İzmir'de Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen programda, gıda güvenliğinin sağlanması, sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerinin güçlendirilmesi, doğal kaynakların verimli kullanılması ve gıda israfının önlenmesi konuları ele alındı. Kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, akademi ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, bilim ve teknolojinin yanı sıra geleneksel bilgi birikimi ve yenilikçi üretim yöntemlerinin geleceğin tarım ve gıda sistemlerine sağlayacağı katkılar değerlendirildi. Programda yapılan konuşmalarda, dünyada milyonlarca insanın açlık ve gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya olduğu, buna karşın üretilen gıdanın önemli bir bölümünün tüketiciye ulaşmadan kaybedildiği veya tüketim aşamasında israf edildiği vurgulandı.
Dünya Gıda Günü etkinliği İzmir'de düzenlendi
İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen Dünya Gıda Günü programı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) işbirliğinde düzenlendi. "Bugün yenilik yap, yarını besle" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, tarım ve gıda sistemlerinin geleceği, gıda güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilir üretim yaklaşımları üzerinde duruldu.
Etkinlik kapsamında kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, akademi ve özel sektör temsilcileri bir araya gelerek tarım ve gıda alanındaki gelişmeleri değerlendirdi. Programda bilimsel çalışmaların, teknolojik gelişmelerin, geleneksel bilgi birikiminin ve yenilikçi üretim yaklaşımlarının gıda sistemlerinin geleceğindeki rolüne dikkat çekildi. Gıda üretiminde sürdürülebilirliğin sağlanması ve mevcut kaynakların etkin biçimde değerlendirilmesi, konuşmalarda öne çıkan konular arasında yer aldı.
Akdoğan: İklim değişikliği ve artan gıda ihtiyacı yeni çözümleri zorunlu kılıyor
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, tarım ve gıda sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunlara değindi. İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve giderek artan gıda ihtiyacının yeni çözümler geliştirilmesini zorunlu hale getirdiğini belirten Akdoğan, tarımsal üretimde bilimsel ve teknolojik gelişmelerden yararlanılmasının önemine işaret etti.
Bilim ve teknolojinin üreticilerin sahip olduğu tecrübeyle buluşturulması gerektiğini ifade eden Akdoğan, doğal kaynakların verimli kullanılmasının ve gıdanın üretimden tüketime kadar geçen bütün aşamalarda israf edilmeden değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Akdoğan, tarım ve gıda sistemlerinin geleceğine yönelik çalışmalarda üreticilerin bilgi ve deneyimlerinin bilimsel gelişmelerle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekerek düzenlenen programın gıdanın geleceğine ilişkin ortak sorumluluğun güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.
Selışık: Gıda güvencesi temel bir insan hakkıdır
FAO Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, programda yaptığı konuşmada dünyadaki açlık ve gıda güvencesizliği sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açlıkla mücadelede doğru politikaların geliştirilmesi, güçlü ortaklıkların kurulması ve kararlı yatırımların hayata geçirilmesinin sonuç verdiğini belirten Selışık, gıda güvencesinin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı.
Küresel ölçekte açlıkla mücadelede son yıllarda belirli bir ilerleme sağlandığını ancak sorunun devam ettiğini dile getiren Selışık, Birleşmiş Milletlerin Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu (SOFI 2026) raporundaki verileri paylaştı. Rapora göre son üç yıldır küresel açlıkta düşüş yaşandığını aktaran Selışık, buna rağmen yüz milyonlarca insanın yeterli gıdaya erişemediğini ifade etti.
Selışık, dünyadaki açlık ve beslenme sorunlarına ilişkin verileri paylaşarak, "Şu anda 645 milyon insan açlıkta karşı karşıya. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 7,8'ine karşılık geliyor. 2,1 milyar insan, yani dünyadaki her 4 kişiden biri orta veya şiddetli düzeyde gıda güvencesizliği yaşıyor. 2,7 milyar insan sağlıklı bir beslenmeyi maalesef karşılayamıyor." dedi.
Küresel açlık oranlarında son üç yıldır düşüş yaşandığını belirten Selışık'ın paylaştığı rakamlar, gıda güvencesizliği ve sağlıklı beslenmeye erişim sorunlarının dünya genelinde devam ettiğini ortaya koydu. Selışık, açlıkla mücadelenin doğru politikalar, güçlü işbirlikleri ve kararlı yatırımlarla yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Kasapoğlu: Gıda yalnızca kurumların değil herkesin sorumluluğu
AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu da etkinlikte yaptığı konuşmada, gıda konusunun yalnızca kurumların sorumluluğunda olmadığını, toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren ortak bir mesele olduğunu ifade etti. Dünyada milyonlarca insanın açlıkla mücadele ettiğini hatırlatan Kasapoğlu, diğer taraftan üretilen gıdanın önemli bir bölümünün kayıp ve israf nedeniyle değerlendirilemediğine dikkat çekti.
Gıda kayıplarının üretimden tüketim aşamasına kadar farklı noktalarda yaşandığını belirten Kasapoğlu, ürünlerin tarladan satış noktalarına ulaştırılması sırasında meydana gelen kayıpların yanı sıra marketlerde, restoranlarda ve evlerde oluşan israfın da önemli boyutlara ulaştığını söyledi.
Kasapoğlu, gıda kayıpları ve israfa ilişkin verileri paylaşarak, "Bir yandan yüz milyonlarca insan açlıkla sınanırken bir yandan gıdanın yüzde 13'ünün tarladan rafa taşınana kadar yolda kaybedildiğini, yüzde 19'unun ise marketlerde, restoranlarda ve evlerimizde çöpe atıldığı gerçekliğiyle karşılaşıyoruz. Üretilen gıdanın neredeyse 3'te 1'i sofraya varmadan yok olup gidiyor." ifadelerini kullandı.
Gıda israfıyla birlikte su, toprak, enerji ve emek de kaybediliyor
Konuşmasında gıda israfının yalnızca tüketilmeyen ürünlerle sınırlı olmadığını belirten Kasapoğlu, gıdanın üretimi için kullanılan doğal kaynakların ve emeğin de bu süreçte boşa harcandığını ifade etti. Gıdaların kaybedilmesinin veya çöpe atılmasının aynı zamanda su, toprak ve enerji kaynaklarının da israf edilmesi anlamına geldiğini vurguladı.
Dünyada yaşanan açlık ve gıda güvencesizliği sorununun yalnızca mevcut kaynakların yetersizliği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Kasapoğlu, kaynakların yönetimi ve paylaşımına ilişkin anlayışın da önem taşıdığını kaydetti. Gıdanın üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinde yaşanan kayıplara dikkat çeken Kasapoğlu, israfın önlenmesinde toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu bulunduğunu dile getirdi.
Tarım ve gıdanın geleceği ele alındı
Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen programda Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tarık Tezel, Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Bülent Kahraman Çolakoğlu ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de konuşma yaptı.
Kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, akademi ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, tarım ve gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi ve yenilikçi üretim yöntemlerinin geleceğin gıda sistemlerine katkısı gündeme geldi. Bilim ve teknolojinin geleneksel bilgiyle birlikte değerlendirilmesi, doğal kaynakların verimli kullanılması ve gıda israfının önüne geçilmesi programın temel başlıkları arasında yer aldı.
Etkinlik, açılış konuşmalarının ardından "Tarım ve gıda sistemlerini yenilikle güçlendirerek, dayanıklığı yüksek bir geleceği kuralım" başlıklı panelle devam etti.





