Ege Bölgesi’nde etkili olan yoğun yağışlar, uzun süredir kuraklık endişesi yaşayan İzmir’de baraj seviyelerini önemli ölçüde artırdı. Özellikle bahar aylarının son haftalarında görülen sağanak yağışlar, kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan ana rezervuarlarda dikkat çekici yükselişlere neden oldu.
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) yayımladığı güncel verilere göre, geçtiğimiz yıl kritik seviyelere gerileyen Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 54,51’e çıktı. Kentin en önemli su kaynaklarından biri olan barajda kullanılabilir su miktarının yaklaşık 156 milyon metreküp seviyesine ulaştığı bildirildi.
Gördes Barajı’nda toparlanma dikkat çekti
Kuruma riskiyle gündeme gelen Gördes Barajı’nda da son aylarda belirgin bir toparlanma yaşandı. Ocak ayında kritik eşiklerin altına gerileyen barajın doluluk oranı mayıs itibarıyla yüzde 41,64 seviyesine yükseldi.
Uzman değerlendirmelerine göre Tahtalı ve Gördes barajlarında biriken mevcut su miktarı, İzmir’in yaklaşık iki yıllık ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye yaklaştı.
İZSU verilerine göre 14 Mayıs 2026 itibarıyla diğer barajlardaki doluluk oranları şöyle:
- Balçova Barajı: %95,63
- Ürkmez Barajı: %97,55
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %76,98
“Süper El Nino” beklentisi gündemde
Meteoroloji uzmanları ve iklim araştırmacıları, 2026 yılının yağış rejimi açısından sıra dışı bir dönem olabileceğine dikkat çekiyor. TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Süper El Nino” etkisiyle sonbahar aylarında son 80 yılın en yoğun yağışlarının görülebileceğini ifade etti.
Uzmanlara göre Tahtalı Barajı’nın yılbaşından bu yana kesintisiz yükseliş göstermesi, bölgedeki toprağın suya doyduğunu ortaya koyuyor. Bu durumun, yeni yağışların doğrudan rezervuarlara taşınmasını kolaylaştırdığı değerlendiriliyor.
Uzmanlardan sürdürülebilir su yönetimi çağrısı
Barajlardaki yükselişe rağmen uzmanlar, su krizine karşı kalıcı çözümün doğru planlama ve etkin kaynak yönetiminden geçtiğini vurguluyor. Özellikle arıtılmış suyun tarımda kullanılması, yeraltı su kaynaklarının denetlenmesi ve mevcut rezervlerin kontrollü dağıtılması gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı bir dönemde, kısa vadeli yağış artışlarının tek başına yeterli olmayacağı görüşünde birleşiyor.


