Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılında ortaokul ve liselerde uygulanacak Ortak Yazılı Sınav Sistemi'nin ayrıntılarını açıkladı. İstanbul Ataşehir Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi konferans salonunda düzenlenen programda tanıtılan sistem, öğrencilerin sınavlarının hazırlanmasında yeni bir uygulamayı beraberinde getirecek. Bakanlığın belirlediği soru havuzundan yararlanılacak sistemde öğretmenler de sınav sorularının hazırlanması ve zorluk düzeylerinin belirlenmesinde görev alacak.
Ortak yazılı sınav sistemi ne zaman başlayacak?
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan takvime göre Ortak Yazılı Sınav Sistemi, 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci dönemindeki ilk yazılı sınavlarda uygulanmaya başlanacak.
Yeni sistem kapsamında sınav soruları, eğitim öğretim yılı başında zümre öğretmenleri tarafından hazırlanan konu soru dağılım tablolarındaki senaryolar doğrultusunda oluşturulacak.
Bakanlık tarafından hazırlanan soru havuzundan yararlanılacak uygulamada, öğretmenlerin belirleyeceği güçlük seviyelerine göre sorular otomatik olarak seçilecek.
Hangi sınıflar ve dersler ortak sınava girecek?
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, ortaokul ve lise düzeyinde toplam 16 branşı kapsayacak.
Ortaokullarda 5, 6 ve 7. sınıflar için Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerinde uygulanacak.
Liselerde ise 9, 10 ve 11. sınıflarda Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce dersleri sistem kapsamında yer alacak.
Sınav soruları nasıl hazırlanacak?
Yeni uygulamada sınavların hazırlanması sürecinde öğretmenler ile Bakanlık tarafından oluşturulan soru havuzu birlikte kullanılacak.
Zümre öğretmenleri, belirlenen senaryodaki öğrenme çıktılarına yönelik iki sınav sorusunu ortak kararla hazırlayacak. Sınavın diğer soruları ise Bakanlığın soru havuzundan öğretmenlerin belirlediği zorluk seviyelerine göre otomatik olarak alınacak.
Soruların kolay, orta ve zor olarak sınıflandırılan güçlük düzeyleri ile puan değerleri öğretmenlerin mesleki değerlendirmeleri doğrultusunda belirlenecek.
Böylece öğretmenlerin öğrencilerini tanımalarından kaynaklanan mesleki birikimleri sınav hazırlama sürecinde kullanılmaya devam ederken teknik işlemlerin daha sistematik yürütülmesi amaçlanıyor.
MEB'den ölçme ve değerlendirme açıklaması
Sistemin tanıtım programında konuşan Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Yelkenci, ölçme ve değerlendirme uygulamalarının yalnızca eğitim sürecinin sonunda gerçekleştirilen bir işlem olarak ele alınmadığını belirtti.
Yelkenci, yeni yaklaşımın öğrencilerin ve öğretmenlerin gelişimine katkı sağlamayı hedeflediğini ifade ederek, "Yeni yaklaşımımızda ölçme ve değerlendirmeye eğitim süreçlerinin niteliğini artıran, öğrencimizi ve öğretmenimizi geliştiren bir süreç olarak bakıyoruz" dedi.
Ortak yazılı sınav sistemine eleştiriler geldi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan yeni sistemi değerlendiren BirGün Yazarı Feray Aytekin Aydoğan, uygulamanın eğitimde mevcut sorunları daha da büyütebileceğini savundu.
Aydoğan, sınavlara kısa süre kala öğretmenlerin ve öğrencilerin yeni bir değişiklikle karşı karşıya bırakılmasını eleştirirken açık uçlu soruların değerlendirilmesinde ortaya çıkabilecek farklılıklara ve yapay zekâ kullanımının olası sonuçlarına dikkat çekti.
Aydoğan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Her adımda olduğu gibi sınavlara sayılı günler kala öğretmenler, öğrenciler yeni bir değişikliği öğrenmiş oldu."
Açık uçlu sorular eşitsizlik tartışmasını gündeme getirdi
Yeni sistemde açık uçlu soruların kullanılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydoğan, özellikle özel okullar ile devlet okulları arasındaki ölçme ve değerlendirme farklılıklarının mevcut durumda da tartışıldığını belirtti.
Aydoğan, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Ortak yazılı sınavlarda “açık uçlu sorular” ın uygulanacağı açıklandı. Öznel değerlendirmeye açık soruların eğitimde yeni eşitsizlikler doğurma riski çok yüksek. Özellikle özel okullar ile devlet okulları arasındaki ölçme değerlendirmede ortaya çıkan farklılık, eşitsizlik liselere ve üniversitelere girişte ciddi bir tartışma konusu iken “açık uçlu sorular” la yaşanılan sorunların, kaygıların daha da artma olasılığı temel sorun başlıklarından biri."
Yapay zekâ destekli sorulara ilişkin uyarı
Ortak yazılı sınav sisteminde yapay zekâ destekli soruların kullanılacak olmasını da değerlendiren Aydoğan, teknolojinin hata yapma ihtimalinin sınav süreçlerinde sorunlara neden olabileceğini savundu.
Aydoğan, "Yapay zeka destekli soruların kullanılacağı açıklandı. Yapay zekâ gibi hata yapma riski çok yüksek olan sistemlerin kullanılması durumunda da bu durumun ciddi sorunlara yol açma olasılığı çok yüksek." ifadelerini kullandı.
Okullar arasındaki imkân farklılıklarına dikkat çekti
Milli Eğitim Bakanlığının farklı bölgelerde eğitim gören öğrencilerin benzer özelliklere sahip ölçme araçlarıyla değerlendirilmesine yönelik yaklaşımını da eleştiren Aydoğan, öğrencilerin eğitim olanakları arasındaki farklılıklara işaret etti.
Aydoğan, açıklamasında şu soruları yöneltti:
"Açıklamada “farklı bölgelerde öğrenim gören öğrencilerin benzer özelliklere sahip ölçme araçlarıyla değerlendirileceği” vurgulanıyor. Özel okullardaki çocuklarla devlet okullarındaki çocuklar eşit olanaklara mı sahipler? Eğitimde eşitsizlik devasa boyuta ulaşmışken tüm çocuklar eğitimde eşit olanaklara sahipmiş algısının bir gerçekliği var mı?"
Yıl sonu başarı puanlarının belirlenmesi tartışılıyor
Ortak yazılı sınav sisteminin hedefleri arasında okul türleri arasında ölçme ve değerlendirme standartlarının eşitlenmesi ve yıl sonu başarı puanlarının daha nesnel biçimde belirlenmesi de bulunuyor.
Ancak Aydoğan, mevcut okul türleri ve öğrenci yerleştirme yöntemleri arasındaki farklılıkların bu hedeflere ulaşılmasını zorlaştırabileceğini savundu.
Aydoğan, değerlendirmesini şu ifadelerle sürdürdü:
"Yine aynı açıklamada ortak yazılı sınav uygulamasının “okul türleri arasında ölçme ve değerlendirme standartlarının eşitlenmesine, yıl sonu başarı puanlarının daha objektif şekilde belirlenmesine katkı sağlayacağı” vurgulanıyor. Okul türlerinin kendisinin, okulların merkezi sınavla öğrenci alan/adrese dayalı öğrenci alan okul diye ayrıştırılmasının en olumsuz sonuçlarını yaşarken nasıl “objektif, eşit” bir sonucun ortaya çıkması beklenebilir?"
Bakanlığın açıkladığı sistemde sınav sorularının hazırlanması ve güçlük düzeylerinin belirlenmesinde öğretmenlerin rolü devam edecek. Yeni uygulamanın ilk sınavları, 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminde gerçekleştirilecek.





