Bayram sabahları çocuklar için çoğu zaman yeni kıyafetlerin heyecanı, kalabalık sofralar, uzayan aile ziyaretleri ve şeker dolu cepler demek oluyor. Ancak Kurban Bayramı’nın çocukların zihninde bıraktığı iz her zaman yalnızca bunlarla sınırlı kalmıyor. Özellikle küçük yaşlarda karşılaşılan kurban kesim görüntüleri, bazı çocukların hafızasında korku, kaygı ve huzursuzlukla yer edebiliyor.
Uzman Psikolog Burcu Amcaoğlu, çocukların özellikle erken yaşlarda gördükleri olayları yetişkinler gibi soyut ve sembolik düzeyde değerlendiremediğini belirterek, “Yoğun kan, acı ve ölüm içeren görüntüler; korku, kaygı, uyku problemleri ya da huzursuzluk gibi tepkilere yol açabilir. Bazı çocuklarda ise duygusal duyarsızlaşma gelişebilir” dedi.

Ölümü anlayamıyorlar
Özellikle 0-6 yaş grubundaki çocukların ölüm kavramını yetişkinler gibi değerlendiremediğini anlatan Amcaoğlu, bu yaş dönemindeki çocukların olayları daha somut ve doğrudan algıladığına dikkat çekti.
Amcaoğlu, “0-6 yaş döneminde çocuklar ölümü geri dönüşü olmayan bir durum olarak tam anlamıyla kavrayamaz. Olayları daha somut ve doğrudan algılarlar. Bu nedenle kan, bağırma, acı ya da kesim görüntüleri onlar için oldukça yoğun ve ürkütücü olabilir. Gerçek ile hayal arasındaki sınırlar da tam oturmadığı için korkuları büyüyebilir” ifadelerini kullandı.
Bayram sürecinde çocukların kesim anını izlemesinin her çocuk üzerinde aynı etkiyi yaratmadığını söyleyen Amcaoğlu, özellikle hassas yapıya sahip çocuklarda travmatik etkilerin daha belirgin görülebileceğini belirtti.
Travmatik izler
Çocukların yaşının, mizacının ve görüntülere hangi şekilde maruz kaldığının önemli olduğunu vurgulayan Amcaoğlu, “Her çocuk aynı şekilde etkilenmese de özellikle hassas yapıya sahip, kaygı düzeyi yüksek ya da gelişimsel olarak hazır olmayan çocuklarda bu görüntüler travmatik iz bırakabilir. Çocuğun yaşı, mizacı ve maruz kalma biçimi burada belirleyici olur” dedi.
Son dönemde çocuklar ve gençler arasında artan şiddet olaylarının ardından erken yaşta şiddet içerikli görüntülere maruz kalmanın etkilerinin yeniden tartışılması gerektiğini belirten Amcaoğlu, çocukluk döneminde tekrar eden şiddet içeriklerinin çocukların duygu dünyasını doğrudan etkileyebildiğini söyledi.
Amcaoğlu, “Evet, çünkü çocukluk döneminde tekrar eden şiddet içerikleri çocuğun duygu düzenleme becerilerini ve şiddeti algılama biçimini etkileyebilir. Sürekli maruz kalma bazen korku ve kaygıyı artırırken bazen de şiddeti sıradanlaştırabiliyor. Bu nedenle çocukların gelişim dönemine uygun içeriklerle karşılaşması önemli” diye konuştu.

Duyarsızlaşma riski
Hayvan kesimi görüntülerinin çocuklarda yalnızca korku değil, zamanla duygusal duyarsızlaşmaya da yol açabileceğini söyleyen Amcaoğlu, çocukların yaşına uygun sınırların korunmasının önemine dikkat çekti.
Amcaoğlu, “Evet, her iki ihtimal de mümkündür. Bazı çocuklarda yoğun korku ve kaygı oluşurken, bazı çocuklar tekrar eden maruziyet sonrası duygusal olarak duyarsızlaşabiliyor. Burada önemli olan çocuğun yaşına uygun sınırların korunması ve sürecin kontrollü yönetilmesidir” ifadelerini kullandı.
Nasıl anlatılmalı?
Bayramın çocuklara anlatılma biçiminin de sürecin en önemli parçalarından biri olduğunu belirten Amcaoğlu, ailelerin kullandığı dilin çocukların güven duygusunu doğrudan etkileyebildiğini söyledi.
Ailelerin sade ve güven veren bir dil tercih etmesi gerektiğini vurgulayan Amcaoğlu, “Ailelerin sade, güven veren ve yaşa uygun bir dil kullanması önemli. Çocuğu korkutacak detaylardan kaçınarak; paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma yönünü ön plana çıkarmak daha sağlıklı olur. Çocuğun sorularına kısa, net ve sakin yanıtlar vermek de güven duygusunu destekler” dedi.




