İsrail ve Suriye arasında yaklaşık iki aydır askıya alınan güvenlik anlaşması müzakerelerinin, bugün Fransa’nın başkenti Paris’te yeniden başlaması bekleniyor. ABD’nin arabuluculuğunda yapılacak görüşmeler, taraflar arasındaki derin görüş ayrılıklarına rağmen diplomatik temasların yeniden canlandırılması açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

ABD merkezli Axios’un aktardığına göre, Paris’teki yeni tur görüşmelere ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack başkanlık edecek. İki gün sürmesi öngörülen müzakerelerde Suriye heyetine Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani liderlik edecek. İsrail tarafı ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter başkanlığındaki heyetle masada olacak.

İsrail heyetinde ayrıca, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun askeri danışmanı ve Mossad başkanlığı için adı geçen General Roman Gofman ile geçici ulusal güvenlik danışmanı Gill Reich’in de yer alması bekleniyor. Bu kadro, İsrail’in müzakerelere verdiği önemi ve güvenlik hassasiyetlerini güçlü bir biçimde masaya taşıyacağını gösteriyor.

Bu görüşmeler, iki ülke arasında bir güvenlik anlaşmasına varmayı hedefleyen beşinci tur olacak. Ancak süreç, hem sahadaki gelişmeler hem de İsrail’in önceki baş müzakerecisi Ron Dermer’in istifası nedeniyle durmuştu. Yeni turla birlikte, özellikle Güney Suriye’nin silahsızlandırılması ve Suriye’deki iç savaş sonrasında İsrail’in kontrolüne geçen bazı bölgelerden çekilme başlıklarının yeniden ele alınması bekleniyor.

Axios’un haberine göre müzakerelerin yeniden başlaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Florida’daki Mar-a-Lago’da Netanyahu ile yaptığı görüşmede doğrudan devreye girmesiyle mümkün oldu. Trump’ın, anlaşmaya hızla varılması gerektiğini vurguladığı, Netanyahu’nun ise İsrail’in “kırmızı çizgilerinin” korunması şartıyla sürecin devamına onay verdiği belirtiliyor.

Trump, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Suriye konusunda bir anlayışımız var. İsrail ile (Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara) anlaşacaklarından eminim. Bu anlaşmayı sağlayacağım” ifadelerini kullanmıştı. Netanyahu ise İsrail’in çıkarlarının, Suriye ile barışçıl ve öngörülebilir bir sınıra sahip olmayı ve ülkedeki Dürzi azınlığın güvenliğini sağlamayı gerektirdiğini dile getirmişti.

Paris’teki görüşmelerden çıkacak sonuç, yalnızca İsrail-Suriye ilişkilerinin geleceğini değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik dengelerini ve ABD’nin Orta Doğu’daki diplomatik rolünü de yakından ilgilendiriyor. Tarafların, derin görüş ayrılıklarına rağmen ortak bir güvenlik çerçevesi üzerinde uzlaşıp uzlaşamayacağı, önümüzdeki günlerin en önemli diplomatik başlıklarından biri olacak.

Kaynak: T24