AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay arasında, Karşıyaka Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin Zübeyde Hanım Huzurevi binası üzerinden gece yarısı polemiği yaşandı. Çankırı, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde Zübeyde Hanım Huzurevi binasının Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarına karşılık devredileceği sözünün tutulmadığını öne sürerken, Tugay bu iddialara gece yarısına doğru yaptığı açıklamayla yanıt verdi. Tugay’ın açıklamasının ardından Çankırı da saat 01.00’e yakın saatlerde yeni bir açıklama yaparak Tugay’a yüklendi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, açıklamasında İzmir’in iki Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilinin birbiri ardına yarışır gibi açıklamalar yaptığını belirterek, iki ismin de üçüncü dönem milletvekilliklerinin ardından, üç dönem kuralı nedeniyle milletvekili olamayacakları için Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmaya niyetlenmiş olduklarını ifade etti. Tugay, aday olup olamayacaklarını bilmediğini ancak üç dönemdir İzmir’e ne kazandırdıklarının sorulması gereken bir soru olduğunu söyledi. Daha net olarak ise “Siz olmasaydınız İzmir’e hangi hizmet gelmezdi acaba?” sorusunun daha uygun olacağını kaydetti.

Milletvekillerinin birbiri ardına çarpıtılmış ve gerçek dışı açıklamalar yaptığını savunan Tugay, bunlardan bir başkasına daha cevap vermek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Tugay, Karşıyaka Zübeyde Hanım Huzurevi’nin arsasının Karşıyaka Belediyesine ait olduğunu, binasının Karşıyaka Belediyesi tarafından yapıldığını ve yıllarca Karşıyaka Belediyesi tarafından huzurevi olarak işletilmiş bir sosyal tesis olduğunu söyledi.

Daha sonra işletme için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tahsis edildiğini, bunun da Belediye Başkanı Cevat Durak zamanında gerçekleştiğini aktaran Tugay, söz konusu tahsisin huzurevi olarak işletilmek üzere verilmiş şartlı bir tahsis olduğunu ifade etti. Tugay, 2020 yılından sonra huzurevinin bakanlığın kendi kararıyla boşaltıldığını, gerekçenin ise depreme dayanıksız olması olarak açıklandığını belirtti. O günlerde bakanlığa, bina ile ilgili bir güçlendirme veya yeniden inşa etme niyetinde olup olmadıklarının sorulduğunu ancak hiçbir cevap alınamadığını söyleyen Tugay, artık huzurevi olarak kullanılmayan binanın bu şartlarda tahsisinin iptal edilmesi yönünde meclisten karar alındığını bildirdi.

Bakanlığın gerçekte hiçbir hakkı olmadığı halde mahkeme yoluyla bu kararın yürütülmesini durdurma kararı çıkardığını ileri süren Tugay, binaya kelimenin tam anlamıyla “çöktü” ifadesini kullandı. Tugay, bakanlığın o binayı huzurevi olarak kullanımını bitirdikten sonra huzurevini yenileme veya güçlendirme kararı hiçbir zaman almadığını söyledi. Arsası ve konumu çok değerli olan bu huzurevinin kaldırılıp yerine başka bir şey yapma niyetleri olup olmadığını anlayamadıklarını kaydeden Tugay, Karşıyaka’nın da kendi yaptırdığı huzurevinden edildiğini ifade etti.

Tugay, o günlerde Karşıyaka Belediyesinin yararını gözeterek “o şartlar altında” Sosyal Güvenlik Kurumuna devredebilmek için satış kararı alındığını söyledi. Başka bir kişi veya kuruma satışın zaten mümkün olmadığını belirten Tugay, teklifin kabul edildiğini ancak belirlenen rakamın alay eder gibi çok düşük olduğunu, bu rakamın yalnızca 13 milyon lira olarak belirlendiğini açıkladı. Rakamın itiraz edildiğini ve yeni bir değerleme istendiğini belirten Tugay, buna rağmen cevap alınamadığını kaydetti. Tugay, o günden bu yana binanın bomboş olduğunu, huzurevinin kapalı kaldığını ve bakanlığın tek bir olumlu, çözümcül adım atmadığını ifade etti.

Plan değişikliği yapmaya çalışıldığı iddiasının tamamen uydurma olduğunu savunan Tugay, o parselin zaten turizm ve sosyal tesis plan kararı olan bir yer olduğunu, herhangi bir plan değişikliği yapılmadığını söyledi. Sayın milletvekilinin iftirasının, İzmir’de maruz kalınmış bir başka çökme hikâyesini hatırlamalarına vesile olduğunu belirten Tugay, tüm belge ve bilgilerin kayıtlarda ve arşivde bulunduğunu ifade etti. Bakanlıkça el konulmuş boş ve terk edilmiş huzurevi binasını görmek isteyen herkesin gidip bizzat yerinde görebileceğini dile getiren Tugay, İzmir’in hakkını ve hukukunu her yerde korumak için mücadele ettiklerini ve etmeye devam ettiklerini söyledi.

Tugay, belediye başkanlık hayali kuran milletvekillerinin gerçekten İzmir halkının desteğini almak istiyorlarsa İzmir’in malına çökmeye kalkanlara “dur” demeleri gerektiğini, sürekli gerçek dışı ve uydurma beyanlarda bulunmayı bırakmaları gerektiğini ve İzmir’e gerçekten vaat ve hikâye değil hizmet getirmeleri gerektiğini ifade etti. Tugay, ancak o zaman kendilerine “Siz olmasanız bu hizmet gelmezdi” denilebileceğini kaydetti.

Cemil Tugay’ın gece yarısına doğru yaptığı bu açıklamanın ardından, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da saat 01.00’e yakın saatlerde yanıt verdi. “Sayın Tugay’ın belli ki kafası karışık…” ifadelerini kullanan Çankırı, bir işin içinde yalan olunca doğruyu ayıklamakta da, hatırlatmakta da tereddüt edileceğini söyledi. Tugay’ın yazdığı X paylaşımını silerek yeniden paylaşım yaptığını belirten Çankırı, tekrar yayımlanan paylaşımda da doğrunun hatırlanmadığının aşikâr olduğunu ifade etti.

Çankırı, Tugay’ın ifadeleriyle o parselin turizm imarına açık olduğunun da öğrenildiğini söyledi. Bu durumun meselenin sadece güvenlik olmadığını gösterdiğini savunan Çankırı, işin içinde imar planı, rant ve turizm alanı hesabı da bulunduğunu öne sürdü. Açıklamasının sonunda bir söz bulunduğunu belirten Çankırı, “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” ifadelerini kullandı.

Muhabir: İpek Kırca