Konak Belediyesi’nde görev yapan Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) İzmir 2 No'lu Şube üyesi kamu çalışanları, Sosyal Denge Tazminatı (SDT) ve geriye dönük alacaklarının ödenmesi talebiyle yeniden bir araya geldi.
BirGün'ün haberine göre, Ağustos ayından bu yana Sosyal Denge Tazminatlarının ödenmediğini, ocak ayından itibaren de geriye dönük alacaklarının biriktiğini belirten çalışanlar, 17, 21, 24 ve 28 Eylül tarihlerindeki eylemlerin ardından beşinci kez eylem gerçekleştirdi.
Eylemde ayrıca hak arama sürecine katılan çalışanlara yönelik görev yeri değişiklikleri ve sürgün tehdidi olduğu yönündeki iddialara tepki gösterildi.
Eyleme meslek örgütlerinden destek
Eyleme İzmir Barosu, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, KESK İzmir Şubeler Platformu, İzmir Tabip Odası ile ilçe belediyelerinde görev yapan çalışanlar da katıldı.
Basın açıklamasını Tüm Bel-Sen İzmir 2 No'lu Şube Yürütme Kurulu Üyesi Aynur Özkaya okudu. Açıklama öncesinde Manisa'nın Soma ilçesindeki maden faciasında yaşamını yitiren işçiler anılırken, yaralananlara acil şifa dileğinde bulunuldu.
"EMEKÇİLERİ SÜRGÜN EDEMEZLER”
Belediye yönetiminin hak arayan emekçilerin görev yerlerini değiştirdiğini ifade eden Özkaya, şunları söyledi:
"Sosyal demokrasi bu değildir! Sosyal demokrasi; hakkını arayan emekçiye engeller çıkarmak, emek mücadelesi verdiği için çalışanların görev yerlerini değiştirmek demek değildir! Sosyal demokrasi; emekçinin yanında durup çözüm üretmektir! Karşı karşıya kaldığımız tüm baskılara, sürgün tehditlerine ve engellemelere rağmen bir kez daha omuz omuza, daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde alanlardayız."
“NE BİR AYRICALIK NE LÜTUF BEKLİYORUZ”
Sosyal Denge Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacaklarının ödenmesini isteyen Özkaya, taleplerinin mevcut sözleşmeden doğan haklarına ilişkin olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Bugün burada; ağustos ayından bu yana ödenmeyen Sosyal Denge Tazminatlarımız ve ocak ayından bu yana biriken geriye dönük alacaklarımız için toplandık. Belediye yönetimine bir kez daha en gür sesimizle haykırıyoruz: Biz hakkımızı istiyoruz! Ne bir ayrıcalık istiyoruz, ne lütuf bekliyoruz, ne de kimseden fazladan bir şey talep ediyoruz. Biz, altına imza atılmış Sosyal Denge Sözleşmesi’nden doğan yasal hakkımızı istiyoruz! İmza atılırken geçerli ve hukuki olan bu sözleşme, ödeme zamanı geldiğinde neden geçersiz hale geliyor?"
"KASIM AYI DAYATMASINI KABUL ETMİYORUZ”
Ödemelerin kasım ayına bırakılmasına tepki gösteren Özkaya, çalışanların talebinin haklarının her ay düzenli ve zamanında ödenmesi olduğunu belirtti:
"Biz görevimizi yapıyoruz; sabah işimizin başına geliyor, yurttaşın sorununu çözüyor, belediyenin hizmetlerini eksiksiz yürütüyoruz. Sorumluluk alıyor, mesaiye kalıyoruz. Peki, bizim emeğimizin karşılığı olan haklarımız neden ödenmiyor? Biz bu iyi niyeti gösterirken belediye yönetiminden ne gördük? Her defasında ertelenen tarihler, tutulmayan sözler ve şimdi de 'Kasım ayını bekleyin' dayatması! Emekçinin dayanacak gücü kaldı mı? Çalışanın hakkı, bütçede kalan artık para değildir. Kiralar, faturalar, çocukların eğitim masrafları ortada. Biz kamu hizmetine karşı değiliz. Tek bir talebimiz var: Her ayın 15'inde tüm haklarımızın eksiksiz ve zamanında yatırılmasıdır."





