İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocukların yaşadıkları kenti daha yakından tanımaları ve kültürel miras bilinci kazanmaları amacıyla Çocuklara Yönelik Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması Projesi’ni hayata geçirdi. Proje kapsamında bir yıl içinde 1250 çocuğa ulaşılması hedeflenirken, çocuklar atölyeler, arkeolojik kazı çalışmaları, müze ve ören yeri gezileri ile Kemeraltı’nın geleneksel zanaatlarını deneyimleyerek İzmir’in tarihini ve kültürel değerlerini öğreniyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen projede, 6-14 yaş aralığındaki çocuklara tarih, kültürel miras, koruma ve kentlilik bilinci kazandırılması amaçlanıyor. Ücretsiz olarak düzenlenen programda çocuklar, kültürel mirası yaratıcı ve etkileşimli yöntemlerle tanırken, kazı etkinliklerine katılıyor, müze ve ören yerlerini geziyor, Kemeraltı’nın geleneksel zanaatlarını yakından tanıyarak kendi eserlerini üretiyor.
Proje kapsamında hazırlanan üç ana atölye programı çocukların farklı alanlarda deneyim kazanmasına olanak sağlıyor. Kültürel Mirasın Koruyucuları Atölyesi’nde çocuklar, kültürel mirasın ne olduğu, neden korunması gerektiği ve UNESCO Dünya Mirası gibi kavramları yaşlarına uygun yöntemlerle öğreniyor. Drama çalışmaları, hikâye oluşturma etkinlikleri, görsel materyaller ve uygulamalı çalışmalarla çocukların bu bilgileri ezberlemek yerine içselleştirmeleri hedefleniyor.
Minik Arkeologlar Atölyesi’nde ise çocuklar arkeolojiyle tanışıyor. Düzenlenen kazı etkinlikleri, müze ve ören yeri gezileri, kostümler, kutu oyunları ve deneyim odaklı uygulamalar sayesinde geçmiş uygarlıkları yakından tanıma fırsatı buluyor.
Geleneksel Zanaatlar ve Yaratıcılık Atölyesi’nde ise çocuklar Kemeraltı aktarlarını, Kemeraltı’nın geleneksel zanaatlarını, kentin üretim kültürünü ve geleneksel becerilerini öğreniyor. Seramik, çini boyama ve kolaj gibi uygulamalarla kendi eserlerini hazırlayan çocuklar, üretim sürecini de deneyimleme imkânı elde ediyor.
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Nazlıcan Yiğitoğlu, proje hakkında yaptığı açıklamada çocuklara İzmir’in tarihini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini tanıtmayı, kentlilik bilincini geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Çocukların üç gün boyunca üç farklı atölyede bir araya geldiğini ifade eden Yiğitoğlu, proje kapsamında bir yıl içinde 1250 çocuğa ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.
Çocukların atölyelerde büyük mutluluk yaşadığını dile getiren Yiğitoğlu, çocukların atölyelere katılımı, ulaşımları, bilgilendirme süreçleri ile ölçme ve değerlendirme çalışmalarında aktif rol üstlendiklerini belirtti. İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği’nin ise eğitim içeriklerinin hazırlanması, eğitmen desteği, materyaller ve uzman personel katkısıyla sürecin niteliğini güçlendirdiğini ifade etti.
Projeyi yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak değerlendirmediklerini vurgulayan Yiğitoğlu, bunun aynı zamanda çocuk dostu kent vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ortaya koyduğu kapsayıcı, eşitlikçi ve çocuk odaklı yerel yönetim anlayışı doğrultusunda çocukların kültür, bilim, sanat ve kent yaşamıyla daha güçlü bağlar kurmalarını önemsediklerini söyledi.
Projeye katılan çocuklar da deneyimlerini paylaştı. Dokuz yaşındaki Dicle Su Kök, etkinliklerde antik kentleri öğrendiklerini, eski dönem kıyafetleri giydiklerini ve defne yaprağından taç yaptıklarını belirterek, daha önce İzmir’i yeterince tanımadığını ancak etkinlikler sayesinde kenti daha iyi öğrendiğini ve çok keyif aldığını ifade etti.
On yaşındaki Münir Elhammut ise Agora’yı ilk kez ziyaret ettiğini belirterek tarihi yapıları tanıdığını ve güzel bir gün geçirdiğini söyledi. On yaşındaki Rüveyda Dağtekin de daha önce yalnızca dışarıdan gördüğü tarihi alanı gezme fırsatı bulduğunu ve etkinlikten memnun kaldığını dile getirdi.
Dokuz yaşındaki Zehra Kondu, Agora’da tarihi kemerleri ve mozaikleri incelediklerini, öğretmenlerinden eski yapılar hakkında bilgiler aldıklarını anlattı. On yaşındaki Alperen Yıldız ise üç günlük program sayesinde İzmir’i ve Konak’ı daha yakından tanıdığını ifade etti.
Dokuz yaşındaki Doğa Dalbudak, çömlek yaptıklarını, tarihi yapıları gezdiklerini, tabloları incelediklerini ve sanal gerçeklik gözlükleriyle tarihi alanları gördüklerini belirterek bu etkinlikler sayesinde İzmir’i tanıdıklarını söyledi. Dokuz yaşındaki Miraç Akdestan ise arkeolojik kazıları öğrendiklerini, İzmir’in tarihini keşfettiklerini ve üç gün boyunca çok güzel vakit geçirdiğini, etkinliklerin öğrenmesine önemli katkı sağladığını ifade etti.



