeksizin hepsini muhatap alabileceğiniz ve hepsine de yardımcı olmayı arzu ettiğiniz bir sistem kurgulanmış. Ne büyük bir başarı. İletişimin hızla dönüştüğü, bilgiye erişimin kolaylaştığı ancak doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın zorlaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Sizlerin de malumu olan, 2’nci İletişim Şurası'nda Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi iletişimin temel amacı doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır. Dolayısıyla bugünün iletişim ortamında bu hedef her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Artık yalnızca kasıtlı olarak üretilen yanlış ve maksatlı bilgilerle, yani dezenformasyonla mücadele etmiyoruz. Aynı zamanda yanlış olduğunu bilmeden paylaşılan içerikler, başka bir ifadeyle malenformasyonla da mücadele ediyoruz. Böyle bir ortamda bilginin bağlamından koparılması, manipülatif içerikler ve yapay zekanın beraberinde getirdiği riskler de bu tabloyu daha da karmaşık hale getiriyor” dedi.

‘Doğru bilgi ayırt edilmeli’

“Bunlarla beraber tabii İzmir'in daha önce de yaşadığı maalesef bir deprem söz konusu” diyen Şahin, “Birçoğumuz etkilendik. Yakınımız evlerinden, yurtlarından, yakınlarından maalesef uzaklaştı. Ve böyle bir ortamda afet haberciliğinin nasıl olmasına dair eğitimleri dahi İletişim Başkanlığı üstlendi. Ve bu projeleri gerçekleştirirken akademik dünyadan, kimi zaman üniversitelerle ortak projeler yürüttük, kimi zaman bakanlıklarla, AFAD'la birlikte bu bilgilendirmeyi ve bu usulleri paylaşmak durumunda kalıyoruz. Afet haberciliğinde bir haberin nasıl verilmesi gerektiği, kişisel hakların nasıl ihlal edilmeyeceği ve bununla beraber toplumsal anlamda oluşabilecek bir panik havasının nasıl ortadan kaldırılarak sonuç odaklı ve afete ilişkin mücadele odaklı yaklaşımın nasıl geliştirileceğinin tamamını bu bilgilendirme toplantılarında, bu çalışmalarımızda hep ilgili taraflara aktarmaya çalışıyoruz. Bütün bunlar aynı zamanda 'infodemi' olarak adlandırılan, yani 'information' İngilizce bilgi ve 'epidemi' salgın, bunun ikisinden oluşan bir kelime, bir terim üretilmiş infodemi diye. Infodemi olarak adlandırılan bir başka sorunu ortaya çıkarıyor. Doğru, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin aynı anda ve büyük bir hızla dolaşıma girmesiyle oluşan bilgi salgını. Böyle bir ortamda mesele yalnızca bilgiye ulaşmak değil, doğru bilgiyi yanıltıcı içerikten de ayırt etmek gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak: Filiz Erol