İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İşçi Partisi içerisinde son dönemde artan baskılar ve siyasi tartışmaların ardından görevinden istifa ettiğini açıkladı. Televizyondan yayımlanan açıklamasında görevini bırakacağını duyuran Starmer’ın kararı, İngiliz siyasetinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
63 yaşındaki İşçi Partisi lideri, 2024 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde partisini büyük bir zafere taşıyarak 1997 yılından bu yana İşçi Partisi’nin elde ettiği en büyük parlamento çoğunluğunu kazanmıştı. Starmer, böylece 14 yıl süren Muhafazakâr Parti iktidarını sona erdirerek başbakanlık görevine gelmişti.
Ancak seçim zaferinin ardından geçen süreçte Starmer’ın siyasi desteği önemli ölçüde geriledi. Kamuoyu yoklamalarında seçmen desteğinin düştüğü belirtilirken, çeşitli siyasi tartışmalar ve parti içi anlaşmazlıklar başbakan üzerindeki baskıyı artırdı.
Starmer’ın istifası öncesinde İşçi Partisi içerisindeki en güçlü rakibi olarak Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham öne çıktı. Kuzey İngiltere’deki etkili siyasi duruşu nedeniyle “Kuzeyin Kralı” olarak da anılan Burnham, geçtiğimiz perşembe günü Kuzey Batı İngiltere’de gerçekleştirilen ara seçimde parlamentoya girmeyi başardı. Bu sonuç, Burnham’ın parti liderliği yarışına katılabilmesi açısından kritik bir eşik olarak değerlendirildi.
Ara seçim zaferinin ardından açıklama yapan Burnham, ülke için yeni bir değişim döneminin başladığını belirterek, siyasetin yeniden umut verebileceğini ve insanların ülkenin yeniden işler hale geldiğini hissetmesi gerektiğini söyledi.
İşçi Partisi içerisindeki liderlik tartışmaları son aylarda daha da yoğunlaştı. Özellikle mayıs ayında gerçekleştirilen yerel ve bölgesel seçimlerde partinin ciddi oy kayıpları yaşaması, Starmer’a yönelik eleştirileri artırdı. Seçimlerde Nigel Farage liderliğindeki Reform UK Partisi’nin önemli kazanımlar elde etmesi, İşçi Partisi içerisindeki rahatsızlığı daha da büyüttü.
Yerel seçimlerde İşçi Partisi’nin bin 200’den fazla yerel meclis sandalyesi kaybettiği, buna karşılık Reform UK’nin bin 300’den fazla sandalye kazanarak 13 belediyenin kontrolünü elde ettiği bildirildi. İngiliz basınında yer alan haberlerde, seçim sonuçlarının ardından İşçi Partisi içerisindeki 70’ten fazla milletvekili ile bazı kabine üyelerinin Starmer’ın görevi bırakması ya da ayrılık takvimi açıklaması yönünde çağrılarda bulunduğu belirtildi.
Starmer son dönemde kabinesindeki önemli isimlerin istifalarıyla da karşı karşıya kaldı. Sağlık Bakanı Wes Streeting geçen ay görevinden ayrılırken, açıklamalarında Starmer’ın karar alma süreçlerini eleştirdi. Savunma Bakanı John Healey de askeri harcamalar konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle görevinden ayrıldı ve başbakanın kamuoyuna verdiği sözleri yerine getirmediğini savundu.
Starmer’ın karşı karşıya kaldığı siyasi tartışmalar arasında, Aralık 2024’te İngiltere’nin ABD Büyükelçiliği görevine Peter Mandelson’ı ataması da yer aldı. Jeffrey Epstein ile ilişkileri nedeniyle kamuoyunda eleştirilen Mandelson’ın görevlendirilmesi, hükümet üzerinde yeni bir tartışma başlattı. Daha sonra Mandelson’ın Epstein ile yaptığı kişisel yazışmaların ortaya çıkmasının ardından görevden alındığı belirtildi. Mandelson hakkında Şubat ayında kamu görevinin kötüye kullanılması şüphesiyle işlem başlatıldığı, ancak şu ana kadar herhangi bir suçlama yöneltilmediği ifade edildi.
Starmer hükümeti ekonomik alanda da çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldı. Brexit sonrası süreç, küresel çatışmaların ekonomik etkileri ve mali disiplin politikaları nedeniyle hükümetin hareket alanının daraldığı değerlendirildi. Seçim döneminde vaat edilen birçok reform ve yatırım programının sınırlanması ya da tamamen iptal edilmesi, kamuoyunda eleştirilere neden oldu.
Net sıfır emisyon yatırımları ve dijital kimlik kartları gibi hükümetin öncelikli projeleri arasında yer alan bazı uygulamaların zamanla küçültülmesi veya gündemden çıkarılması da Starmer’ın liderliğine yönelik soru işaretlerini artırdı.
ABD Başkanı Donald Trump da hafta sonu yaptığı açıklamayla tartışmalara dahil oldu. Trump, Starmer’ın göç ve enerji politikalarında başarısız olduğunu öne sürerek İngiltere Başbakanı’nın görevinden ayrılacağını söyledi ve kendisine başarılar diledi. Trump ayrıca İngiltere’nin Kuzey Denizi’ndeki petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine yönelik kısıtlamalarını eleştirerek bölgedeki enerji kaynaklarının daha fazla kullanılması gerektiğini savundu.
Siyasi analistler, Burnham’ın ara seçimde elde ettiği güçlü sonucun İşçi Partisi içerisindeki dengeleri değiştirdiğini ve Starmer’ın istifasında belirleyici rol oynadığını değerlendiriyor. Parti kuralları gereği liderlik yarışına katılacak adayların İşçi Partili milletvekillerinin yüzde 20’sinin desteğini alması gerekiyor. Bu şartı birden fazla adayın sağlaması halinde parti üyeleri ve destekçileri arasında oylama yapılacak.
Ancak İngiliz siyasi çevrelerinde Burnham’ın liderlik yarışının en güçlü adayı olduğu görüşü hakim. Parti içerisinde bazı isimlerin, sürecin uzun ve tartışmalı bir yarışa dönüşmemesi için Burnham’ın tek ciddi aday olarak öne çıkmasını istediği belirtiliyor.
Keir Starmer’ın istifasıyla birlikte İngiltere son 10 yıl içerisinde yedinci başbakanını seçmeye hazırlanıyor. Ülkede siyasi istikrarsızlık süreci, 2016 yılında gerçekleştirilen Brexit referandumundan bu yana devam ediyor.
Bir işçi ve hemşire ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen ve ailesinde üniversite eğitimi alan ilk kişi olan Starmer, hukuk alanında önemli görevlerde bulundu. İngiltere ve Galler’in en üst düzey ceza savcılığı görevini yürüttükten sonra siyasete atılan Starmer, 2015 yılında milletvekili seçildi. 2019 seçimlerinde İşçi Partisi’nin yaşadığı ağır yenilginin ardından parti liderliğine getirilen Starmer, partisini yeniden iktidara taşıyan isim olmuştu.





