İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bilim insanlarının ortak değerlendirmelerini içeren bildirge, İzmir Körfezi’nin çok katmanlı ve kritik bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Körfez için alarm zilleri

Konferansa Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenler katılırken, yayımlanan bildirgede Körfez’deki kirliliğin yalnızca güncel değil, yaklaşık 70 yıllık bir birikimin sonucu olduğuna dikkat çekildi. Özellikle ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunların ekosistemi ciddi şekilde tehdit ettiği vurgulandı. Bilim insanları, iç Körfez’de artan besin tuzu yükünün çözünmüş oksijen seviyelerini düşürdüğünü, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına yol açtığını belirtti.

“Sorun birikmiş yük”

İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, Körfez’deki sorunun yalnızca anlık kirlilik değil, yıllar içinde birikmiş yükün yönetilememesi olduğunu ifade etti. Güler, 1990’lı yıllarda alınan önlemlerle sağlanan iyileşmenin kalıcı olmadığını, günümüzde ekosistemin yeniden kritik eşiklere yaklaştığını dile getirdi.

Gediz Havzası kilit rol oynuyor

Kirliliğin ana kaynaklarından biri olarak Gediz Nehri ve havzasına dikkat çekildi. Bilim insanları, Körfez’e ulaşan kirleticilerin büyük bölümünün karasal kaynaklı olduğunu ve dereler aracılığıyla taşındığını vurguladı. Güler, “Gediz temizlenmeden Körfez temizlenmez” diyerek havza bazlı yönetimin zorunluluğuna işaret etti. Tarım, sanayi ve yerleşim kaynaklı kirliliğin kontrol altına alınmadan kalıcı çözümün mümkün olmadığı belirtildi.

Çözüm: bütüncül ve bilim temelli yaklaşım

Sonuç bildirgesinde, Körfez’in iyileştirilmesi için kısa, orta ve uzun vadeli çok katmanlı bir yol haritası önerildi. Kısa vadede zararlı alg patlamalarına karşı acil müdahaleler önerilirken, orta ve uzun vadede dip taraması, ileri biyolojik arıtma sistemleri ve ekosistem temelli çözümler öne çıktı. Deniz çayırlarının yaygınlaştırılması, kabuklu canlılar ve deniz hıyarı gibi türlerin ekosisteme entegre edilmesi gibi doğa temelli çözümler de öneriler arasında yer aldı.

İzleme sistemleri hayati önem taşıyor

Bilim insanları, Körfez yönetiminde en kritik başlığın sürekli izleme olduğunu vurguladı. Gerçek zamanlı veri sistemleri ve erken uyarı mekanizmalarının kurulmasının, olası krizlerin önüne geçilmesinde belirleyici olacağı ifade edildi. Bildirgede, çözümün yalnızca yerel değil, merkezi yönetim ve tüm paydaşların iş birliğiyle mümkün olacağına dikkat çekildi. İzmir’in bilimsel çalışmalar ve altyapı yatırımlarıyla örnek bir model oluşturma potansiyeline sahip olduğu belirtilirken, gelecek nesiller için sorumluluk vurgusu yapıldı. Konferansın sonuç bildirgesi, “Sağlıklı bir Körfez için bir adım daha atma zamanı” çağrısıyla sona erdi.

Kaynak: Bülten