İran’da dini liderlik görevine Mücteba Hamaney’in gelmesiyle birlikte ulusal ve uluslararası kamuoyunun dikkati bu isme yöneldi. Vatandaşlar, “İran’ın yeni dini lideri Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney kimdir?” sorusuna yanıt arayarak biyografisi ve siyasi etkisine ilişkin detayları inceliyor.

Hamaney'in oğlu kim?

ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırıların ardından Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği yönündeki haberler sonrası İran’da dini liderlik makamının geleceği tartışılmaya başladı. Uluslararası basında yer alan değerlendirmelerde, Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in ülkenin yeni dini lideri olarak göreve getirildiği yönünde iddialar öne çıktı.

New York Times’a konuşan İranlı yetkililer, Mücteba Hamaney’in bu görev için öne çıkan isimlerden biri olduğunu ifade etti. Haberde bazı din adamlarının yeni liderlik kararının kısa süre içinde kamuoyuna açıklanabileceğini düşündüğü aktarıldı. Ancak böyle bir açıklamanın, ABD ve İsrail tarafından yeni hedeflerin belirlenmesine yol açabileceği yönünde kaygılar bulunduğu da belirtildi.

Uzmanlar Meclisi’nin rolü

İran’da dini lideri belirleme yetkisi Uzmanlar Meclisi’ne ait. Gazeteye konuşan üç İranlı yetkili, meclisin 3 Mart’ta iki ayrı toplantı gerçekleştirdiğini ve bu görüşmelerde Mücteba Hamaney’in diğer adaylara kıyasla daha güçlü bir aday olarak öne çıktığını ifade etti.

Yetkililer, yapılan değerlendirmelerde Mücteba Hamaney’in açık ara önde gelen isim olarak öne çıktığını belirtirken, kararın resmiyet kazanmasına ilişkin resmi bir duyuru yapılmadığını aktardı.

Mücteba Hamaney kimdir?

1969 yılında İran’ın önemli dini merkezlerinden Meşhed’de doğan Mücteba Hamaney, İran’da İslam Cumhuriyeti kurulmadan önce dünyaya geldi. 1979 İslam Devrimi ile birlikte ülke monarşik yönetimden teokratik yönetime geçerken, Hamaney de genç yaşlardan itibaren askeri ve dini çevrelerle ilişki kurmaya başladı.

Lise eğitiminin ardından yaklaşık 1987 yılında İran’ın elit askeri gücü olarak bilinen Devrim Muhafızları’na katıldı. İran-Irak Savaşı’nın son yıllarında görev yaptığı belirtilen Hamaney’in, güvenlik ve askeri kurumlarla yakın ilişkiler geliştirdiği ifade ediliyor. 1989 yılında ise babası Ali Hamaney, Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından İran’ın ikinci dini lideri olarak seçildi.

Dini eğitim süreci ve sistem içindeki etkisi

Mücteba Hamaney daha sonra İran’ın önemli dini eğitim merkezlerinden biri olan Kum kentinde eğitim aldı. Burada çeşitli din adamlarından ders gördüğü ve bazı dini seminerlerde eğitim verdiği belirtiliyor.

New York Times’ın aktardığı değerlendirmelere göre Mücteba Hamaney’in etkisi çoğu zaman kamuoyuna açık faaliyetlerinden ziyade perde arkasındaki rolüyle ilişkilendiriliyor. Uzun yıllar boyunca dini liderin ofisinin işleyişinde etkili olduğu ve güvenlik kurumlarıyla yakın temas kurduğu ifade ediliyor.

Tahran merkezli analist Mehdi Rahmati de Mücteba Hamaney’in güvenlik ve askeri yapıların işleyişini yakından bildiğini ve uzun süredir bu koordinasyonda rol oynadığını belirterek mevcut koşullarda güçlü bir seçenek olarak değerlendirildiğini dile getirdi.

İran siyasetinde tartışmalı etkisi

Mücteba Hamaney uzun süredir İran siyasetinde kamuoyu önünde sınırlı görünürlüğe sahip olsa da siyasi süreçlerde etkili olduğu iddia edilen isimlerden biri olarak anılıyor.

2005 yılında Mahmud Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından bazı reformist siyasetçiler Mücteba Hamaney’i seçim sürecine müdahale etmekle suçladı. Reformist lider Mehdi Kerrubi, seçimlerde “bir üstadın oğlunun” etkili olduğunu öne sürdü.

Ali Hamaney ise bu eleştirilere yanıt verirken oğlunu savunarak “O bir üstadın oğlu değil, kendisi bir üstattır” ifadelerini kullandı. Bu tartışmalar Mücteba Hamaney’in İran siyasetindeki etkisine dair değerlendirmelerin daha geniş biçimde gündeme gelmesine yol açtı.

Liderliğin babadan oğula geçmesi tartışması

Mücteba Hamaney’in babasının yerine geçmesi ihtimali İran içinde de tartışmalara neden oluyor. Liderliğin babadan oğula geçmesi bazı çevreler tarafından monarşik bir görüntü yaratabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.

1979 İslam Devrimi, monarşik yönetimi sona erdirdiğini ve hanedan benzeri iktidar devrine karşı çıktığını savunmuştu. Bu nedenle olası bir baba-oğul geçişinin bazı dini ve siyasi çevrelerde eleştirilere yol açabileceği değerlendiriliyor.

Johns Hopkins Üniversitesi’nde İran ve Şii siyaseti üzerine çalışmalar yapan akademisyen Vali Nasr, Mücteba Hamaney’in liderliğe getirilmesinin rejim içindeki güç dengelerine dair önemli bir işaret olabileceğini belirtti. Nasr’a göre böyle bir tercih, Devrim Muhafızları’na yakın daha sert bir kanadın sistem içinde daha fazla ağırlık kazandığını gösterebilir.

Kaynak: Haber Merkezi