Floransa’da veba salgını nedeniyle evlerin diz seviyesinde içecek satışı için temassız servis amacıyla oluşturulan küçük pencerenin benzerini yapan çift, gördükleri ilgiden memnun olduklarını belirtirken bir de dondurmalı Türk Kahvesi olan Kemeraltı adında özel bir lezzet de oluşturdular.

Son günlerde sosyal medyada dikkat çeken “Küçük Pencere” adlı kafenin ardında ilginç bir kuruluş öyküsü çıktı. Mimarlar Furkan Koçoğulları ve Aslı Kaya, Kemeraltı’nda satın aldıkları binayı restore ettikten sonra kömürlük olarak kullanılan diz mesafesinin altındaki 8 metrekarelik alanı kafeteryaya dönüştürdü. Kafeyi İtalya’nın Floransa Kenti’nde 400 yıl önce yaşanan bir uygulamadan esinlenerek yaptıklarını belirten Koçoğulları, “Arkadaşım Aslı İtalya’da mimarlık eğitimi aldıktan sonra gastronomiye yöneldi ve iyi bir dondurmacı oldu. Kendisine Bostanlı’da küçük bir de dondurmacı açtı. Bu arada Kemeraltı’nda aldığımız bu binayı restore ederek turistlere günlük olarak kiralamaya başladık. Binanın eski kömürlüğünü ise değerlendirmek istedik. Konak Belediyesi’ne müracaat ederek önce numarataj, ardından da ruhsatımızı aldık. Böylelikle işletmemizi açtık” diye konuştu.

DİZ ALTINDA TEMAZSIZ SERVİS
Yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken kafeyi, İtalya’nın Floransa kentinde yaşayan bazı kişilerin 400 yıl önce evlerinden içecek satmak için açtıkları küçük pencerelerden esinlendiklerini anlatan Koçoğulları, şöyle devam etti: “Floransa’da 1630 yılında evlerinden içecek satan kişilerin veba salgınından etkilenmemek için temazsız servisi sağlayan diz seviyesinin altındaki pencerelerin benzerini yapmak istedik. Sadece elin sığacağı kadar olan bu pencereyi tıklatınca açılır ve dışarıdan parayı uzatarak içeceğinizi alırsınız. Biz de kız arkadaşım Aslı’nın dondurma markası Novella'dan ve bu İtalyan geleneğinden ilham alarak Kemeraltı'na özgü bir lezzet yarattık. Floransa'daki işletmeler dondurmanın içine espresso koyarak affogato yaparken, biz dondurmanın içerisine Türk kahvesi koyduk ve adını ‘Kemeraltı’ koyduk. Bu kafeyi açarken bir amacımız da İkinci Beyler’in yeniden canlanmasını sağlamak.”

TARİHİ YAPILARIN RESTORASYONUNDA ÇALIŞMIŞ
Mezun olduktan sonra Kemeraltı’ndaki tarihi yapıların restorasyonunda çalışan Furkan Koçoğulları, boş kalan zamanlarında turistlere gastronomi turu yaptırdığını anlattı. Tam bir İzmir aşığı olan genç mimar, “Turistleri gönüllü olarak gezdiriyor, boyozla kahvaltı etmelerini sağlıyor, tarihi çarşı içinde saklı kalmış lezzetleri tattırıyordum. 2024 yılı sonuna kadar çok sayıda turistin, Kemeraltı’ndaki lezzetleri deneyimlemesini sağladım. Hem bina restorasyonlarından, hem de turistlerle edindiğim deneyimi bu girişimde kullanma imkanı buldum” şeklinde konuştu. İtalya’da mimarlık eğitimi alan Aslı Kaya ise, gastronomiye yönelerek dondurmacılığı seçti. Meslek Fabrikası’nı derece ile bitiren Kaya, daha sonra Karşıyaka’da kendisine ait bir dondurmacı dükkanı açtı. Kendi dükkanını devam ettiren Kaya, aynı zamanda sıra dışı kafenin mutfağında ter döküyor.





