Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi’ndeki fay hatlarında gözlenen son sismik hareketliliğe ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bektaş, son 1-2 günlük süreçte Çınarcık Havzası’nın doğusunda bulunan Adalar Fayı ile batısındaki Çınarcık Fayı boyunca mikrodeprem aktivitesinin dikkat çektiğini bildirdi. Söz konusu mikrodepremlerin 10 ila 13 kilometre derinlikte meydana geldiğini belirten Bektaş, sarsıntıların derinliklerine ilişkin bilimsel çalışmalara işaret etti.
1963 Çınarcık depremine dikkat çekti
Bektaş, değerlendirmesinde Baştürk ve diğer araştırmacılar tarafından 2016 yılında yayımlanan bilimsel çalışmayı hatırlattı. Çalışmada, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Çınarcık depreminin yaklaşık 12 kilometre derinlikte Adalar Fayı ile ilişkili olarak konumlandırıldığını belirtti. Son mikrodepremlerin 10-13 kilometre derinlikte kaydedilmesine dikkat çeken Bektaş, bu verilerin fayın derin kesimlerindeki hareketlerin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Adalar Fayı’nda “creep” olasılığı
Prof. Dr. Bektaş, Bohnhoff’un 2013 tarihli çalışmasına da atıfta bulunarak, 10-13 kilometre derinlikte meydana gelen mikrodepremlerin Adalar Fayı’nın derin bölümünde “creep” olarak adlandırılan sürünme hareketinin bulunma olasılığını destekleyen bir gözlem olabileceğini kaydetti. “Creep”, fayın bazı kesimlerinde meydana gelebilen yavaş ve sürekli kayma ya da sürünme hareketini ifade ediyor. Bektaş, bölgede gözlenen mikrodeprem aktivitesini bu olasılık çerçevesinde değerlendirdi.
Silivri depreminin ardından stres değişimine işaret etti
Marmara’daki mikrodeprem hareketliliğinin olası nedenlerinden birine daha değinen Bektaş, 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin ardından bölgede oluşan stres değişimine dikkat çekti. Bektaş, Silivri depreminin ardından meydana gelen stres değişiminin Adalar ve Çınarcık faylarının bulunduğu alandaki mikrodeprem aktivitesini tetiklemiş olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Osman Bektaş’ın değerlendirmesinde, son günlerde gözlenen mikrodepremlerin özellikle derinlikleri ile Adalar ve Çınarcık fayları üzerindeki dağılımı öne çıktı.





