İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER), TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından İnciraltı bölgesine ilişkin yapılan açıklamada yer alan yürütmeyi durdurma kararının, kamuoyunda bölgenin güncel 1/100.000 ölçekli planlarının durdurulduğu yönünde yanlış bir algıya neden olduğunu belirtti. İNGEDER Başkanı Tayfun Karabulut imzasıyla yayımlanan basın açıklamasında, söz konusu yargı kararının 29 Nisan 2025 tarihinde onaylanan önceki 1/100.000 ölçekli plan değişikliğine ilişkin olduğu, İnciraltı’nın bugün yürürlükte bulunan planının ise 8 Nisan 2026 tarihinde onaylanan yeni ve revize edilmiş Çevre Düzeni Planı olduğu ifade edildi.

İNGEDER açıklamasında, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan “İnciraltı Bölgesindeki Rant Baskısına Yürütmeyi Durdurma Kararı” başlıklı açıklamanın ardından kamuoyunda oluşan algıya dikkat çekildi. Açıklamada, yargı tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararının 2025 tarihli eski plan işlemine yönelik olduğu belirtilerek, kararın bugün yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli planın durdurulduğu şeklinde değerlendirilmesinin doğru olmadığı savunuldu.

Dernek tarafından yapılan açıklamaya göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni ve revize 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı, 8 Nisan 2026 tarihinde onaylandı. Söz konusu planın 11 Mayıs ile 9 Haziran 2026 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı ve açıklamanın yapıldığı tarih itibarıyla yürürlükte olduğu kaydedildi.

İNGEDER, bu nedenle 29 Nisan 2025 tarihli önceki plan hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararının, yeni planın yürürlükte olmadığı veya durdurulduğu şeklinde kamuoyuna aktarılmasını eleştirdi. Açıklamada, plan değişikliklerinin tarihleri ile yargı kararlarının hangi idari işleme ilişkin olduğunun birbirinden ayrılması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun bilim insanları ve meslek odalarının yer aldığı köklü bir yapı olduğuna dikkat çekilerek, hukuki sürecin hangi plana ilişkin olduğunun kamuoyuna açık şekilde aktarılması gerektiği ifade edildi. İNGEDER, İnciraltı bölgesinde yeniden “rant” algısı oluşturulmasının bölgedeki toprak sahipleri açısından uzun yıllardır devam eden belirsizlikleri artırdığını belirtti.

İNGEDER açıklamasında, İnciraltı ve Bahçelerarası’ndaki toprak sahiplerinin beş nesildir aynı toprakların sahibi olduğu belirtildi. Yıllardır devam eden planlama belirsizlikleri ve dava süreçlerinin yalnızca bölgedeki planlama sürecini geciktirmediği, toprak sahiplerinin ekonomik ve psikolojik açıdan baskı altında kalmasına da neden olduğu ifade edildi.

Açıklamada, her yeni planlama gelişmesinin ardından oluşturulan olumsuz algıların bölgedeki insanların geleceğe yönelik güvenini zedelediği ve yıllardır sahip oldukları toprakları gerçek değerinin altında sermaye gruplarına devretmek zorunda kalabilecekleri yönündeki endişe dile getirildi. İNGEDER, bu durumdan kimin fayda sağlayacağının kamuoyu tarafından sorgulanması gerektiğini belirtti.

Dernek, hukuk mücadelesi yürütülmesine karşı olmadığını da açıklamasında vurguladı. Ancak bu mücadele sırasında dava konusu olan planın tarihi ile yargı kararının hangi idari işleme yönelik olduğunun eksiksiz biçimde kamuoyuna aktarılması gerektiğini kaydetti.

İNGEDER Başkanı Tayfun Karabulut imzasıyla yayımlanan açıklamada, İnciraltı’nın 8 Nisan 2026 tarihinde onaylanan ve 11 Mayıs-9 Haziran 2026 tarihleri arasında askıya çıkarılan güncel 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın yürürlükte olduğu bir kez daha belirtildi. Yürütmeyi durdurma kararının ise 29 Nisan 2025 tarihli önceki plan işlemine ilişkin olduğu ifade edildi.

Açıklamada, İnciraltı’nın yalnızca bölgedeki toprak sahipleri açısından değil, İzmir’in geleceği açısından da önem taşıdığı belirtilerek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sürdürülen çalışmaların tamamlanması talep edildi. İNGEDER, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planların da sonuçlandırılarak askıya çıkarılmasını ve bunun ardından 18. madde uygulamasına geçilmesini beklediklerini bildirdi.

İNGEDER, bölgedeki hak sahiplerinin bundan sonraki süreçte de hukuk çerçevesinde mücadelelerini sürdüreceğini açıkladı. Açıklamada, gerektiğinde yeniden mahkemelere başvurulacağı ve hakların hukuk içerisinde sonuna kadar savunulacağı ifade edildi.

Kaynak: Haber Merkezi