İran Savunma Bakanı Aziz Nasırzade, ülkesinin füze programına ilişkin tartışmalara net ve sert mesajlarla yanıt verdi. İran devlet televizyonuna konuşan Nasırzade, İran’ın balistik füze kapasitesinin ne askeri müdahaleyle ne de diplomatik müzakereler yoluyla ortadan kaldırılabileceğini vurgulayarak, füze gücünün ülkenin ulusal güvenliğinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu söyledi.
“Füze Programı Pazarlık Konusu Değil”
Nasırzade, İran’da füze programının müzakere edilmesine yönelik herhangi bir yaklaşımın bulunmadığını belirtti. “Ülkemizde hiç kimse füzelerle ilgili meselelerde müzakere yanlısı değildir” diyen Nasırzade, “Füze gücümüz ne savaşla ne de müzakere ile yok edilebilir. Füze kapasitemiz, ABD gibi birkaç yüzyıllık bir devletin aldığı kararlarla ortadan kaldırılamaz” ifadelerini kullandı.
Bölgesel Gerilimler ve Mesajın Zamanlaması
Savunma Bakanı’nın açıklamaları, Orta Doğu’da tansiyonun yükseldiği bir dönemde geldi. Son aylarda İran ile İsrail arasında karşılıklı saldırılar yaşanmış, ABD ve müttefiklerinden Tahran’a yönelik sert açıklamalar yapılmıştı. Özellikle Washington yönetiminin İran’ın nükleer ve askeri kapasitesine ilişkin baskıyı artırması, füze programını yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdı.
İran’ın Güvenlik Doktrininde Füze Gücü
İran’ın balistik füze programı, Tahran’ın ulusal güvenlik mimarisinin en kritik unsurlarından biri olarak görülüyor. Uzmanlara göre İran, hava gücündeki sınırlılıkları dengelemek ve caydırıcılığını artırmak amacıyla füze teknolojilerine uzun yıllardır yoğun yatırım yapıyor. Bu program, aynı zamanda İran’ın bölgesel güç projeksiyonunun da temel araçlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Tartışmalar Sürüyor
İran’ın füze programı, başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere Batılı aktörler tarafından uzun süredir eleştiriliyor. Batı, bu kapasitenin bölgesel istikrarsızlığı artırdığı görüşünü savunurken, Tahran yönetimi ise füzeleri tamamen savunma amaçlı bir caydırıcılık unsuru olarak tanımlıyor. Nasırzade’nin açıklamaları, İran’ın bu konuda geri adım atmayacağına dair güçlü bir siyasi ve askeri mesaj olarak yorumlanıyor.
Açıklamalar, önümüzdeki dönemde İran ile Batı arasındaki güvenlik ve silahlanma başlıklarında tansiyonun yüksek seyretmeye devam edeceğine işaret ediyor.





