Son yıllarda kuraklık nedeniyle su kaynakları kritik seviyelere gerileyen İzmir’de, 2026 yılının ilk iki ayında etkili olan yağışlar su kaynaklarına önemli ölçüde katkı sağladı. Ocak ve şubat aylarında görülen yağışlarla birlikte hem içme suyu barajlarının doluluk oranı yükseldi hem de yer altı su seviyelerinde dikkat çekici artış kaydedildi.
Devlet Su İşleri (DSİ) 2. Bölge Müdürü Hüseyin Koray Bilgi, kentte uzun yıllar ortalama yağış miktarının 712 kilogram olduğunu hatırlatarak, 2025 yılında bu miktarın yalnızca 430 kilogramda kaldığını belirtti. Bilgi, bu durumun hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.
2026 yılının ocak ve şubat aylarında ise yağışların belirgin şekilde arttığını aktaran Bilgi, iki aylık dönemde yağış miktarının 500 kilogramın üzerine çıktığını söyledi. Geçen yılın tamamında düşen yağıştan daha fazlasının yılın ilk iki ayında gerçekleştiğine dikkat çeken Bilgi, bu durumun barajlar ve akarsular üzerindeki etkisinin kısa sürede görüldüğünü vurguladı.
Yağışların ardından bazı barajların doluluk oranlarının kritik seviyelerin üzerine çıktığını belirten Bilgi, güvenlik gerekçesiyle bazı barajlarda fazla suyun tahliye edilmesi gerektiğini ifade etti. Artan su miktarının yalnızca yüzey kaynaklarında değil, yer altı su rezervlerinde de kendini gösterdiğini söyledi.
DSİ’nin bölgede yer altı su seviyelerini düzenli olarak takip ettiğini dile getiren Bilgi, Küçük Menderes Havzası’nda 76, Gediz Havzası’nda ise 136 olmak üzere toplam 212 gözlem kuyusunun izleme sistemiyle kontrol edildiğini belirtti. Yapılan ölçümlere göre, 2026 yılındaki yağışların ardından yer altı su seviyelerinde önemli yükseliş görüldüğünü kaydetti.
Bilgi, geçen yıl gözlem kuyularındaki su seviyelerinin en düşük noktalara gerilediğini hatırlatarak, bu yılki yağışlarla birlikte seviyelerde ortalama 5 ila 20 metre arasında artış yaşandığını söyledi.
İzmir’in içme suyu ihtiyacının karşılanmasında hem yüzey sularının hem de yer altı su kaynaklarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Bilgi, kuraklık dönemlerinde yer altı suyuna daha fazla yüklenildiğini ifade etti. Son yağışlarla birlikte hem barajlardaki depolama miktarının hem de yer altı su rezervlerinin toparlanmaya başladığını dile getirdi.
Yer altı su seviyelerinin yüksek olduğu dönemlerde içme suyu temininde bu kaynakların öncelikli olarak kullanılmasının önemli olduğunu belirten Bilgi, barajlardaki suyun özellikle yaz aylarında başlayacak tarımsal sulama için korunması gerektiğini söyledi. Bu planlamanın doğru yapılması halinde yaz aylarında su sıkıntısı yaşanmasının beklenmediğini ifade etti.
Bilgi ayrıca yağış sularının yer altına süzülmesinin jeolojik yapı ve toprak özelliklerine bağlı olarak zaman aldığını belirterek, ilerleyen dönemde yer altı su seviyelerinde artışın devam edebileceğini sözlerine ekledi.





