İzmir’in Bayraklı ilçesinde sınıf öğretmeni olarak görev yapan Tarık Çiçekçi’nin dokuz yıl önce verdiği kök hücre örneği, Almanya’da lösemi tedavisi gören bir hastayla yüzde 100 uyumlu çıktı. İki çocuk babası, Fenerbahçe taraftarı ve Kızılay gönüllüsü olan Çiçekçi, kendisine yapılan bilgilendirmenin ardından kök hücre donörü olmayı kabul etti.

Çiçekçi’nin kök hücre bağışçısı olma kararında, yıllar önce lösemi nedeniyle hayatını kaybeden genç bir Fenerbahçe taraftarının da etkili olduğu belirtildi. Çiçekçi, yıllar sonra Almanya’daki bir hastayla eşleştiğini öğrendiğinde donör olmaya hiç tereddüt etmeden karar verdiğini ifade etti.

9 yıl önce bağış yaptı

Tarık Çiçekçi, dokuz yıl önce Kızılay’a giderek üç tüp kan örneği verdi. O dönemde verdiği örneğin yıllar sonra kimin hayatına dokunacağını bilmediğini belirten Çiçekçi, kök hücre bağışının arkasında insani ve mesleki sorumluluğunun yanı sıra kendisini derinden etkileyen bir olayın da bulunduğunu söyledi.

Çiçekçi, yıllar önce aynı renkleri ve tribün coşkusunu paylaştığı lösemili genç bir Fenerbahçe taraftarının hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü duyduğunu anlattı. O dönemde yaşadığı çaresizliğin ve genç bir insanın hayatını kaybetmesinin kendisinde silinmez bir iz bıraktığını belirten Çiçekçi, dokuz yıl önce verdiği üç tüp kan örneğinin bir başkasının aynı acıyı yaşamaması ve bir canın yarım kalmaması düşüncesiyle hareket etmesinin sonucu olduğunu ifade etti.

Almanya’daki hastayla eşleşti

Aradan geçen yılların ardından Çiçekçi’ye Almanya’da lösemi tedavisi gören bir hastayla yüzde 100 uyum sağlandığı bilgisi ulaştı. Eşleşme haberini aldıktan sonra nakil sürecine onay veren Çiçekçi, donör olmaya karar verdi.

Çiçekçi, bu haberi aldığı anda içinde tarif edilemez bir huzur oluştuğunu belirterek, yıllar önce tribünde kaybedilen genç Fenerbahçe taraftarının hatırasının, kendi çocuklarına karşı hissettiği koruma içgüdüsüyle ve kilometrelerce uzaktaki bir hastanın yaşam mücadelesiyle birleştiğini söyledi. Çiçekçi, “Tek bir an bile tereddüt etmeden donör olmaya karar verdim” dedi.

Bağış sürecini tamamlayan Çiçekçi, Türkiye’den Almanya’ya uzanan bu süreçle kök hücre bağışının önemine dikkat çekti.

“En güçlü ders duruşumuz”

İlkokul öğretmeni olan Tarık Çiçekçi, öğretmenliğin yalnızca müfredatı anlatmaktan ibaret olmadığını belirtti. Çiçekçi, her gün sınıfta öğrencilerinin gözlerinin içine bakarken onlara yalnızca dersleri değil, merhameti, yardımlaşmayı ve bir insana dokunmanın önemini de anlatmaya çalıştığını söyledi.

Bir baba ve öğretmen olarak çocuklarına ve öğrencilerine verebileceği en güçlü dersin kendi duruşu ve eylemleri olduğunu ifade eden Çiçekçi, yaptığı bağışın da bu anlayışın bir parçası olduğunu belirtti.

Çiçekçi, öğretmenliğin insan hayatına dokunmayı da kapsadığını vurgularken, gerçekleştirdiği kök hücre bağışıyla Türkiye’den Almanya’ya uzanan bir dayanışma sürecinin parçası oldu.
Kök hücre bağışının sanıldığı kadar zor olmadığını anlattı

Toplumda kök hücre ve ilik nakli konusunda yanlış bilinenlerin bağışçı olmak isteyen kişilerde endişeye yol açabildiğini belirten Çiçekçi, insanların kök hücre veya ilik nakli denildiğinde genellikle zorlu ameliyatlar ve korkutucu süreçleri düşündüğünü söyledi.

Kendi yaşadığı süreçte bunun günümüz tıp teknolojisi sayesinde kan veya trombosit bağışında bulunmak kadar kolay ve güvenli olduğunu belirten Çiçekçi, koldan alınan kanın özel bir cihazda kök hücrelerinden ayrıştırıldığını ve bağışlanan hücrelerin vücut tarafından kısa sürede yeniden üretildiğini ifade etti.

Çiçekçi, günlük hayattan ayrılacak birkaç saatin başka bir insan için yeniden nefes almak, ailesine ve sevdiklerine sarılabilmek anlamına gelebileceğini söyledi.

“Sadece üç tüp kan örneği”

Tarık Çiçekçi, Kızılay noktalarında verilecek yalnızca üç tüp kan örneğinin yıllar sonra bir hastanın hayata tutunmasına vesile olabileceğini belirtti.

Türkiye ile Almanya arasındaki bu bağda mesafelerin, sınırların, dillerin veya renklerin öneminin bulunmadığını ifade eden Çiçekçi, yaşadığı sürecin merhametin ve insan olmanın evrensel bir dili olduğunu kendisine bir kez daha gösterdiğini söyledi.

Bir baba, öğretmen ve Fenerbahçeli olarak çocuklarına bırakabileceği en anlamlı mirasın ve topluma verebileceği en büyük dersin bu olduğunu belirten Çiçekçi, Kızılay noktalarında verilecek üç tüp kan örneğinin bir insan için tek yaşama şansı olabileceğini ifade etti.

Çiçekçi, tereddütlerin bir kenara bırakılarak umut zincirine katılmanın ve bir insana yeniden hayat olmanın mümkün olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi