İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ekim 2020’de Seferihisar açıklarında meydana gelen depremin ardından yaşanan tsunami felaketinin izlerini azaltmak ve olası afetlere karşı hazırlıklı olmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bilimsel araştırmalar kapsamında İzmir’in yaklaşık 600 kilometrelik kıyı şeridi incelenirken, 30 bine yakın senaryo değerlendirilerek tsunami risk haritaları oluşturuldu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen “İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması” kapsamında hazırlanan “Olasılıksal Tsunami Baskın Haritaları” ile olası bir tsunami durumunda riskli bölgeler ve etki düzeyleri ortaya kondu.

Seferihisar pilot bölge seçildi

Çalışmalar doğrultusunda Seferihisar, UNESCO destekli Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu’nun yürüttüğü CoastWAVE 2.0 Projesi kapsamında “Tsunamiye Hazır Kent” sertifikası için aday gösterildi. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, AFAD, Seferihisar Belediyesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen süreçte Seferihisar, İzmir’in ilk tsunamiye hazır kent adayı oldu. İlçede uluslararası kriterler doğrultusunda afet hazırlık çalışmaları hızlandırıldı. Özellikle Akarca, Sığacık ve Ürkmez bölgelerinde tsunami tahliye rotaları oluşturulurken, vatandaşların güvenli alanlara hızlı ulaşabilmesi amacıyla yönlendirme tabelaları ve bilgilendirme panoları yerleştirildi. Eğitim faaliyetleri kapsamında ise öğrencilere yönelik afet farkındalık programları düzenlenmeye başlandı.

“Sığacık risk açısından kritik bir noktada”

Projenin koordinatörlüğünü yürüten Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, Sığacık bölgesinin tsunami riski açısından kritik noktada bulunduğunu belirtti. Ege Denizi’nde tsunami üretme potansiyeli taşıyan fay zonlarına yakınlık ve deniz altı heyelanlarının bölgedeki riski artırdığını ifade eden Özel, 2020’de yaşanan tsunami olayının tehlikenin ne kadar somut olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Yaz aylarında artan nüfus nedeniyle güvenlik önlemlerinin daha da güçlendirildiğini kaydederek, proje kapsamında erken uyarı sistemleri ve siren altyapısının da kurulacağını açıkladı.

“Deniz çekilmesi tsunami işaretidir”

Projede görev alan ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner ise tsunami bilgilendirme panolarının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Deprem sonrası denizde yaşanan ani çekilmenin tsunami riskinin ilk işareti olduğuna vurgu yapan Yalçıner, vatandaşların böyle durumlarda vakit kaybetmeden tahliye rotalarını kullanarak güvenli alanlara yönelmesi gerektiğini belirtti. Dere yataklarının tsunami dalgalarının etkisini artırdığına işaret ederek, ilk tabelaların bu bölgelere yakın noktalara yerleştirildiğini ifade etti.

İzmir genelinde yaygınlaştırılacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, proje tamamlandıktan sonra elde edilen deneyimi İzmir’in tüm kıyı ilçelerine yaymayı planladığı öğrenildi. Sürecin ilerleyen aşamalarında çalışmanın Türkiye genelinde örnek model olarak uygulanması hedefleniyor. Mayıs ayı sonunda geniş katılımlı bir tsunami tahliye tatbikatı gerçekleştirilecek. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde Seferihisar’ın, 16 Haziran 2026 tarihinde UNESCO-IOC tarafından “Tsunamiye Hazır Kent” sertifikası alması bekleniyor.

Muhabir: İpek Kırca