Dünya Tüketici Hakları Günü kapsamında Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER)’in İzmir Şubesi tarafından bir basın açıklaması düzenlendi. Dernek, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen açıklamada savaş karşıtlığı, tüketici haklarının korunması ve geçim koşullarının iyileştirilmesine dikkat çekti. Basın açıklamasına İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz da katıldı.

"EN ÖNEMLİ SORUN YOKSULLUK"
Ülkemizde tüketiciler açısından en önemli sorunların başında derinleşen yoksulluk ve hızla düşen alım gücünün geldiğini belirten Konak Hakem Heyeti Üyesi Av. Aslıhan Oğurluoğlu, “Her yıl 15 Mart, dünya genelinde tüketicilerin temel haklarına dıkkat çekmek ve karşı karşıya kaldıkları sorunları gündeme taşımak amacıyla Dünya Tüketici Hakları Günü olarak anılmaktadır. Bu yıl Consumers International (Uluslararası Tüketiciler Birliği) tarafından belirlenen tema "Güvenli Ürünler, Kendine Güvenen Tüketiciler" olmuştur. Bu tema, piyasada giderek artan düşük kaliteli ve güvensiz ürünlerin tüketicilerin sağlığı ve güvenliği üzerinde yarattığı risklere dikkat çekmeyi ve tüketicilerin bilinçlendirilmesini amaçlamaktadır. Ancak, hem dünyada hem de Türkiye'de tüketicilerin karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca güvensiz ürünlerle sınırlı değıldir. Türkiye'de tüketiciler açısından en önemli sorunların başında derinleşen yoksulluk ve hızla düşen alım gücü gelmektedir. Gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara erişim giderek zorlaşmakta; milyonlarca tüketici insanca yaşam koşullarına her geçen gün daha da uzaklaşmaktadır. Temel ihtiyaçların karşılanmasında yaşanan bu güçlük, tüketici haklarının yalnızca hukuki değil aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir mesele olduğunu açık bıçımde ortaya koymaktadır. Bunun yanında tüketicilerin karşı karşıya olduğu önemli bir diğer sorun, piyasada bulunan güvensiz ve standart dışı ürünlerdir. Taklit ve tağşiş ürünler, yeterli denetimden geçmeden piyasaya sürülen mallar ve standartlara uygun olmayan üretim süreçleri hem tüketicinin sağlığını hem de ekonomik çıkarlarını tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.
"TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİNİN SAYILARI AZALTILDI"
Tüketici Hakem Heyetleri’nin son zamanlarda sayılarının azaltıldığını ve erişilebilirliğinin zorlaştırıldığını belirten Oğurluoğlu, “Türkiye'de tüketicilerin haklarını arayabildiği en önemli başvuru mekanizmalarından biri olan Tüketici Hakem Heyetleri ise son dönemde sayılarının azaltılması ve erişilebilirliğinin zorlaşması nedeniyle ciddi bir risk altındadır. Oysa tüketicinin adalete erişimini sağlayan bu mekanizmaların güçlendirilmesi gerekirken zayıflatılması, hak arama yollarını daraltmakta ve tüketicileri daha büyük mağduriyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır.

"SAVAŞLAR ÜRETİMİ VE TEDARİK ZİNCİRLERİNİ DE ETKİLER"
Öte yandan dünya genelinde yaşanan savaşlar ve çatışmaların tüketiciler üzerinde ağır ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğunu söyleyen Oğurluoğlu, “Savaşlar, yalnızca ilgili ülkeleri değil, küresel üretim ve tedarik zincirlerini de etkilemekte, gıda, enerji ve temel tüketim maddelerinde fiyat artışlarına yol açarak milyonlarca tüketiciyi doğrudan ilgilendirmektedir. Savaş; açlık, yoksulluk ve çocuk, genç, kadın ayırmadan ölüm demektir. Hiçbir ülke bir başka ülkeye barış, özgürlük ve demokrasi götüremez. Bu sorunlar ülkelerin kendi iç dinamikleriyle ve halkların iradesiyle çözülür. Bu nedenle; barış yalnızca siyasi bir hedef değil aynı zamanda tüketicilerin refahı ve yaşam koşulları açısından da hayati bir gerekliliktir. Unutulmamalıdır ki tüketicınin korunması yalnızca bir piyasa düzenlemesi değil, aynı zamanda bir demokrasi, sosyal adalet ve insan hakları meselesidir. Güvenli ürünlerin olduğu, temel ihtiyaçlara erişimin sağlandığı, dıjıtal hakların korunduğu, tüketicinin hak arama yollarının güçlendirildiği ve savaşların olmadığı bir dünya mümkündür. Ancak bu hedefe ulaşmanın en önemli yolu tüketicilerin örgütlü gücünden geçmektedir.
Haklarını bilen, dayanışma içinde hareket eden ve örgütlenen tüketiciler, piyasanın daha adil işlemesini sağlayan en güçlü toplumsal denetim mekanizmasıdır. Bu nedenle; Tüm tüketicileri haklarını öğrenmeye, örgütlenmeye ve tüketici hareketinin bir parçası olmaya, kamu otoritelerini, üreticileri ve toplumun tüm kesimlerini tüketici haklarımın korunması konusunda sorumluluk almaya, bölgemizde yaşanan savaşların son bulması için barışın ve insan onurunun yanında yer almaya davet ediyoruz” diye konuştu.

"BU KONUDA ÇALIŞMALARIMIZ VAR"
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Baronun tüketici haklarına yünelik bir komisyon üzerinden yürüttüğü çalışmaların olduğunu bildirdiği konuşmasında: “Bugün bizimle bir arada olan Sayın İzmir Barosu’na da… Yanında olmayı, kurumsal olarak yanında olmayı önemsiyoruz. Tabii tüketici hakları olarak ifade ettiğimiz bu alanı sadece hasren gıda alanında düşünen ya da tüketim alanında düşünen bir bakış açısı geliştirdik uzun zamandır. Oysa tüketici haklarından bahsettiğimiz alan o kadar geniş ki aslında. Özellikle dijital alanda yaşanan haksızlıklar son süreçte… Özellikle gerek ülkemizde ve gerekse dünyada yaşanan savaş ikliminin bize dayattığı ekonomik şiddet, fiziksel şiddet ve tüketici hakem heyetleriyle ilgili gelinen belki son nokta… İşte yurttaşın, özellikle tüketen yurttaşın, fakirleşerek tüketmek zorunda kalan, açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda kalan yurttaşın adalete de erişimini önemli ölçüde engelleyen birtakım düzenlemeleri yeniden hayata geçirmeye çalışan bir anlayış var. Bunun sakıncalarını büyük ihtimalle TÜKODER İzmir Şubemiz ve Genel Merkez ilgili alanlara bildirmiştir ama ne yazık ki pilot uygulamalarla vatandaşın adalete erişiminin önüne bir set daha çekilmeye çalışılıyor. İşte adaletsizliklerin, hukuksuzlukların ne yazık ki günümüzün, hayatımızın bir parçası olmaya başladığı bu son dönemi benzeri derneklerimizle, STK’larımızla, platformlarımızla bu durumlara karşı durmaya ve bu haksızlıkları ortadan kaldırmaya gücümüzün yettiği oranda el vermeye çalışıyoruz. Bu anlamda TÜKODER’in çalışmalarını da takdirle karşıladığımızı ifade ederek, İzmir Barosu’nun da bu anlamda bir komisyon üzerinden yürüttüğü çalışmalarının olduğunu ve dayanışma içerisinde olduğumuzu buradan duyurmak isterim” dedi





