Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında ağustos ayında imzalanan Mekke İttifakı Anlaşması'nın TBMM'ye sunulmasıyla birlikte gözler anlaşmanın yasama sürecine çevrildi. Üç ülkenin ortak savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen anlaşmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığından Meclis'e bir metin gönderildi.
NTV Muhabiri Uğraş Bingöl'ün aktardığı bilgilere göre, anlaşma henüz kanun teklifi olarak TBMM'ye sunulmadı. Cumhurbaşkanlığından gönderilen metnin, AK Parti'nin Dışişleri Komisyonu üyeleri tarafından kanun teklifine dönüştürülmesi bekleniyor.
Bingöl, sürece ilişkin yaptığı açıklamada, "Bir kanun teklifi olarak henüz Meclis'e gelen bir şey yok. O yüzden maddeleri ve içeriği de belli değil." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığından anlaşmaya ilişkin bir metin gönderildiğini belirten Bingöl, "Bu metin kanun teklifi haline dönüştürülecek. AK Partili Dışişleri Komisyonu üyeleri hazırlayacak. Henüz elimizde ham halde bir kanun teklifi yok." dedi.
Mekke İttifakı Anlaşması nedir?
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalandı. Anlaşmaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif imza attı.
Üç ülke arasında savunma ve askeri iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan anlaşma, ortak güvenlik anlayışını temel alıyor. Bölgesel ve küresel barışın, istikrarın ve refahın korunmasına yönelik taahhütlerin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Üç ülkeden birine saldırı diğerlerine de yapılmış sayılacak
Mekke İttifakı Anlaşması'nın öne çıkan hükümlerinden biri, ortak savunma yükümlülüğü oldu. Aktarılan bilgilere göre anlaşma, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının diğer iki ülkeye de yapılmış kabul edilmesini öngörüyor.
Bu düzenlemeyle Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi amaçlanıyor. Ülkelerin birbirlerinin güvenliğini desteklemesi ve savunma alanında ortak hareket etmesi anlaşmanın temel hedefleri arasında bulunuyor.
Mekke Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef alıyor mu?
Yetkililer, Mekke İttifakı Anlaşması'nın savunma amaçlı hazırlandığını ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını belirtiyor.
Anlaşmanın mevcut uluslararası ittifaklardan veya savunma iş birliklerinden ayrılma anlamına gelmediği ifade ediliyor. Üç ülke arasındaki yeni düzenlemenin mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlaması ve bölgesel güvenliği desteklemesi amaçlanıyor.
Ayrıca iş birliği mekanizmasının diğer bölge ülkelerinin katılımına da açık olduğu belirtiliyor.
Mekke İttifakı Anlaşması neden imzalandı?
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında stratejik bir savunma ittifakı kurulabileceğine ilişkin değerlendirmeler, anlaşmanın imzalanmasından önce de bölge gündeminde yer alıyordu.
Üç ülkenin ortak savunma anlaşmasına imza atması, Orta Doğu'da askeri gerilimlerin arttığı ve ABD ile İran arasındaki savaşın bölgesel güvenliği etkilediği bir dönemde gerçekleşti.
Bu süreçte Pakistan, ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerde arabuluculuk yapmaya çalışırken Türkiye de Gazze'deki savaşın çözümüne ilişkin müzakerelerde rol üstlendi.
Suudi Arabistan ile Pakistan, 2025 yılında da ikili bir ortak savunma anlaşması açıklamıştı. Pakistan'ın nükleer silaha sahip olması, söz konusu savunma iş birliğinin uluslararası gündemde geniş yer bulmasına neden olmuştu.
Mutabık kalınan anlaşmadaki 16 maddenin tam metni şu şekilde;
Madde 1: "Taraflar" birbirlerinin bağımsızlığının, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğinin sağlanması ve korunmasını teminen işbirliği yaparlar. "Taraflardan" herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, "Taraflar" bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.
Madde 2:"Taraflardan" herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm "Taraflara" yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. "Taraflardan" birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, "Taraflar" saldırıya uğrayan "Tarafa" birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bu amaçla "Taraflar", Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci Maddesinin tanıdığı meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen, ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesini müteakip sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek; askeri imkân ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkanları çerçevesinde işbirliği yaparlar.
Madde 3:"Taraflar", işbu Anlaşma'nın 2'nci Maddesi gereğince savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapar; Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkileri geliştirir ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabık kalınan faaliyetleri uygular.
Madde 4: "Taraflar" uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunurlar. "Taraflar" hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak ve milli güvenliklerine karşı tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmek üzere sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım eder ve işbirliği yaparlar.
Madde 5: "Taraflar", bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dahil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirirler.
Madde 6: Savaşta ve barışta "Taraflar", savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile "Tarafların" Silahlı Kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler.
Madde 7: Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla "Taraflar" karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler:
a) Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi,
b) Uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunun hayata geçirilmesi,
c) "Tarafların" topraklarında, herhangi bir "Tarafın" uzmanları vasıtasıyla insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi,
d) Savunma sanayii ile savunma Ar-Ge ve inovasyonu alanlarında uzmanlık ve edinilen derslerin paylaşılması,
e) "Tarafların" karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları.
Madde 8: "Çekirdek Taraflar", ortak savunmaya stratejik yön vermek, "Taraflar" arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve işbu Anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, "Tarafların" Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ni kurar. Komite "Taraflar" arasında dönüşümlü evsahipliğiyle yılda iki defa toplanır. "Tarafların" Liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanabilir.
"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", gerekli gördüğü takdirde, alt komiteler kurabilir.
İşbu Anlaşmada öngörülen işbirliği alanlarının uygulanmasına yönelik işbirliği alanlarının uygulanması maksadıyla, gerektiğinde "Taraflar" arasında anlaşmalar veya protokoller müzakere edilir.
"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi", "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla, bu Anlaşmaya diğer
"Tarafların" katılımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve onaylamaya yetkilidir.
"Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi"ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan Krallığı'nda bulunan bir Sekretarya ihdas edilir. Sekretarya, Suudi Arabistan Krallığı ile bir merkez anlaşması akdeder. Sekretaryanın işleyişi, teşkilat yapısı ve kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar, "Çekirdek Tarafların" oydaşmasıyla bilahare kararlaştırılır.
Sekretaryaya, "Çekirdek Taraflar" arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık eder. İlk Genel Sekreter Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacaktır.
Bu maddenin hükümleri, "Taraflar" arasında mevcut askeri işbirliği komitelerinin çalışmalarına halel getirmez.
Madde 9: İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla "Taraflar", bilgi güvenliği verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.
Madde 10: "Taraflar", lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar.
Madde 11: Uluslararası hukuk ve "Tarafların" ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, "Taraflar", bu Anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir.
Madde 12: İşbu Anlaşma, "Tarafların" daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.
Madde 13: "Taraflar", işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, "Taraflar" dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin "bilmesi gereken" prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir.
Madde 14: İşbu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, "Taraflar" arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür.
Madde 15: İşbu Anlaşma "çekirdek Taraflar" arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir.
Madde 16: İşbu Anlaşma, her bir "Tarafın" tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" Sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir.





