Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) iş birliğinde İzmir’de ‘Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı’ gerçekleştirildi. Sağlık turizmi sektöründe bölgesel koordinasyonun güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturulması amacıyla gerçekleştirilen toplantıya TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Özgür Öztan, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, oda ve sivil toplum kuruşu temsilcileri ve iş insanları katıldı. Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay önemli açıklamalarda bulundu. Tugay, "Bir kamu yönetim sorunu var. Ağır bürokrasi ve hiyerarşi ile ülkenin gelişmesindeki en büyük sorun. Her iki tarafta da herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Türkiye’de hekimlik kalitesi giderek düşüyor. Türkiye’nin çok üst düzey bir doktor kalitesi var. Bu kalite şu anda bozulma süreci yaşıyor. Tıp fakültesinin eğitim kalitesi düşüyor. Bu çok tehlikeli bir durum. Asla olmaması gereken bir durum. Bina yapıp tıp fakültesi yaptım demekle olmuyor. İnsanların ellerinde kimse ölmesin. İyi hekimler ve çabalar devam ediyor. Kamudaki nitelik gittikçe düşüyor" diye uyarılarda bulundu.

Turizme yatırım yapılmalı
Ülkenin güvenlik problemlerine değinen Tugay, “Genel sorun; Türkiye’yi güvenli bir ülke olarak görmemeleri ve buna dair bir propaganda yürüyor olması. Bir ölçüde karşılık buluyor, bir ölçüde referans ile bu aşılabiliyor. 2025 yılında sağlık turizm düşüşü Türkiye’nin daha pahalı bir ülke olmasından kaynaklanıyor. Şu anda rekabette Türkiye daha pahalı bir ülke durumuna düştü. Turizmcilerin tamamı aynı şikayetin içinde. Turizme yatırım yapılması gerekiyor. Türkiye güvenli mi? Biz olması gerektiği kadar güvenli bir ülke değiliz. Artan şiddet, mafyalaşma, yeme-içme tesisleri başta olmak üzere hizmet sektöründeki kalitenin denetimsizliği güvenli değil. Merdivenaltı her türlü şeyi net ve keskin tavırla durdurmalıyız” dedi.
Sigortalar önünü açmıyor
İzmir’de sağlık turizmi deyince termal turizm olarak düşündüklerini belirten Tugay, “Balçova termal tesislerine Kuzey ülkelerinden yaşlı vatandaşlar geliyordu, bozuldu. Şu anda sağlık turizmi gelen gelirlerden bahsetmemizin sebebi estetik için Türkiye’ye gelmeleridir. Türkiye bu konuda yıldız ülkelerden biriydi. Kozmetik işlemler, diş tedavisi, saç ekimi, tüm vücut taramaları işlemleri var. Bunlar yurtdışında ciddi maliyetle yapılan işler. Özel hastanede hekimlik yaptım, tıbbi işlemler için gelemezler mi diye düşündük. Sigortacıların hiçbiri yanaşmadı. Türkiye’ye tatil için gelen rahatsızlanmış insanların tedavilerini ödüyorlar. Kendi ülkesinde yapılabilecek tedavi için gelmiyorlar. Sigortalar bunun önünü açmıyor” diye konuştu.

Buraya gelmiyorlar çünkü güvenleri yok
Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üçüncü yaş turizmi denen bir turizm var. Avrupa’da çok ciddi bir yaşlı nüfus var. Yaşlı insanları 2-3 ay doğru tesislerde güvenli şekilde konuk edebilirsek inanılmaz bir potansiyel var. Çünkü Türkiye iklimi, doğası tarihi, kültürü ve gastronomisiyle Avrupalı yaşlılar için ilgi duyulan bir ülke. Buraya gelmiyorlar çünkü güvenleri yok. Üçüncü yaş turizmini hedefleyen bir çalışma duymadım. Üçüncü yaş turizmi özellikle İzmir ve Ege Bölgesi'nin ciddi bir potansiyeli. Birilerinin yatırım yapması lazım. İnsanların en çok istediği şey güvenlik. Sonra da rekabetçi ortamda makul bir fiyatın olması, bunların denetlenmesi ve teşvik edilmesi lazım.”
İnsanlar İzmir’i tanımıyor
İzmir’in yurtdışında yeterince tanınmadığını aktaran Tugay, “Herkesin İzmir’in tanıtımına özel önem vermesi lazım çünkü insanlar İzmir’i tanımıyor. İzmir’in tanıtımı için kolektif bir çaba içinde olmamız gerekiyor. İzmir’i bütün dünyayı en iyi şekilde misafir edecek şekilde hazırlamamız gerekiyor” dedi.

İzmir önemli yer kaplıyor
TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, sağlık sektörünün günümüzde uluslararası bir sektör haline geldiğini aktararak, “Tüm ülkeler yatırımlarda bulunuyorlar, rekabet çok üst düzeyde. Rekabetin fiyat kırarak yapılan kısmı da geride kaldı. Artık kaliteye önem vermemiz gerekiyor. Sahip olduğu doğal güzellikler, kültürel ve sağlık altyapısıyla çok önemli bir potansiyel barındırıyor. Güçlü sağlık kurumları, nitelikli insan kaynakları, termal kaynaklar, iklim ve yaşam kalitesiyle Ege Bölgesi ve İzmir çok önemli şehirlerden bir tanesi. İzmir sağlık turizminde önemli bir yer kaplıyor. Daha önce tüm sağlık turizmi gelirleri içinde yüzde 1 yeri varken son yıllarda yüzde 5’e kadar artırmış bir rolü var. Genel olarak sektör gelirleri yerinde sayarken ve bir tık gelirlerken İzmir tam tersi davranış sergilemiş ve kapladığı alanı büyütmüş. Genel turizm gelirleri içinde sağlık turizminin payı bir tık düştü. İzmir tam tersi ön plana çıkan, daha büyük bir alan kaplayan bir hale gelmiş. Bugün dünya genelinde sağlık turizmi hizmet olarak evriliyor. Sadece bir operasyon için değil de yaşam kalitelerini de arttıracakları bir destinasyonda tedavileri almayı tercih ediyorlar. Bu noktada İzmir neden bu başarıyı sağladı net bir şekilde açıklanabilir. Tedaviyle yaşam deneyimini bir araya getiren en önemli destinasyonlardan bir tanesi. İzmir'de sağlık hizmeti sunumunun kalitesi, ileri tanı tedavi imkanları ve buna erişebilirlik, hasta deneyimi açısından yüksek kapasiteler sunan tedavi merkezleri, iklim rehabilitasyonu ve termal kaynaklar çok önemli. Kronik hastalıkların yönetimi ve uzun süreli bakım hizmetleri için önemli avantajları var. Ege bölgesinde açılmış sağlık kuruluşlarının yüzde 63’ü İzmir'de bulunuyor. Bu da İzmir’in Ege Bölgesi'ndeki gücünü yansıtan bir başka faktör” diye konuştu.
Kalıcı bir yapıya dönüştürmeliyiz
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını arttırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz; medikal turizm, termal turizm, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizmi” dedi. “İzmir’in sunduğu imkanlar yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı değil” diyen Özgener, “Kentimize tedavi için gelen bir ziyaretçi aynı seyahat içerisinde Efes Antik Kenti’ni ziyaret edebiliyor, Meryem Ana Evi gibi önemli inanç turizmi merkezlerini görebiliyor veya Kemeraltı ya da Urla’da gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Bu çok katmanlı turizm deneyimi, İzmir’i yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomi turizmini bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon haline getiriyor. Ancak bu potansiyeli kalıcı bir başarıya dönüştürebilmek için, sağlık turizmini yalnızca sağlık hizmetleri perspektifinden değil; bütüncül bir değer zinciri olarak ele almak durumundayız. Çünkü sağlık turizmi; ulaşım altyapısından konaklama kalitesine, dijital tanıtımdan uluslararası akreditasyona, insan kaynağından şehir deneyimine kadar uzanan çok boyutlu bir ekosistemi gerektiriyor” diye konuştu.

'Sağlık Turizmi Vadisi' modeli
Dünyada rekabet eden şehirlerin sadece bina yapan değil, yaşam alanı tasarlayanlar olduğunu, İzmir’in de bu vizyonla hareket etmesi gerektiğini aktaran Özgener, “Bu noktada, İzmir için önümüzde güçlü bir fırsat bulunuyor. Uzun yıllardır farklı yönleriyle tartışılan, geçtiğimiz günlerde de Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla turizm merkezi statüsü kaldırılan İnciraltı’nı; atıl bir alan olmaktan çıkarıp, İzmir’in geleceğini şekillendirecek stratejik bir dönüşüm projesi olarak ele almamız gerektiğine inanıyoruz. Bizler, İzmir’de İnciraltı’nın merkezde olduğu bir Sağlık Turizmi Vadisi modeli oluşturulmasının mümkün olduğuna inanıyoruz. İnciraltı’nın bu model doğrultusunda planlanması; sağlık hizmetlerinin sunulduğu, ileri teknoloji ve Ar-Ge’nin üretildiği, uluslararası hastaların ağırlandığı, aynı zamanda yaşam kalitesi yüksek bir çevre sunan yeni nesil bir destinasyon anlamına geliyor. Çünkü doğru değerlendirilirse, İnciraltı’nın, İzmir’in sağlık turizminde dünya ligine çıkmasını sağlayacak bir kaldıraç olacağı kanaatindeyiz. Bu nedenle; yıllardır konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen bu alan için artık kararlılık, uzlaşma ve ortak akıl ile somut adım atma zamanı olduğunu düşünüyoruz” dedi.




