MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulunuyor. Bahçeli'nin açıklamaları şöyle:

Hepinizi muhabbetle ve en derin kardeşlik duygularımla selamlıyorum. Dünyanın neresinde bir milletin barışı hedef alınsa, nerede bir mazlumun ahı yükselse orada yalnızca o ülkenin değil bütün insanlığın imtihanı başlamış demektir. Yakın coğrafyamızda yaşananlar da gerilimlerin seyrini değil aynı zamanda uluslararası hukukun vahim tablosunu göstermekte. Sözde barış çağrılarının gölgesinde yeni cepheler açılmakta, askeri yığınaklar büyümektedir.

"BÖLGEMİZİN KALBİNE HER GEÇEN GÜN YENİ HANÇERLER SAPLANMAKTADIR"

Gerçeği bütün açıklığıyla söylemek mecburiyetindeyiz. Adalet terazisi şaşmış, güç dengeleri yerinden oynamıştır. Barış silah tacirlerinin kanlı iştahlarına kurban edilmektedir. Orta Doğu'da kazan kaynamakta bölgemizin kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır. Orta Doğu'daki gerilimi İran ile İsrail arasında bir çatışma olarak görmek büyük bir yanılgı olacaktır. Bu mesele yalnızca Tahran'ın, Tel Aviv'in, Washington'un veya Beyrut'un meselesi değildir. Bu mesele, Hürmüz Boğazı'ndan Doğu Akdeniz'e, Lübnan'dan Suriye'ye, Irak'ın kuzeyinden Kızıldeniz'e, Körfez'den Kıbrıs'a kadar uzanan, deniz ticaret yollarından petrol ve doğal gaz yataklarına, su güvenliği havzalarından enerji geçiş güzergâhlarına yayılan, bölgedeki tarihî, kültürel, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir.

Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir. Türk milleti karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet değildir. Türkiye, ham hayaller kurularak çizilen haritaların kenarına sıkıştırılacak, eline bir avuç toprak verilip denizlerinden koparılacak bir ülke değildir. Bölgemizin topraklarına fitne tohumları ekmek, asırlık komşuları birbirine kırdırmak isteyen küresel şer şebekeleri iş başındadır. Biz esareti ayağının altında ezen haritalara sığmayıp nice devletler kuran, kuşatmaları paramparça eden çağların kapılarına Türk mührünü vuran aziz milletin evlatlarıyız.

Gazze'de bebeklerin, kadınların üzerine bomba yağdıran hasta zihniyet Lübnan'da da aynı vahşeti sergilemektedir. Lübnan zaten yıllardır siyasi kırılganlıklarla ve dış müdahelelerle yıpratılmış bir ülkedir. ABD'nin İran'a dönük askeri ve siyasi baskını bölgeler yangını daha da derinleştirmektedir. Bir yanda ateşkesten bahsedilmekte diğer yanda Hürmüz'de askeri operasyonlar sürdürülmektedir. Bu nasıl barış arayışıdır. Bir ülke müzakere masasına bomba gölgesi düşürüyorsa orada diplomasi değil şantaj vardır. Barış kelimesini ağzına alıp savaşın fitilini cebinde taşıyanlar insanlığı aldatamayacaktır.

Terörsüz Türkiye hedefinin ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Terörsüz Türkiye bölgesel fırtınal karşısında bağımsızlşığımızın zırhıdır. Türkiye üzerinde kurulan oyunu bozmaktır. İçerde kardeşlik hukukumuza doğrultulan namlulara fırsat veremeyiz.Terörsüz Türkiye hedefi hedefini korumak ihanet şebekelerinin planını bozma hedefidir.

Kaynak: Haber Merkezi