İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, Türkiye'de kız çocuklarının eğitim, güvenlik, sosyal koruma ve eşit fırsatlara erişim konusunda karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin değerlendirildiği açıklamada, kız çocuklarının haklarının korunmasına yönelik kamu politikalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Eğitimde devamlılığın sağlanması, erken yaşta evliliklerin ve çocuk yaşta gebeliklerin önlenmesi, yoksullukla mücadele edilmesi ve şiddet ile istismara karşı koruma mekanizmalarının etkinleştirilmesi konusunda yedi temel öncelik açıklandı.
Türkiye'de 10 milyon 409 bin kız çocuğu yaşıyor
Açıklamada, Türkiye'de 2025 yılı itibarıyla 10 milyon 409 bin 699 kız çocuğunun yaşadığı ve kız çocuklarının toplam çocuk nüfusunun yüzde 48,7'sini oluşturduğu belirtildi. Bu verilerin kız çocuklarının hak ve ihtiyaçlarının kamu politikalarının merkezinde tutulması gerektiğini gösterdiği ifade edildi.
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü'nün yalnızca çocuk haklarını hatırlamakla sınırlı olmadığı vurgulanan açıklamada, kamu politikalarının kız çocuklarının yaşamı üzerindeki sonuçlarının da değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Eğitim, güvenli yaşam, fırsat eşitliği ve sosyal koruma alanlarında atılacak adımların önemine işaret edildi.
Kız çocuklarının eğitimde devamlılığına dikkat çekildi
Kız çocuklarının eğitime erişiminde önemli ilerlemeler sağlandığı belirtilen açıklamada, 2024-2025 eğitim öğretim yılına ilişkin net okullaşma oranlarına yer verildi. Buna göre ilkokulda net okullaşma oranının yüzde 95,7, ortaokulda yüzde 89,3 ve ortaöğretimde yüzde 83,3 olduğu aktarıldı.
Eğitim hakkının yalnızca okula kayıt yaptırmakla sınırlı olmadığı vurgulanarak kız çocuklarının eğitimden uzaklaşmasının önlenmesi ve özellikle lise döneminde öğrenimlerini sürdürebilmelerinin güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.
Ekonomik güçlükler, ulaşım ve barınma sorunları, ev içi bakım sorumlulukları ve erken yaşta evlilik riskinin eğitimden kopuşa neden olabildiği belirtildi. Bu kapsamda devamsızlık ve okul terkine yönelik erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi, okullar, aileler ve sosyal hizmet birimleri arasında etkin koordinasyon sağlanması istendi.
2025 yılında 8 bin 68 kız çocuğu evlendi
Açıklamada erken yaşta evlilikler ve çocuk yaşta doğumlara ilişkin istatistikler de paylaşıldı. TÜİK verilerine göre 2025 yılında 16-17 yaş grubundaki 8 bin 68 kız çocuğunun evlendiği belirtildi. Erken yaşta evliliklerin sayısında yıllar içinde düşüş yaşandığına dikkat çekilirken sorunun devam ettiği vurgulandı.
Aynı yıl 18 yaşın altında 5 bin 356 doğum gerçekleştiği aktarıldı. Erken yaşta evliliklerin ve çocuk yaşta gebeliklerin önlenmesi için yalnızca yasal düzenlemelerin yeterli olmayacağı ifade edilerek eğitim, sağlık, sosyal hizmet ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesini sağlayacak erken müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiği kaydedildi.
Kız çocuklarının yüzde 37,8'i yoksulluk riski altında
Kız çocuklarının ekonomik koşullar nedeniyle eğitim ve gelişim fırsatlarından mahrum kalmaması gerektiği belirtilen açıklamada, 2025 yılına ilişkin yoksulluk ve sosyal dışlanma riski verileri de değerlendirildi.
Buna göre Türkiye'de 0-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 36,8'inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğu, kız çocuklarında ise bu oranın yüzde 37,8 olduğu ifade edildi.
İhtiyaç sahibi ailelere sağlanan sosyal desteklerin yalnızca eğitim materyallerini kapsamaması gerektiği belirtilerek beslenme, ulaşım, barınma, bakım ve eğitim giderlerini birlikte ele alan bütüncül bir destek sistemi kurulması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, hiçbir kız çocuğunun ailesinin ekonomik koşulları nedeniyle eğitiminden veya geleceğini şekillendirme fırsatından vazgeçmek zorunda kalmaması gerektiği vurgulandı.
Şiddet ve istismara karşı önleyici tedbir çağrısı
İYİ Parti'nin açıklamasında kız çocuklarının maruz kalabildiği şiddet, istismar ve ihmal olaylarına da yer verildi. Bu durumların çocukların yaşamını ve gelişimini tehdit eden ağır hak ihlalleri olduğu belirtildi.
Paylaşılan verilere göre 2025 yılında güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı 609 bin 959 olayın 267 bin 794'ünde çocuklar mağdur olarak kayıtlara geçti. Suç mağduru çocukların yüzde 10,3'ünün ise cinsel suçlar nedeniyle mağdur olduğu aktarıldı.
Bu istatistiklerin çocukların tamamına ilişkin olduğu açıklamada, koruma sistemlerinin yalnızca olay gerçekleştikten sonra müdahalede bulunmakla sınırlı kalmaması gerektiği ifade edildi. Risklerin önceden belirlenmesine yönelik uygulamaların geliştirilmesi, Çocuk İzlem Merkezlerinin güçlendirilmesi ve rehberlik ile psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması istendi.
Ayrıca adli ve tıbbi süreçlerde çocukların yeniden örselenmesini önleyecek uygulamaların etkin biçimde yürütülmesi gerektiği belirtildi. Koruma politikalarının başarısının yapılan açıklamaların sayısıyla değil, önlenen hak ihlalleri ve güvenliği sağlanan çocuklarla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Genç kadınların yüzde 30,9'u eğitimde ve istihdamda değil
Kız çocuklarının karşılaştığı sorunların 18 yaşına ulaşmalarıyla sona ermediğine dikkat çekilen açıklamada, eğitimden çalışma yaşamına geçiş sürecinde genç kadınların desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
2025 yılı verilerine göre 15-24 yaş grubundaki genç kadınların yüzde 30,9'unun ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığı, aynı yaş grubundaki erkeklerde bu oranın yüzde 16,3 olduğu belirtildi.
Eğitim sistemi dışında kalan genç kızların yeniden eğitime katılabilmesi, mesleki beceriler kazanabilmesi ve istihdama erişebilmesi için yeni politikalar geliştirilmesi istendi. Kız çocuklarına yönelik çalışmaların çocukluk döneminden genç kadınlığa kadar kesintisiz biçimde sürdürülmesi gerektiği kaydedildi.
İYİ Parti kız çocukları için 7 öncelik açıkladı
İYİ Parti, kız çocuklarının korunması ve güçlendirilmesine yönelik politikaların bütüncül, ölçülebilir ve kurumlar arası koordinasyon içerisinde yürütülmesi gerektiğini belirterek yedi temel önceliğini kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamada, kız çocuklarının eğitimlerine kesintisiz devam edebilmelerinin güvence altına alınması ve ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarını okutabilmesi için sosyal desteklerin artırılması gerektiği ifade edildi. Erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesi ile çocuk yaşta gebeliklere karşı erken müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi de öncelikler arasında gösterildi.
Kız çocuklarına yönelik şiddet ve istismarın önlenmesi amacıyla koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği belirtilirken dijital güvenliğin artırılması da gündeme getirildi. Eğitim dışında kalan genç kızların yeniden öğrenim hayatına katılmasını ve mesleki beceri programlarından yararlanmasını sağlayacak uygulamaların hayata geçirilmesi istendi.
Kamu kurumlarına bütçe ve personel çağrısı
Açıklamanın son bölümünde, kız çocuklarının güvenliği ve geleceğinin yalnızca iyi niyet açıklamalarıyla sağlanamayacağı belirtilerek kamu kurumlarının sorumluluklarına dikkat çekildi.
Kamu kurumlarının yalnızca politika açıklamakla yetinmemesi gerektiği ifade edilerek belirlenen hedeflerin uygulanması, gerekli bütçe ve personelin sağlanması ve elde edilen sonuçların kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması çağrısında bulunuldu.
Kız çocuklarının ihmal, yoksulluk, şiddet, erken yaşta evlilik ve eğitimden kopma gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaması için somut adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ortak sorumluluk almaya davet edildi. Her kız çocuğunun güvenli bir çevrede yaşama, nitelikli eğitim alma ve geleceğini özgürce şekillendirme hakkına sahip olduğu belirtilerek kız çocuklarının hayallerine ve kararlarına saygı duyulmasının önemine dikkat çekildi.





