İzmir’de baraj doluluk oranlarının son yılların en yüksek seviyelerine ulaşmasına rağmen su yönetimi ve kuraklık riski tartışmaları sürüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü, Deni̇z Bi̇li̇mleri̇ Ana Bi̇li̇m Dalı Başkanı Prof. Dr. Doğan Yaşar, su kesintilerinin kaldırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, sorunun yağıştan çok yönetimle ilgili olduğuna dikkat çekti.

‘Yeraltına baraj yapılsın’
İzmir’de planlı su kesintilerinin kaldırılmasını değerlendiren Yaşar, “İzmir’de planlı su kesintilerinin kaldırılması için erken değil, aslında su hiç kesilmemeliydi ki daha önce gerekli önlemler alınsaydı bu sorun yaşanmazdı. Ben 2004 yılından bu yana söylüyorum, 2020 yılında Tunç Soyer’e de mektup yazdım, aynı mektupları Cemil Tugay’a da gönderdim; kuraklık geliyor, suda B ve C planları yapmaya başlayalım ve mümkün olduğunca yer üstü barajları yapalım dedim. Gördes Barajı çok büyük bir baraj, Tahtalı’dan da büyük bir baraj ama altı patlaktı. Bu yıl bir takım iyileştirmeler yapıldı, baraj yeniden su tutmaya başladı ancak onun da yanında başka barajlar da yapılması gerekiyor. Mümkün olan yerlere de yeraltı barajları yapılmalı. Ancak 22 yıldır bunu dile getirmemize rağmen bir şey yapılmadı” dedi.
‘Su hiç kesilmemeli’
Barajları Devlet Su İşleri (DSİ) yapıyor olsa da belediyelerin de bu konuda çalışması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Devlet bana suyu versin ben dağıtırım düşüncesi pek güzel değil. Aslında hiçbir zaman için suyun kesilmemesi gerekiyor. İzmir’de kötü yönetimden dolayı su kesildi. 2026 ile yeniden yağışlı döneme girdik, 2035 yılına kadar keyifli yağışlar olacak. Tahtalı Barajı yine yüzde 80 dolulukları görecektir ancak bizim yer üstü barajları yapıp kuyuları koruma altına almamız gerekiyor. Örneğin İran savaşında su kaynaklarına saldırı yapılacak gibi restler çekildi. Eğer yer üstü barajlarına bir şey olursa tek kaynak yer altı suları olacaktır. Bu nedenle bizim de yer altı su rezervlerin saklamamız gerekiyor. Ama biz hala suyun yüzde 50’sini yer altından kullanıyoruz. Bu çok büyük bir yanlış” diye konuştu.
‘İzmir’de yarısı kadar’
Yağışların etkisiyle baraj doluluk oranlarında dikkat çekici artış yaşandığını belirten Yaşar, mevcut tabloyu şöyle değerlendirdi: “Doluluk oranları son 80-90 yılın rekorlarını kırdı. 45 gün içinde geçen yıldan neredeyse daha fazla yağışı aldık. 25 gündür yağmur yağmamasına karşın Tahtalı Barajı’nda seviye hala yükseliyor. Biz Tahtalı Barajı için yüzde 20’lerin üzerine çıkarsa harika olur diyorduk, yüzde 40’lara çıktı. Burada sorun baraj doluluklarından ziyade suyun kullanımı. İzmir’de su potansiyeli Türkiye’de kişi başı 1300 metreküp iken, İzmir’de bu oran kişi başı 600 metreküp. Çok çok az suyumuz var. Bu nedenle suyu çok iyi kullanmamız lazım. Çünkü biz tarımda da dünyanın önemli kentlerinden biriyiz.”
‘İZSU’da bilim insanı yok’
İzmir’de su yönetimine ilişkin yapısal sorunlara da dikkat çeken Prof. Dr. Doğan Yaşar, “Su krizini ancak Hidrojeologlar çözebilir. Ancak İZSU’nun yönetim kurulunda şu anda su bilimci yok. Suyu bilen kimse yok. Hatta o kadar kötü ki İZSU’nun internet sayfasında 28 Aralık’tan beri değişmeyen bazı değerler var. Baraj seviyelerini veren bölüm ve suyu nereden aldığımızı gösteren göstergeler maalesef 28 Aralık’tan bu yana değişmedi. Bu çok büyük yanlış. İzmir’in su yönetimindeki en büyük yapısal sorunu su bilimcileri olmaması. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Su İşlerinde Hidrojeoloji Uzmanı yoktur. Bu nedenle susuz kaldık” ifadelerini kullandı.
‘Yaz aylarında kesinti olmaz’
Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Doğan Yaşar, yaz döneminde su kesintisi ihtimalinin düşük olduğunu belirterek şunları söyledi: “Önümüzdeki yaz için artık su kesintisi olmaz. Öyle ki yine önümüzdeki 6-7 yılın yağışları ortalamanın üzerinde geçecektir. Bu nedenle su sorunu olmaz. Ancak su yönetiminde sorunlarımız var. Su tasarrufu konusunda bireysel önlemlerin pek etkisi olmaz ama bu demek değil ki tasarruf etmeyelim, bahçeleri sürekli sulamayalım, balkonları devamlı yıkamayalım. Asıl tasarrufu belediyelerin yapması lazım. Şu anda yaklaşık olarak yüzde 26 gibi bir su kaçak oranı var. Yani barajdan basılan her 100 litre sudan 26 litresi yolda kayboluyor. Bu çok daha önemli bir sorun. Bu nedenle belediyenin su kaçak oranlarını düşürmesi gerekiyor.”





