Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden biri olan İzmir’im Kemalpaşa ilçesinde üreticiler, yüksek girdi maliyetleri ve işçi krizinin kıskacında kaldı. Kiraz üreticisi Zeynel Şengül, işçi yevmiyelerinin ürünün satış gelirini aştığını belirterek, bu yıl hasadın önemli bölümünü gerçekleştiremediklerini dile getirdi. Bu kapsamda vatandaşlara çağrıda bulunan Şengül, kirazın dalında kalmaması için kiraz almak isteyen insanları tarlaya davet etti ve pazara nazaran çok daha uygun fiyata satış yapacağını söyledi. Ekonomist Dr. Osman Sirkeci ise yaşanan tablonun temelinde tarımdaki plansızlık ve üreticiyi koruyacak mekanizmaların yetersizliği olduğunu vurguladı.

70 kilo toplanmalı
İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde uzun yıllardır kiraz üreticiliği yapan Zeynel Şengül, yüksek maliyetler ve düşük alım fiyatı nedeniyle ürünlerini dalında bırakmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Şengül, “Bu yıl kirazın kilosunu kalitesine göre toptancılara ve hâle 30 ila 35 TL arasında satıyoruz. İşçi yevmiyeleri ise günlük 1400 – 1500 TL civarında seyrediyor. Bu da bizim kesinlikle giderimizi karşılamıyor. Bir işçi günde ortalama 35-40 kilo kiraz toplayabiliyor. Toplanan kiraz ancak yevmiyeyi karşılıyor, Bir işçinin üreticiyi artıya geçirebilmesi için günde en az 70 kilo kiraz toplaması lazım ama bu da pek mümkün değil. O sebeple biz yevmiyeci tutamıyoruz, işçi olmayınca kirazı toplayamıyoruz. İki taraf da mağdur oluyor. Kiraz ağacın dalında kaldı” şeklinde konuştu.
İşçi de bulunmuyor
Kiraz toplama sezonunun yaklaşık 1,5 ay süren yoğun ve zahmetli bir dönem olduğunu dile getiren Şengül, bu yıl doğa şartlarının da üreticiye darbe vurduğunu aktardı. Kiraz toplamanın incelik gerektiren bir iş olduğunu da belirten Şengül, artık kalifiye ve nitelikli eleman bulma sıkıntısına da yaşadıklarını vurguladı. Zeynel Şengül, “Ülkedeki genel ekonomik kriz ve hayat pahalılığı nedeniyle işçilere de hak veriyoruz. Onlar da sabahın 7’sinde kalkıp tarlaya gelip 1400 TL almak istemiyor. Zaten o paraya iyi toplayan birçok işçi gelmek istemiyor. İşçi haklı olarak en az 2 bin – 2 bin 500 lira alacak ki ancak çalışmaya gelsin. Onlar da kendi cephelerinden haklı; ev kiralarını, mutfak masraflarını, şunu bunu sayarsan normalde o insanların da en az 2 bin 500 lira günlük para alması lazım ki geçinebilsin. Zaten bu sebeple biz de nitelikli işçi bulmakta da zorlanıyoruz. Çünkü kiraz para yapmıyor” dedi.
‘Gelin toplayın’
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Şengül, “Ben kirazın dalında kalmaması için kiraz almak isteyen insanları tarlama davet ediyorum. Gelin toplayın aracı olmadan buradan direkt üreticiden satın alın. Hem meyve dalında ziyan olmasın hem de siz çok daha ucuza ve kendi ellerinizle seçmece toplayıp taze taze kirazınızı yiyin. Bu sayede ne bizler toplatma için işçi bulmak zorunda kalacağız ne de vatandaş kiraz alamamazlık yapmayacak. Ayrıca kirazı dalından koparıp almak da ayrı bir mutluluk çünkü görerek alıyorsunuz” diye konuştu. Çiftçinin 2 seçeneği olduğunu aktaran Şengül, “Ya atadan, dededen kalan yerlerini, topraklarını satacaklar ya da gırtlağına kadar borç harç yaşayacaklar. Sadece toprağa bakanların işi bu dönemde çok ama çok zor. Tarımda acil bir planlama yapılması, taban fiyat uygulamalarının çiftçiyi koruyacak şekilde revize edilmesi ve mazot, gübre, işçilik gibi girdi maliyetlerine destek verilmesi gerek” ifadelerini kullandı.

‘Aracıların insafına bırakıldı’
Kiraz hasadını ve yevmiyeci krizini değerlendiren Ekonomist Dr. Osman Sirkeci ise şunları söyledi: “Hayat pahalılığı nedeniyle tarım işçileri günlük yevmiyeleri 1500 TL ile 2500 TL seviyelerine çıkarken, bu artış tarladaki toplama maliyetlerini karşılamaya yetmiyor. Pazarda ve manavda kirazın kilosu 400 ila 600 lira arasında alıcı buluyor. Böyle olunca da tarladan çıkış fiyatı üreticiyi kurtarmıyor. Maliyetlerin altında ezilen üreticiler, artık ürünü toplayamaz hale geliyor. Ege ve Isparta bölgeleri başta olmak üzere, girdi maliyetleri nedeniyle pek çok çiftçi tarımdan koptu. Çünkü yüksek ilaçlama ve bakım masrafları yüzünden kâr edemeyen üreticiler, çareyi onlarca yıllık kiraz ağaçlarını ve bağ kütüklerini sökmekte buldu. Üreticiler, verdikleri emeğin ve yaptıkları masrafın karşılığını alamamaktan şikayetçi. Tüm bunların sebebi ise; 90 milyonluk nüfusu besleyecek potansiyele sahip Türkiye tarımı, plansızlık ve denetimsizlik nedeniyle aracıların insafına kalmış durumda olması.”




