Meslek Fabrikası direnişinin 7. gününde KESK İzmir Şubeler Platformu, Halkapınar’dan yürüyüşle alana gelerek basın açıklaması yaptı. Platform adına konuşan Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yapıya “haksız ve hukuksuz şekilde” el koyduğunu savunarak, mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Çalık’ın ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu halk bu kötü yönetime dur demeli. Her yerde dur demeli. Bunun için seçimi falan da beklemeyelim. Ben diyorum ki “hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” diye konuştu.
“HAKKIMIZI HUKUK YOLUNDA ARAYACAĞIZ”
Cemil Tugay, “Hukuki süreç sürüyor, bitmedi. Dolayısıyla oldu bittiye getirip burayı tahliye etmeye çalışmayın. Hele hele burada yapılan hizmeti, dünyanın en temiz, en masum, en iyi hizmetlerinden biri olan, insanları iş sahibi yapmaya başlayan, onlara eğitim vermeye başlayan bu hizmeti durdurmanız da kabul edilebilir bir şey değil. Normal adalet mekanizmasında gideceği nokta belli. Yani adı sanı uydurma olan, ta padişah zamanında kapatılmış olan, burası 1908 yılında yapılırken var olmayan bir vakfın adına böyle devleti sadece siz yönetiyorsunuz diye birilerinin mülkünün tapusunu haksızca geçiremezsiniz. Bunu yaptığınız zaman tabii ki itiraz edeceğiz. Tabii ki hakkımızı arayacağız. Tabii ki hukuk yolunda da arayacağız. Ama fiili olarak da buna itirazımız olacak. O nedenle buradayız” şeklinde konuştu.
İÇERİDEKİ EŞYALARI ÇIKARTMASINLAR DİYE BURADAYIM
Tugay bazı konuların siyaset malzemesi olmadığını belirterek şunları dile getirdi: “Bazı konular vardır, sadece bir sendikaya, sadece bir sivil toplum kuruluşuna, demokratik kitle örgütüne, sadece belli bir siyasi partinin mensuplarına ait değildir. Bu konu tamamen siyaset üstü bir konudur. Herkesin buna mutlaka tepki koyması gerekir. Ama ülkemizde uzun süredir herhangi bir protesto olduğunda, itiraz olduğunda gösterilen karşılığın nasıl olduğunu hepiniz gayet iyi biliyorsunuz. En son kendi topraklarını zorla ellerinden alıyorlar diye tutuklanan ve şu anda cezaevinde olan o Esra Işık gibi örnekleri yaşamaya devam ediyoruz. Belirli başkanlar içerisinde suç isnat edildiği ama suçlu olup olmadığı belli olmayan bir sürü insanın cezalandırılır gibi teşhir edilerek tutuklu durumda tutulduğunu da gayet iyi biliyorsunuz. Bunların hepsi mevcut düzeni kafalarına göre, istedikleri gibi sürdürmek isteyenlerin çabaları ve niyetleri. Sokakta, ya da başladığımızdan beri buraya gelen vatandaşlarımızın sözlerinde hep isyan var. Hep bu haksızlıklara itiraz var. Konu sadece meslek fabrikası da değil. Yaşadığımız yüzlerce, binlerce örnek hepimizi sürekli rahatsız etmeye devam ediyor. Biz burada barışçıl bir şekilde demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Onun için buradayız. Ve gerçekten sadece ve sadece bu fabrikayı tahliye etmeyerek, yani içerideki eşyaları çıkarmaya kalkarlarsa buna engel olmak adına buradayız. Muhtemelen milyonlarca insanın bu olayla ve benzerleriyle ilgili tepkisi var. O yüzden dediğim şey şu: Bu halk bu kötü yönetime dur demeli. Her yerde dur demeli. Bunun için seçimi falan da beklemeyelim. Ben diyorum ki “hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.” Ve o satıh önce bütün İzmir, daha sonra da bütün Türkiye’dir. Haksızlıkları kabul etmiyorum. Bu yanlışı kabul etmiyorum. Bu yanlışı kimsenin kabul etmesini doğru bulmuyorum. Kimse boyun eğmek zorunda değil. Kimse bunun böyle olmasını kabullenmek zorunda değil. Kötülük normalleşmesin, kötülük bitsin diyorum” dedi.

KESK OLARAK KARŞI DURACAĞIZ
KESK İzmir Şubeler Platformu adına konuşan Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, “KESK İzmir Şubeler Platformu olarak, İzmir halkına ait olan Meslek Fabrikası’na haksız, hukuksuz ve keyfi bir şekilde el konulmasına karşı, İzmir halkının yanında yerimizi almak için toplanmış bulunuyoruz. Ülkemizin her köşesinde köylüler topraklarını, havasını, suyunu, ağaçlarını, hayvanlarını talancılardan korumak için direniştedir, nöbet tutmaktadır. Hak savunucuları ülkenin dört bir yanında doğanın talan edilmesine, çevrenin tahrip edilmesine karşı direniştedir, nöbet tutmaktadır. Emekliler insanca yaşanabilir bir ücret talebiyle direniştedir. İşçiler, emekçiler insanca çalışma koşulları ve insanca yaşanabilir bir ücret talebiyle direniştedir. Hak savunucuları başkasına ait olanı değil, kendisine ait olanı korumak için nöbet tutmaktadır. Bizler de başkasına ait olanı değil, İzmir halkına ait olanı korumak ve kurtarmak için nöbetteyiz” dedi.
VİCDANİ BİR BOYUTA TAŞINDI
Meslek Fabrikası’na ‘el koyulmasının’ hukuki boyutu aşıp vicdani ve ahlakı bir boyuta ulaştığını belirten Çalık, “Meslek Fabrikası’na el konulmasının hukuka aykırılığı bugüne kadar defalarca açıklanmıştır. Bu el koyma işlemi aynı zamanda vicdani ve ahlaki açıdan da sınır tanımaz, kural tanımaz bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Yüzlerce, binlerce genç kadın ve erkek burada verilen kurslar sayesinde meslek edinmiş, iş sahibi olmuş veya kendi işlerini kurmuştur. Hukuk, vicdan ve ahlaki değerler gözetilmeden yapılan bu işlem sonucunda sadece bir binaya el konulmamış; genç kadın ve erkeklerin işlerine, sofralarındaki bir dilim ekmeğe de el konulmuştur. Dolayısıyla yaşanan durum, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapılmış bir siyasi müdahalenin ötesinde bir anlam taşımaktadır. Bu müdahalenin muhatabı İzmir halkıdır. Bu müdahalenin muhatabı; yoksul bırakılmış, gelecek umudu elinden alınmış gençlerdir, işçilerdir, işsizlerdir.
HAK MÜCADELEMİZDEN DÖNMEYECEĞİZ
Son olarak “Ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi İzmir’de de verilen hak, hukuk, adalet mücadelesinin bir tarafında yoksul bırakılmış halk; emekliler, emekçiler, genç kadın ve erkekler yer almaktadır” diyerek sözlerine devam eden Çalık, “Diğer tarafında ise hak, hukuk gözetmeyen, adalet tanımayan, ahlaki ve vicdani değerleri önemsemeyen, kendi çıkarları için her şeyi mubah sayan güçler bulunmaktadır. Biz onlara Tevfik Fikret’in dizeleriyle seslenelim: “Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştaha sizin. Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.” Fakat güç sarhoşluğu ile unutulmamalıdır ki tarihte hiçbir keyfilik sonsuza kadar sürmemiştir. Hiçbir gece yoktur ki sabahı olmasın. Zulümle abat olanın sonu berbat olur. Bütün baskılara karşı hak, hukuk, adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Yaşasın hak, hukuk, adalet mücadelemiz.” dedi.





