İzmir halinde 3 Nisan 2026 tarihli verilere göre sebze fiyatları geniş bir aralıkta seyrederken, Mart ayında cibezin kilogram fiyatı 40 ila 60 TL arasında değişti. Pazara ulaştığında ise benzer ürünlerin 2 ila 3 katına kadar çıkan fiyatlarla satıldığı görülüyor.

“100 metreye 4 kat zam”
Özellikle Ege’ye özgü radika, cibez ve şevketi bostan gibi otların kısa süreli hasat dönemine sahip olması, doğadan toplanması ve yoğun işçilik gerektirmesi fiyatların yükselmesinde etkili oluyor. Bununla birlikte üretim maliyetlerinde yaşanan artış da fiyatlara doğrudan yansıyor. Bornova Ziraat Odası Başkanı Cengiz Derici ise asıl sorunun üretim maliyetlerinden çok üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkı olduğuna dikkat çekerek, “Ispanak’ın üreticiden çıkışı 20-30 TL iken satışı 60-70 TL. Türkiye’deki asıl sıkıntı bu aradaki fiyat farkı. Örneğin; Torbalı’da bir marketin arkasında pırasa tarlası var. Tarladan çıkan ürünün marketteki fiyatı 3-4 kat zamlı satılıyor. Arada 100 metre olmasına rağmen fiyat 3’e 4’e katlanıyor. Girdilerdeki artış çok ama bir türlü çözemediğimiz şey üretici ile tüketici arasındaki o ciddi fark. Üreticinin durumu hiç değişmiyor ama zincir markalar her sene karlarını ikiye katlıyorlar. Demek ki arada yalan söyleyen birileri var” dedi.

“Yaş ortalaması 59”
Tarımda sürdürülebilirliğe ilişkin risklere de dikkat çeken Derici, çiftçi nüfusunun yaşlandığını belirterek, “Esas sıkıntımız gelecek kuşakların bu işi sürdürememesi. Yani babasının, dedesinin yıllarca yaşadığı sıkıntıyı yeni kuşak yaşamak istemiyor. Şu anda Türkiye’deki çiftçi yaş ortalaması 59 ve bu her geçen gün yükseliyor. Bugün için şöyle böyle bir üretim sağlıyoruz belki ama bu satış fiyatlarının yanında üreticiden çıkarken ödenen satış fiyatı arasındaki uçurum, üretimin bitişine doğru götürüyor. Vatandaş da yüksek fiyatlardan otu alamıyor, üretici de ürettiği otu hakkı olan paraya satamıyor. Arada sadece aracılar kazanıyor” ifadelerini kullandı.
“Asıl tehlike sürdürülebilirlik”
Çiftçiliğin süreklilik gerektiren bir meslek olduğunu vurgulayan Derici, üretimde yaşanabilecek kırılmalara işaret etti. Derici, şu ifadeleri kullandı: “Çiftçilik hafıza isteyen bir iştir. Yani bugün yarın çiftçi olacağım diyene tarla teslim edilse yapamaz. Asıl tehlike sürdürülebilirliğin elimizden gitmesi. Yeni nesil, babasının, dedesinin kazandığını kazansa bırakmaz ama öyle bir dönemde de değiliz. Çiftçi resmen devletin destekleri ve tarım kredisi veren bankaların kredileri olmasa ayakta kalamayacak durumda. Ülke ise kökten kilitlenecek. Böyle giderse ne ot üretebileceğiz ne de tüketebileceğiz.”
Pazar ve market arası fark
İzmir’de 2026 Nisan ayı itibariyle pazarlarda ıspanağın kilosu 30- 50 TL arasında satılırken, marketlerde ise 100 TL; pırasanın kilosu pazarlarda 45 TL iken marketlerde 65 TL, taze soğanın kilosu pazarda 50 TL iken markette 75 TL, Semiz otunun tane fiyatı pazarda 30 TL iken markette 60 TL, pazının adet fiyatı pazarda ortalama 30 TL iken markette 55 TL fiyata satılıyor. Pazar ve market fiyatları arasındaki 2-3 katlık fark ise dikkat çekiyor.





