İran’ın İsrail’e yönelik büyük çaplı füze saldırılarının ardından sosyal medyada İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in öldüğüne veya ağır yaralandığına dair iddialar gündeme geldi. Ancak söz konusu iddiaların doğrulandığına dair herhangi bir resmi açıklama bulunmuyor.
İddialar, eski Birleşmiş Milletler silah denetçisi ve ABD eski istihbarat subayı Scott Ritter’in bir yayında yaptığı açıklamaların ardından sosyal medyada hızla yayıldı. Ritter, İran füzelerinden birinin Ben-Gvir’in evine isabet ettiğini, evin alevlere büründüğünü ve Ben-Gvir’in ağır yaralandığını ileri sürdü. Ritter ayrıca İsrail yetkililerinin yaralanmayı “trafik kazası” olarak açıkladığını iddia ederek bu açıklamayı alaycı bir şekilde reddetti. Ancak bu iddiaları destekleyen resmi bir açıklama veya bağımsız bir kaynak bulunmadığı belirtildi.
10 Mart 2026 itibarıyla Itamar Ben-Gvir’in öldüğüne ya da yaralandığına dair doğrulanmış herhangi bir bilgi olmadığı ifade edildi. Birden fazla doğrulama kuruluşu da Ritter’in iddialarını “doğrulanamamış ve büyük olasılıkla yanlış” olarak değerlendirdi. İsrail hükümeti, İsrail Savunma Kuvvetleri veya uluslararası ana akım medya tarafından da bu yönde bir açıklama yapılmadı.
Aksine Ben-Gvir’in Mart 2026 başı itibarıyla bakanlık görevini sürdürdüğüne ilişkin bilgiler bulunuyor. Ben-Gvir’in 9 Mart’ta İsrail Başsavcılığına polis hukuk danışmanlığı atamasıyla ilgili bilgi verdiği bildirildi. Aynı dönemde Beer-Şeva’da füze isabet eden bölgeleri ziyaret ettiği ve 10 Mart’ta Kudüs’te 41 yeni mahallenin bireysel silah ruhsatına uygun hale getirilmesine yönelik bir genişleme kararını açıkladığı aktarıldı.
İran ile İsrail arasındaki gerilim ve saldırılarla ilgili gelişmeler sürerken farklı iddialar da gündeme geldi. ABD ile İran arasındaki savaşta İsrail’in İran füzeleriyle ağır saldırılara maruz kaldığı ileri sürülürken, İran füzelerinin ardından İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun eski keskin nişancı birliği komutanı olan kardeşi Iddo Netanyahu’nun öldüğü iddiaları da dile getirildi. Bununla birlikte İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in de öldürüldüğünün öne sürüldüğü ifade edildi.
Scott Ritter, yaptığı açıklamada İran’ın Netanyahu’nun evini bombaladığını ve kardeşini öldürdüğünü, Ben-Gvir’in evinin de vurulduğunu ve Ben-Gvir’in ağır yaralandığını iddia etti. Ancak bu iddialara ilişkin resmi doğrulama yapılmadı.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, daha önce Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya giderek ibadet etmesi nedeniyle Ortadoğu’nun en hassas bölgelerinden biri olan bu alandaki onlarca yıllık uzlaşmanın bozulmasına yol açtığı gerekçesiyle uluslararası tepkilere neden olmuştu. Kabineye girdiğinden bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nin tamamını işgal etmesi ve bölgedeki Filistinlilerin “gönüllü göçe” teşvik edilmesi yönünde çağrılarda bulunduğu da ifade ediliyor.
Ben-Gvir ayrıca İran’ın Haziran ayında İsrail’in Berşeba kasabasında bulunan Soroka Hastanesine düzenlediği füze saldırısının ardından yaptığı açıklamada, İsrail devletinde nefret eden herkesin “yenilmesi” gerektiğini ve İran hükümetinin “yok edilmesi” çağrısında bulunmuştu.
Öte yandan bazı İbranice haber kaynaklarında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun yaralanması veya ölümüyle ilgili spekülasyonların ortaya çıktığı da aktarıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın elçilerinin İsrail’e planlanan ziyaretinin aniden iptal edilmesinin de soru işaretlerine neden olduğu ifade edildi.
Itamar Ben-Gvir, 6 Mayıs 1976’da İsrail’in Mevaseret Zion kasabasında dünyaya geldi. Irak Kürdistanı kökenli bir Mizrahi Yahudi aileden gelen Ben-Gvir’in annesinin İngiliz Manda döneminde Filistin’e göç ettiği ve yeraltı örgütü Irgun’da aktif rol aldığı belirtiliyor. Avukat ve siyasetçi olan Ben-Gvir, aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri olarak biliniyor.
Ben-Gvir’in siyasi görüşlerinin, 1994 yılında terörle mücadele yasaları kapsamında yasaklanan Meir Kahane’nin Kach hareketinin ideolojik mirasına dayandığı ifade ediliyor. Arap karşıtı sert söylemleriyle bilinen Ben-Gvir’in, ırkçılığı kışkırtma ve terör örgütü propagandası bulundurmak da dahil olmak üzere en az sekiz suçtan mahkûm edildiği belirtiliyor.
2022 seçimlerinde Otzma Yehudit partisinin altı milletvekilliği kazanmasının ardından Benjamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetine katılan Ben-Gvir, Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev aldı. Bakanlığı döneminde sivil silah ruhsatı kısıtlamalarını gevşetmesi, Yahudi yerleşimlerinde silahlı mahalle devriyelerini teşvik etmesi ve polis gücünü siyasallaştırdığı yönündeki eleştirilerle gündeme geldi.
Ocak 2025’te Gazze ateşkes anlaşmasını protesto ederek bakanlıktan istifa eden Ben-Gvir, Gazze’ye yönelik hava saldırılarının devam etmesi üzerine Mart 2025’te yeniden koalisyona katıldı. Kudüs’teki Harem-i Şerif bölgesini defalarca ziyaret etmesi uluslararası tepkilere yol açarken, Filistinlilerin hareket hakkını küçümseyen açıklamaları nedeniyle ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından kınandı. İngiltere, Avustralya, Kanada ve Norveç gibi ülkelerin de Ben-Gvir’e “aşırı şiddeti kışkırtma” gerekçesiyle yaptırım uyguladığı bildirildi.





